Ana içeriğe geç
Sözlük

mekanizm ile cümle

mekanizm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu mekanizma diğer parçaların girebileceği ve hareket edebileceği temeli oluşturur.Denne danner en struktur, som de øvrige stykker passer ind i og roterer omkring.
Retroviral ters trankriptazların çalışma mekanizması telomerazlardn çok daha karmaşıktır.Et andet navn for retrofokusobjektiv er omvendt teleobjektiv.
Alman savaş mekanizması uzun süren bir seferi ikmal yönünden desteklemekte yeterli olamadı.Den tyske hær kunne ikke forsynes i tilstrækkelig grad til et vedvarende felttog.
Saat mekanizmasının üzerinde küçük bir saat bulunmakta ve bu saat bir mille yukarı bağlanmaktadır.Kvisten i midten har et ur og over det er en klokke.
Modern sentez teorisinde, genetik çeşitlilik de bu mekanizmada önemli rol oynar.Myten har ifølge denne opfattelse en vigtig magisk funktion, også i det senmoderne samfund.
John Browning, bir dizi çağdaş yarı otomatik tabanca mekanizması ve fişeğini geliştirdi.Smith & Wesson har lavet en lang række håndholdte pistoler og revolvere.
VRDS mekanizması (İngilizce)Hvordan flintlåsen virker (engelsk)
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Ingen mekanismer er kjent å forklare transporten av kald plasma utover.
Bu bir geri besleme mekanizmasıdır.Dette er en ressurskrevende prosess.
İşlemcinin diğer mekanizmaları yazmaçlar ve hafıza arasında verileri taşır.Andre mekanismer sørger for å flytte data mellom registrene og minnet.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.Disse teknikkene kunne bli benyttet sammen eller separat.
DNA onarımı, DNA moleküllerindeki hataları onarım mekanizmalarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.DNA-reparasjon er cellenes mekanismer for korreksjon av lesjoner i DNA-molekylene.
Bu mekanizmalar, doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır.Dette på grunn av evolusjon, naturlig utvalg, mutasjoner eller genetisk drift.
Mekanizmaların çalışabilirliği test edilebilir.Deretter testes øynenes funksjon.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.En knappevrider er en gripeanordning som brukes for å låse eller åpne en dørlås.
Özellikle gelişmiş bir arpacık mekanizması vardır.Den har også noe mer utviklede rovtenner.
Ekonomik planlama piyasa mekanizmasının karşıtı olan bir kaynak ayırma mekanizmasıdır.Planøkonomi er det motsatte av markedsøkonomi.
Arkebüz çakmak mekanizmasıyla ateşlenir.Det var røykutvikling i maskinrommet.
M203, tüfeklerin alt kısmına eklemek için tasarlanmış bir mekanizmadır.M203 og kommer ikke i veien for noen av funksjonene på riflene.
Moleküler biyologlar bu mekanizmayı ilk defa 1970'lerde kontrol altına almayı becermiştir.Molekylærbiologier benyttet denne teknikken først på 1970-tallet.
Proloterapi için kullanılan ajanların kesin etki mekanizması henüz bilinmemektedir.Mekanismene bak den terapeutiske effekten er ukjent.
Savunma mekanizmaları bazen başa çıkma stratejileri ile karıştırılır.Målforsvaring blir ofte forvekslet med målforstyrrelse.
Bilgisayar güvenliğinde, sandbox, çalışan programları ayırmak için bir güvenlik mekanizmasıdır.Dalam keamanan komputer, sandbox adalah mekanisme keamanan untuk memisahkan program yang sedang berjalan.
Fonksiyonel nedenler psikolojik faktörlerdir, savunma mekanizmaları gibi.Penyebab fungsional adalah faktor psikologis, seperti halnya mekanisme pertahanan ego.
Işık-gaz silahları ise bu mekanizmaların birleşimini kullanırlar.Senapan gas api menggunakan gabungan kedua mekanisme itu.
Üçüncü türleşme mekanizması, parapatrik türleşme şeklidir.Mekanisme ketiga spesiasi adalah spesiasi parapatrik.
Bu mekanizma izotop işaretleme deneyi ile desteklenir.Mekanisme ini didukung oleh eksperimen pelabelan isotop.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Mekanisme pasti sakit kepala yang muncul saat migrain belum diketahui.
Bu aşamalar tepkime mekanizması ile gösterilebilir.Dari situ dapat ditarik kesimpulan mengenai mekanisme reaksi.
Mekanizması ve çalım tekniği obua ile aynıdır.Rentang dan panduan sama dengan HOPE.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Mekanisme yang digunakan oleh virus untuk menghindari sistem imun adaptif adalah lebih rumit.
