Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.Stiamo analizzando il lattice cristallino per capirne i processi di incollaggio.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.Vi kigger på krystaller for at forstå bindingsprocessen involveret i dette.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.We bekijken traliewerk van kristal om het bindingsproces te zien.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.Wir prüfen Kristallgitter, um diesen Verbindungsprozess zu erkennen.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.Κοιτάμε τα κρυσταλλικά πλέγματα για να δούμε τη διαδικασία συνδεσμολογίας σε αυτά.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.Ми розглядаємо кристалічну решітку, щоб побачити цей зв'язок.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.Мы изучаем кристаллические решётки с целью стимулирования процесса связи.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.Разглеждаме кристалните решетки, за да видим свързващия процес при тях.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.אנחנו מסתכלים על סבכות קריסטל כדי לראות את תהליך הקישור בזה.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.نحن نبحث في مشابك الكريستال لرؤية الترابط في هذه العملية.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.さて、ここがとても面白いのです
Buradaki mekanizmayı o dönemlerde makine olarak adlandırırlarmış.A v pozadí je "machina" (mašina), již tehdy známá jako stroj.
Bu tabloya ilişkin olarak ilginç bir şey var, aslında burada tiyatro sahnesindeki gibi bir mekanizma kurulmuş.A mimořádné je, že je to vlastně divadelní mechanismus.
Bu tabloya ilişkin olarak ilginç bir şey var, aslında burada tiyatro sahnesindeki gibi bir mekanizma kurulmuş.Najbardziej niezwykłą rzeczą jest jego prawdziwie teatralny mechanizm.
Bütün bu dişli mekanizması bir bilgisayarın yaptığı herşeyi yapabilir tabii ki bu şeyi programlamız gerekir,veDit tandwielmechanisme doet alles wat een computer doet. Je moet het natuurlijk programmeren.
Bütün bu dişli mekanizması bir bilgisayarın yaptığı herşeyi yapabilir tabii ki bu şeyi programlamız gerekir,veDzięki kołom zębatym robi to, co komputer, ale wymaga najpierw zaprogramowania.
Bütün bu dişli mekanizması bir bilgisayarın yaptığı herşeyi yapabilir tabii ki bu şeyi programlamız gerekir,ve톱니바퀴 기계장치가 컴퓨터의 기능을 수행하고 있습니다 하지만 물론 프로그래밍이 필요하죠
Bütün bu dişli mekanizması bir bilgisayarın yaptığı herşeyi yapabilir tabii ki bu şeyi programlamız gerekir,veכל המנגנון הזה של גלגלי-השיניים עושה מה שמחשב עושה, אבל ברור שצריך לתכנת אותו, וכמובן,
Bütün bu dişli mekanizması bir bilgisayarın yaptığı herşeyi yapabilir tabii ki bu şeyi programlamız gerekir,veوآلية العجلة المسننة هذه بأكملها تقوم بما يقوم به الحاسوب، لكن بالطبع ستحتاج لبرمجة هذا الشيء، وبالطبع،
Bütün bu dişli mekanizması bir bilgisayarın yaptığı herşeyi yapabilir tabii ki bu şeyi programlamız gerekir,ve当然プログラミングが 必要になります バベッジは当時の テクノロジーを使いました
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Es könnte interessant sein, solche Sachen quasi aufzuspüren.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Ho pensato che sarebbe stato interessante andare a scovare quest'entità.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Ik dacht dat het interessant kon zijn dit soort dingen na te gaan.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Je pensais que ce pourrait être intéressant de traquer ce genre de choses.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.저는 그러한 물질이 있는지 찾아 볼
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Mi s-a părut interesant să vănez astfel de lucruri.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Pomyślałem, że takie poszukiwania mogą być niesłychanie interesujące.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Se me ocurrió que sería interesante "cazar" este tipo de cosas.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Tôi nghĩ sẽ thực sự thú vị nếu ta săn đuổi những thứ này.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Реших, че може да е интересно някак да тръгнем на лов за такива неща.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.Я подумал, что интересно было бы поискать что-то подобное.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.חשבתי שיהיה מעניין לחפש דברים כאלה.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.لقد كنت افكر أنه من المثير البحث عن هذه الأشياء.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.思いました
Bu yolu kullanabilmek iîin ilgili devletin kullanælacak uluslararasæ mekanizmasæ kabul etmiル olmasæ gerekir.226 - 228 ZES, ktorï mú™e vyÿstiン a™ do udelenia pokuty イlenskïmu þtètu Sÿdnym dvorom ES.
