Çukurambar günümüzde popüler bir mekan olmuştur.Il ponte oggi è caratterizzato da un fenomeno popolare.
1994 yılından itibaren profesyonel olarak canlı müzik mekanlarında farklı gruplarla çalmaya başladı.Dal 1994 collabora come paroliere con musicisti di varia estrazione.
Makine mühendisliği, geri besleme mekanizmalarının ilk kullanıldığı alandır.Tuttavia è lei ad usare la macchina del tempo per prima.
Bu araç tam otomatik dolum mekanizmasıyla donatılmıştır.Questo viene eseguito da una macchina di posizionamento completamente automatizzata.
Çocukluğunda ve mekanik aletlere ilgisi vardı.Fin da giovane si interessò di meccanica.
Bu yukarda belirtilen mekanizmalar her zaman tek başlarına çalışmazlar.Uno shoot 'em up non è mai in prima persona.
Bunlar mekanik olarak durdurma ve ilaçlarla durdurma.Fermi la macchina, La prego e non se n'abbia a male.
Ama günüzmüde birçok bakteri No'ya karşı direnç mekanizmaları geliştirmiştir.Negli anni si è verificata la comparsa di numerosi ceppi batterici resistenti all'antibiotico.
Kutsalların Kutsalı küp şeklindeydi ve Kutsal Mekan iki küp uzunluğundaydı.Il Santo dei Santi era in forma di cubo, ed il Luogo Santo era un doppio cubo in lunghezza.
Son yıllarda, mekan birçok müzik konseri ve şov için kullanılmıştır.Negli anni è stato utilizzato anche per diversi concerti musicali.
J. Paul Getty Müzesi’nin iki mekanından birisine verilen isimdir.Duecento delle sue foto sono state acquistate dal Paul Getty Museum.
Compton dalgaboyu bir parçacığın nicem (kuantum) mekaniği özelliğidir.La lunghezza d'onda Compton è una proprietà quanto-meccanica di una particella.
Dış duvarları mermer kaplıdır ve iç mekandaki duvarlar sıvalı bir şekildedir.Il forte all'interno delle mura ha una forma a U rovesciata.
Belediye dış mekanın açılış saatlerini sınırlayabilir.L'accesso al servizio non è limitato alle ore di apertura degli uffici.
Avlunun kuzeybatı köşesinde bir hamam, kuzeydoğu köşesinde dikdörtgen planlı bir mekan bulunur.Un camino bianco-giallo si trova nel lato nordest della sala, un orologio nell'angolo nordovest.
Einstein, kuantum mekaniksel tahminlerle “bir noktada ürkütücü” diyerek dalga geçmiştir.Einstein derise le predizioni della meccanica quantistica come "spaventosa azione a distanza".
Mekanı cennet olsun."Sarà il paradiso...
Matematik, teorik mekanik ve fizikle uğraşmıştır.Si occupò di meccanica, matematica e fisica.
Bu enzimlerin "prova okuma" mekanizmaları vardır.Tali enzimi presentano meccanismi di proof-reading (correzione di bozze).
Bu konağı enfeksiyondan nonspesifik olarak savunan hücreleri ve diğer mekanizmaları içermektedir.Questo comprende le cellule e gli altri meccanismi che difendono l'ospite da infezioni in modo non specifico.
Bu tankın en büyük sorunu mekanik arızalardı.Così si risolveva l'unica vera carenza meccanica di quest'auto.
Tesir mekanizması belli değildir.L'organo è privo di mostra.
Naylona cam fiber katmakla mekanik dayanımı ve ısıl bozulma sıcaklığı yükseltilebilir.Rispetto a quest'ultimo, il PEN offre una maggiore resistenza al calore e alle sollecitazioni meccaniche.
Tarikatlerde ise belli zamanlarda, belli mekanlarda, hatta belli kıyafetler içinde yapılmaktadır.A volte ciò può avvenire anche all'interno dei vestiti, o per terra.
Bu değişime aşınma mekanizmalarının etkisi büyüktür.Le barriere all'uscita da tale regime di cambio sono molto elevate.
Bu mekanlarda en çok sergilenen sanat eserlerinin başında resim gelmektedir.In questa sezione sono esposte le opere più antiche.
Hastalığın kesin mekanizması belirgin değildir.Il meccanismo d'azione del farmaco non è chiaro.
Tetik mekanizmasını hazırlama , silahı tekrar ateşlemeye hazırlar.Affilare le armi Prepararsi a uno scontro.
O dönemdeki Mégane ile mekanikleri aynıdır.Possedevano la stessa meccanica .
Kapı kolu, bir kapıyı açmak veya kapatmak için kullanılan bir mekanizmadır.È dotato di una manopola situata al centro per poterlo aprire o chiudere.
Yörüngeler listesi Uzay mekaniğiElenco delle sonde spaziali
Migrenin gerçek mekanizması bilinmemektedir.Il preciso meccanismo della miostatina rimane ancora sconosciuto.