Bunu açıklayabilen iki mekanizma ileri sürülmüştür.Dua mekanisme yang kemudian disarankan ditampilkan berikut ini.
Tesir mekanizması belli değildir.Alat mesin waktunya tidak ditunjukkan.
Bir diğeri ise hareket mekanizmalarından kaynaklanır.Tak lain adalah soal modus operandinya.
Bununla birlikte, şu anda bilinen hiçbir mekanizma mevcut değildir.Sampai sekarang, belum diketahui mekanisme mana yang lebih penting.
FN FNC'nin mekanizması AK-47'ninkinin geliştirilmiş bir türüdür.Secara mekanik, FNC menggunakan sistem gas yang mirip dengan AK-47.
Evrimi gerçekleştiren mekanizma ve süreçler.Struktur dan Perkembangan Tumbuhan.
Bu araç tam otomatik dolum mekanizmasıyla donatılmıştır.Mekanisme ini digunakan dalam kendaraan dengan transmisi otomatis.
Boehm mekanizması fagotta başarılı olmamıştır.Operasi Boomerang tak mengalami keberhasilan.
Bu bir geri besleme mekanizmasıdır.Ini adalah mekanisme perlindungan diri.
Acil durum reaksiyon durdurma mekanizması.Instalasi Gawat Darurat.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.Instrumen ini dapat dimainkan secara solo ataupun di dalam ansambel.
Zabbix, XMPP gibi birçok gerçek zamanlı bildirim mekanizmasını desteklemektedir.Zabbix hỗ trợ nhiều cơ chế thông báo gần thời gian thực, bao gồm cả XMPP.
Apple TV'nin ilk üç kuşak birincil kontrol mekanizması olarak Apple Remote'ni kullandı.Ba thế hệ đầu của Apple TV đã sử dụng Apple Remote là cơ chế kiểm soát chính của chúng.
Bu mekanizma aflatoksinin guaninin N7 pozisyonuna bağlanmasına benzerdir.Cơ chế hoạt động này tương tự như aflatoxin gắn với vị trí N7 của guanine.
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.Cửa là một cấu trúc di chuyển được sử dụng để mở hay đóng một lối vào.
En üst mahkeme Yargıtay'dır ve son karar verici mekanizmadır.Tòa án Cấp cao là tòa án đầu tiên của kháng cáo, và Toà án Tối cao là tòa phúc thẩm cuối cùng.
İşlemcinin diğer mekanizmaları yazmaçlar ve hafıza arasında verileri taşır.Một hệ thống khác sẽ di chuyển dữ liệu giữa các thanh ghi và bộ nhớ.
DNA'nın iki iplikli yapısı DNA ikileşmesi (DNA duplikasyonu) için basit bir mekanizma sağlar.Cấu trúc mạch kép DNA giúp hình thành một cơ chế đơn giản cho quá trình nhân đôi DNA.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Các cơ chế được sử dụng để né tránh hệ thống miễn dịch thu được thì phức tạp hơn.
Etki mekanizmasının temeli, Vitex agnus-castus'un dopaminerjik özelliğidir.Loài đặc trưng của chi này là Vitex agnus-castus.
Dolayısıyla damarlarındaki asit, eşsiz bir savunma mekanizmasıdır.Mực trong bụng cá mực là một loại vũ khí để tự vệ.
Savunma mekanizmaları kesin çözüm üretmezler.Các phe tham chiến không cách nào dứt ra được.
Bitkilerin virüslere karşı ayrıntılı ve etkili savunma mekanizmaları vardır.Thực vật có những cơ chế bảo vệ hiệu quả và phức tạp chống lại virus.
Bu bir geri besleme mekanizmasıdır.Là công cụ chuyển nhượng.
Savunma mekanizması zayıflar.Cơ bị yếu lực.
Arkebüz çakmak mekanizmasıyla ateşlenir.Loại bỏ tất cả các nguồn phát lửa.
Nesnelerin yüzeyinde gerçekleşen ışık dağılımı, bizlerin başlıca fiziksel gözlem mekanizmasıdır.物体表面からの光散乱は我々の物理観測における主要なメカニズムである。
MeMeler ise insan aklı ve kültürünü kendi kopyalanma mekanizması olarak kullanır.ミームは人間の精神や文化を一種の生殖機構として利用して複製を作る。
Bununla birlikte, çok dokunmalı parmak girişi hala iPad Pro için birincil giriş mekanizmasıdır.しかし、マルチタッチ入力はまだiPadの主な入力方法である 。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod