Ana içeriğe geç
Sözlük

mekan ile cümle

mekan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Özellikle gelişmiş bir arpacık mekanizması vardır.Tiene un sistema radicular muy desarrollado.
1664'te, Hooke, Londra’da Greshan kolejine Geometri profesörü olarak ve mekanikte Cutlerian derslerine atandı.En 1630, Greaves fue elegido profesor de Geometría de Gresham en el Gresham College de Londres.
Köy Çerkeş ilçesinin kurulduğu ilk mekandır.El Tocón fue el primer barrio que se fundó.
Eserin mekanı tam olarak belirtilmemiş; sadece İspanya'da bir şehir olarak verilmiştir.Se tiene la certeza, con todo, que lo descubierto es sólo una parte de la ciudad allí ubicada.
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.El problema de aprendizaje de refuerzo como se describe requiere mecanismos de exploración inteligente.
Herhangi bir mekanda sanayi tesislerinin kurulması için bazı şartların bulunması gerekir.Que existen unos criterios de selección para ocupar los posibles puestos formativos en las empresas.
Bu bağlamda muvakkithane, "vaktin belirlendiği mekan" anlamına gelmektedir.Obviamente, la parte crucial de esta hipótesis es 'dado un espacio de tiempo lo suficientemente largo'.
Bunun yerine durmak için mekanik bir fren kolu bulunur.Es una sierra mecánica que se acopla al brazo.
Ancak B-Dup mekanında değildi.Yo era el único en el bloque-H.
Tanrı zaman ve mekanın dışında olan bir varlıktır.La Eternidad es un lugar y una organización que existe más allá del tiempo.
Bazı sahnelerde de Adana Garı mekan olarak kullanılmıştır.En algunos casos existen escalas para su uso como salida de emergencia.
Mekanik özellikleri, büyük ölçüde, bileşiminde bulunan karbonun aldığı forma bağlıdır.La receta y el sabor dependen en gran medida del carnicero con el que se trate.
Sabahattin Ali, romanlarındaki kişileri konunun geçtiği mekanlara göre seçer.En ella Ali dijo a la gente lo que esperan bajo el Califato.
Figür resmin mekansal kuruluş mantığı soyut resimde önemini yitirmektedir.Es obvio que la noción del sistema de referencia en tales condiciones pierde su sentido físico.
Rol tabanlı erişim mekanizması.Alteración de la función hepática.
Bu sırada yeni müritler toplayan Hasan Sabbah, amaçları için uygun bir mekan aramaktaydı.Ante esto, los dos Haslichen se preparan para perseguir a su objetivo.
Aracın iç mekanı tamamen yeniden tasarlanmıştır.La parte frontal del avión fue completamente rediseñada.
Böylelikle genelevler artarak kısa sürede işçi sınıfının eğlence mekanları halini almıştır.Más tarde usa de la palabra en una entusiasta asamblea de obreros.
Murdoc onu kendi mekanına götürür ve ondan klavye çalmasını ister.Wilfred le pide que vaya al sótano y lea su testamento.
O sadece mekanik bir sorun.È solo un problema meccanico.
Albert Einstein kuantum mekaniğinin bu tür sonuçlarını beğenmiyordu.Ad Albert Einstein non piacevano queste possibili conseguenze della meccanica quantistica.
Müslümanların Kutsal Mekanları Müslümanların kontrolü altında olacaktı.I luoghi santi musulmani sarebbero stati sotto controllo musulmano.
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.Per tanto tempo la gente ha creduto che ci fossero libri segreti, luoghi nascosti, e cose fantastiche.
Kısa süre sonra Formula 3 yarış ekibine mekaniker olarak katıldı.Presto, però, si unì al loro team di Formula 3 come meccanico.
Bu buluş, GIM mekanizmasının standart modelin bir parçası olmasını sağlamıştır.La scoperta fece sì che il meccanismo GIM diventasse parte del Modello Standard.