Bu yolu kullanabilmek iîin ilgili devletin kullanælacak uluslararasæ mekanizmasæ kabul etmiル olmasæ gerekir.Alább a legfontosabbakat foglaljuk össze.
Bu yolu kullanabilmek iîin ilgili devletin kullanælacak uluslararasæ mekanizmasæ kabul etmiル olmasæ gerekir.Persoana care realizeazュ documentarea tre-buie sュ aibュ ôn vedere douュ principii pe parcursul monitorizュrii.
Bu yolu kullanabilmek iîin ilgili devletin kullanælacak uluslararasæ mekanizmasæ kabul etmiル olmasæ gerekir.V takþnih primerih je treba opredeliti namen vlo™itve prito™be.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Ainsi, la couche de réglementation autour du problème devient la véritable menace de la loi.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Aşa că stratul poliţienesc din jurul problemei devine adevărata ameninţare a legii.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Assim, o nível de controlo em volta do problema torna-se a verdadeira ameaça desta lei.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.De handhavingslaag rond het probleem wordt daardoor de echte bedreiging van de wet.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Die taktische Ebene rund um das Problem wird also zur wirklichen Bedrohung des Vorgehens.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Így az ellenőrzési réteg a probléma körül válik a törvény igazi fenyegetésévé.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Jadi lapisan kebijakan disekitar masalahnya menjadi ancaman nyata dari undang-undang ini.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.La cantidad de vigilancia en torno al problema es lo preocupante de la propuesta.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Polityczna otoczka wokół problemu stała się prawdziwym zagrożeniem.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Quindi il livello di controllo del problema diventa la vera minaccia del disegno di legge.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Så det kontrollerende element omkring dette problem bliver den virkelige trussel fra loven.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Så övervakningsdelen av problemet blir det verkliga hotet från lagförslaget.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Takže samotná kontrola pri tomto probléme je skutočnou hrozbou zákona.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Takže ta vrstva kontroly kolem problému se stává opravdovou hrozbou tohoto zákona.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Έτσι το στρώμα αστυνόμευσης γύρω από το πρόβλημα γίνεται η αληθινή απειλή του νόμου.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.И така контролиращият модел, при проблема, се превръща в истинската заплаха в проектозакона.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Итак, именно цензурная часть закона является настоящей угрозой этого закона.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.Так, сам контроль за цією проблемою стає справжньою загрозою для даного закону.
Çin saldırıya uğradı ve Chop Suey bir savunma mekanizması olarak oluşturuldu.D'une certaine façon, comme les Chinois étaient attaqués, le chop suey a été créé comme mécanisme de défense.
Çin saldırıya uğradı ve Chop Suey bir savunma mekanizması olarak oluşturuldu.Într-un fel, deoarece chinezii au fost atacați, chop suey a luat naștere ca un mecanism de apărare.
Çin saldırıya uğradı ve Chop Suey bir savunma mekanizması olarak oluşturuldu.In un certo senso, visto che i Cinesi erano stati attaccati, il chop suey fu creato come meccanismo di difesa.
Çin saldırıya uğradı ve Chop Suey bir savunma mekanizması olarak oluşturuldu.In zekere zin, omdat de Chinezen onder vuur lagen, werd chop suey gelanceerd als een verdedigingsmechanisme.