Bu elemanın kafasında nasıl bir mekanizma var?I am more invulnerable than Achilles; fortune hath not one place to hit me."
Anlıyoruz ki, bu hepimizde varolan inanılmaz mekanizma ile aynı.What kind of remarkable machinery does this guy have in his head?
Şimdi bu mantığı değiştirip bu bilgiye bir mekan kazandırdık.Now we've augmented this and spatialized this information.
Ardından fare, bu tuzak mekanizmasına gidiyor.Then of course, it goes into the entrapment device.
Bu aralar bu kadar meşhur olmalarının sebebi mekanik olarak basit olmaları.They're so popular these days because they're mechanically simple.
Ve ayrıca kesinlikle mekanik enerjinin korunumu problemidir.It's definitely a conservation of mechanical energy problem.
Sürtünme kuvvetine sahibiz ve sürtünmenin, mekanik enerjiyi tükettiğini düşünebilirsiniz. -And friction, you can kind of view friction as something that eats up mechanical energy.
"İsimsiz, görülmemiş bir yüz, ve senin zamanını veya mekanını bilmeden"Without a name, an unseen face, and knowing not your time or place,
Ve momentumun gösterildiği harf, fizikte, ya da en azından mekanikte, P harfidir.And the letter for momentum is, in physics, or at least in mechanics, it's the letter P.
Burada derin bir mekanizma içine gitmek için gidiyor, ama değilim fikir oldukça basittir.I'm not going to go into the deep mechanism here, but the idea is fairly simple.
DNA'nın yapısında bir düzeltme mekanizması var.We have a proofreading mechanism built in.
O annesi onları sildi ellerini mekanik hareketler.She wiped them off her mother with mechanical motions of her hands.
Bir çoğunuzun bileceği gibi evrim, başlıca iki temel mekanizma ile çalışır.As many of you will know, evolution operates by two main primary mechanisms.
Bu da, kanseri karşı korunma mekanizmalarının en önemlilerinden biri.And this turns out to be one of our most important defense mechanisms against cancer.
Kahvehaneleri önemli kılan bir diğer unsur ise bu mekanların mimarisi.But the other thing that makes the coffeehouse important is the architecture of the space.
Ve insanlar bu kelimeden nefret ediyordu. Mekanik mi?Mechanistic!
Sizin mekanik olarak nefes almanızı ya da mekanik olarak havalanmanızı sağlarlar.They allow you to mechanically breathe, mechanically ventilate.
Bu tamamen mekanik bilimidir, sizin havayı solunum devresinde döndürmenizi sağlar.It's just pure mechanics, allowing you to cycle air through this breathing loop.
Ve tabii ki, öyle, ama mekanlardan dağıtılıyor.And of course, it is, but it's distributed from places.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.And this is really where the wires come right up into the city.
Bir mekan lazım.I need a place.
Ya obezite, hücre içinde süregelen çok daha tehditkar bir problemle baş etme mekanizması ise?What if obesity is a coping mechanism for a far more sinister problem going on underneath the cell?
Stoacı felsefeye yakın olan bu görüş, resimdeki mekanın şekillendirilmesinde de etkili olmuş.That stoicism seems to be echoed in a very architecure of this space.
Oldukça kapsamlı, klasik bir mekandayız.We have a fairly complex classical environment.
Bir başka deyişle, çok basitçe, eğer erkekseniz kadınlarla aynı mekanda bulunamazsınız.In other words, as men, you are not simply supposed to be in the same physical space with women.
Mekanda Yaşam isimli yıllık yaptığımız bir toplantımız oluyor.We have an annual gathering of people, and that is called Life in Space.
Mekanda Yaşam işleri nasıl yaptığımızla ilgili değil, neden yaptığımızla ilgili.Life in Space is really not necessarily about how we do things, but why we do things.
Mekanda zaman da var.A space has time.
Yeni bir mekana geldiğiniz, yeni bir manzarayı gördüğünüzde belirli bir bakış açınız oluyor.And as you come to a new valley, as you come to a new landscape, you have a certain view.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.So this means a waterfall is a way of measuring space.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.And suddenly it makes a difference in terms of making space accessible.