Bazıları ise mekandan mekana yolculuk eden insanların maceralarını konu alır.Sono considerate figure alle quali piace portare i viaggiatori fuori strada.
Bu mekanizmalar birlikte veya tek başına seyredebilir.Possono essere eseguiti da soli oppure assieme.
Patojen organizmalar çeşitli mekanizmalarla hastalığa yol açabilirler.Le malattie del fegato possono verificarsi attraverso diversi meccanismi.
Mekanik ustası dükkânı saat 7'de açıyor.Механик открывает свою мастерскую в семь часов.
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.Слишком долго люди верили в существование секретных книг, скрытых мест и удивительных вещей.
Moleküler biyologlar bu mekanizmayı ilk defa 1970'lerde kontrol altına almayı becermiştir.Молекулярные биологи впервые использовали этот механизм в 1970-х годах.
Ayrıca, o dönemde tartışmalı olan istatistiksel mekaniklerin inanırlığını da sağlamıştır.Оно также устанавливало доверие к статистической механике, которая была спорной в то время.
Bill, hastanede uyanır ve kalbinin bulunduğu yerde mekanik bir cihaz takılı olduğunu fark eder.Билл просыпается в больнице и обнаруживает, что вместо сердца ей было установлено механическое устройство.
Kuantum mekaniğindeki çeşitli enerji formları, örn. bir atomdaki elektronların enerji seviyeleri.Различные формы энергии в квантовой механике, например, энергетические уровни электронов в атоме.
Yahudilerin en kutsal mekanlarından biri olarak, burayı ziyaret etmek her Yahudinin hakkıdır” dedi.Всё это для свидетелей Иеговы является частью их поклонения.
Bu zaman ve mekanın aşıldığı devirde organlar kompleksi zaman ve mekanın aşılmasıyla alakalıdır.В наше время преодоления времени и пространства этот комплекс также занят преодолением времени и пространства.
Benzer bir dış görünüme rağmen, Lumia 800, N9'dan farklı bir iç mekana sahiptir.Несмотря на внешнее сходство, Lumia сильно отличается от N9 внутри.
Mach'ın daha ezoterik özelliklerinden bazıları aynı IPC mekanizmasına dayanıyordu.Некоторые возможности Mach базировались на тех же механизмах IPC.
1673'te Gottfried Leibniz, "Stepped Reckoner" adında bir dijital mekanik hesap makinesi tasarladı.В 1673 году Готфрид Лейбниц продемонстрировал цифровой механический калькулятор, названный «Stepped Reckoner».
İsfahan'da astronomi, matematik ve mekanik, Kufe ve Basra'da ise filoloji ve şiir eğitimi almıştır.Он изучал астрономию, математику и механику в Исфахане и филологию и поэзию в Куфе и Басре.
Filmin geçtiği mekanlar Los Angeles, Uruguay ve Buenos Aires'dir.Съёмки фильма проходили в Лос-Анджелесе, Уругвае и Буэнос-Айресе.
Birçok mekanizma sağlıyor.Активирует определенные механизмы.
Film 52 günde 147 farklı mekanda çekildi.Фильм был снят в 147 местах всего за 52 дня.
Türkmani 1973 Arap İsrail Savaşı sırasında mekanize tugay komutanlığı yaptı.Туркмани командовал 9 механизированной дивизией в 1973 году в ходе 4-й арабо-израильской войны.
Bu akımı sürdürmek için mekanik işin gerekli olduğunun nasıl ortaya çıktığını anlamak ilginçtir.Интересно понять, как получается, что чтобы управлять этим током, необходима механическая работа.
Ego ve Savunma MekanizmalarıЛичность и защитные механизмы.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Однако механизм переносящий холодную плазму вовне пока не известен.
Sommerfeld modeli, modern kuantum mekaniğine Bohr'unkinden daha yakındır.Модель Зоммерфельда была существенно ближе к современной квантовой механике, чем модель Бора.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.Часовой механизм сработал раньше времени.
Klasik mekanikte güç genellikle bir potansiyel enerjinin düşümüdür.В классической механике сила часто является градиентом потенциальной энергии.
Philip M. Morse ile, 1929 yılında Kuantum Mekaniği adındaki konu ile ilgili ilk İngilizce metni yazdı.В 1929 году вместе с Филиппом Морсом он написал «Квантовую механику», первый англоязычный текст по этой теме.
Mesajcı RNA'nın ımhasına yol açan çeşitli mekanizmalar vardır, bazıları aşağıda açıklanmıştır.К настоящему времени известно много механизмов деградации мРНК, некоторые из которых описаны ниже.
Bu mekanizmanın nasıl çalıştığı tam olarak anlaşılamamıştır.В действительности, он был неспособен даже понять, каким образом действует это устройство.