Her hangi bir psikologun da soyleyecegi gibi, organizmanin korku hissi kacis mekanizmasina baglidir.And any psychologist will tell you that fear in the organism is linked to flight mechanism.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.It's part of the fight and flight mechanism, that when an animal is frightened -- think of a deer.
Doğa bütün mekanı tamamengeri almıştı.The nature had really reclaimed the whole complex.
Ve taşındı, yani bu derece mekanik.And it's walked away -- I mean, it's that mechanical.
Bu moleküler saat mekanizması.It's molecular clockwork.
Ticarette bilindiğine göre kabin restoranlar zorla fuhuş mekanları.Cabin restaurants, as they're known in the trade, are venues for forced prostitution.
İlaç Patent Havuzu gönüllü bir mekanizma.The Medicines Patent Pool is a voluntary mechanism.
Kütüphanenin dışına zihni besleyebilecek bir mekan tasarlamak istedim.And outside the library, I wanted to make a place to cultivate your mind.
Çünkü nasıl yapıldığı çok mekaniktir.Because the how is very mechanical.
Buradaki bağlanma mekanizmasını anlayabilmek için kristal yapısına bakıyoruz.We're looking at crystal lattices to see the bonding process in this.
Deneyimin ani olarak yaşanmasını engelleyecek şekilde zamandan ve mekandan uzaklaştırmak.So standing back in time and space from the immediacy of experience.
Yaşayanları tercih ediyor, mekanik şeyleri değil.It actually has a disposition for the living, rather than the mechanical.
Ve ben, biraz yabani otlar göstereceğiz ve gerçek mekanizması.And I'll show you the weeds in a little bit, and the actual mechanism.
Yani şimdi o büyük resmi olduğunu, aslında bakmak mekanizma.So now that we have that big picture, let's actually look at the mechanism.
Bu mekanizma çekti ne zaman, neden, diye yazdılar orada kez iki.That's why, when they drew this mechanism, they wrote times two right there.
Doğal olarak Federal Devre patentleri seven bir mekana döndü.Naturally the Federal Circuit turned out to be a place which loved patents.
'bu işi kolaylaştırmak için mekanik bir yöntem bulacağım' demesi ne anlama gelir?"... I'm just going to find a mechanical process to make this easier."?
Bu, küçük kuantum mekanik dalgalanmalarla başladı fakat inanılmaz oranlarda genişledi.It started with tiny quantum mechanical fluctuations, but expanding at a tremendous rate.
Ve eserlerimi de, mekan içinde fiziksel olarak, bu fiil listesiyle ilişkilendirdim.And I really just worked out pieces in relation to the verb list Physically in a space.
Bu durum fiber optik kabloların çalışma mekanizmasıdır.And this is actually how fiber-optic cables work. Fiber-optic cables are just--
Çok özellikli bir mekan değil.And yet, the painting is also incredibly focused.
İçlerine mekanik elektrik cihazlar yani sensörler yerleştirilmiştir.They're embedded with mechanical electrical devices, sensors.
Bu yanlış, çünkü kuram kuantum mekaniktir.That's wrong because the theory is quantum mechanical.
Kuantum mekaniği hakkında çok detaylı şeylere, bunun nasıl olduğu ve benzeri konulara girmeyeceğim.And I won't go into a lot of stuff about quantum mechanics and what it's like, and so on.
Vatikan'da Sistine Şapeli'ndeyiz. Burası, Katolikler için çok önemli bir mekan.We're in the Sistine Chapel in the Vatican, which has tremendous importance to Catholicism.
Boston yeni kentsel mekanikler ofisinden çok zeki insanların bir çalışması.This is the work of the very smart people at the Office of New Urban Mechanics in Boston.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.We have to engage with the machinery of government.
Parayı yaratma ve tedavülde tutma mekanizmasından son derece farklı bir yaklaşım gerekir.It requires a very different mechanism for the creation of money and the circulation of money.
Ve tabii mekan da öyle, oyunların mekansal açısı.And so is space, the spatial aspect of games.