2006 yılında, otomatik kurmalı yeni nesil mekanik düzenekler piyasaya sürülmüştür.Nel 2006, viene lanciata una nuova generazione di movimenti meccanici a carica automatica.
Restoran sahibi Joseph Kroll için bir eğlence mekanı olarak 1844 yılında inşa edilmiştir.Venne costruito nel 1844 come luogo di intrattenimento del ristorante di Joseph Kroll.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.Il 15 novembre 1886 aprì la sua “Officina di Precisione Meccanica e di Ingegneria Elettrica" a Stoccarda.
Kanserde genetik ve epigenetik gen susturmalarının mekanizmaları çok farklıdır.Nel tumore, le dinamiche di silencing dei geni genetici ed epigenetici sono molto differenti.
Grechko, Leningrad Mekanik Enstitüsü'nde matematik alanında doktora yaptı.Grečko si laureò all'Istituto di Meccanica di Leningrado con un dottorato in matematica.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.Il processo obbedisce alle leggi della meccanica del buco nero.
Mekanik, kimyasal ve biyolojik engeller gibi bazı bariyerler canlıları enfeksiyonlardan korur.Diverse barriere, sia meccaniche, chimiche o biologiche, proteggono gli organismi dalle infezione.
Mekan Academy Music Group tarafından işletilmektedir.È gestita dall' Academy Music Group.
Her ikisi de bir saklama ve iletme mekanizması kullanımı ve push teknolojisi örnekleridir.Entrambi utilizzano un meccanismo di store and forward e sono esempi di logica push.
Yaratıklar için güzel bir mekan."È un posto di lavoro per i creativi.”
Bullet Time (zamanı yavaşlatma benzeri oynanış mekaniği), düşman öldürdükçe doluyor.Il Bullet Time si ricarica solo uccidendo i nemici.
Standart Model fermionların kütlelerini Higgs mekanizmasıyla açıklamakta.Il Modello Standard descrive le masse dei fermioni attraverso il meccanismo di Higgs.
Dikkat edin bulduğumz son sonuç mekanda tesadüfi harekette bulduğumuzla aynı.Da notare che quest'ultimo risultato è lo stesso trovato per i cammini casuali nel tempo.
İsfahan'da astronomi, matematik ve mekanik, Kufe ve Basra'da ise filoloji ve şiir eğitimi almıştır.Studiò astronomia, matematica, e meccanica a Isfahan e filologia e poesia a Kūfa e Baṣra.
DNA'nın iki iplikli yapısı DNA ikileşmesi (DNA duplikasyonu) için basit bir mekanizma sağlar.La struttura a doppia elica del DNA permette un meccanismo estremamente semplice per la replicazione del DNA.
Hall, sirkadiyen ritimlerin mekanizmasını incelemek için öncelikle Drosophila ile çalıştı.Hall ha lavorato con la Drosophila principalmente per studiare il meccanismo dei ritmi circadiani.
Saray, farklı stillerden oluşan iç mekan mobilyalarıyla 116 odadan oluşuyor.Il palazzo contiene 116 stanze, con interni arredati in stili diversi.
Bu husus kuantum mekaniksel işlemlerde çok daha zordur.La precisione è superiore a quella dei movimenti meccanici.
Mesleği endüstriyel mekanikçiliktir.Imprenditore industriale, settore meccanico.
Kent, yerle bir edildi, tapınaklar ve kutsal mekanlar yağmalandı ve yakıldı.La città fu rasa al suolo e furono saccheggiati e bruciati i templi e i santuari.
Ancak daha büyük genoma sahip virüsler bu mekanizmaları kendileri kodlayabilirler.Tuttavia, virus dotati di genomi più grandi, possono codificare gran parte di questi stessi strumenti.
Oyunda birçok PVP mekanizması da bulunmaktadır.Al programma partecipano anche vari ospiti VIP.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.L'esatto meccanismo del dolore alla testa durante un attacco di emicrania è sconosciuto.
Mekanik mekanizmalı saat halen çalışmaktadır.Tuttora la torre rimasta funziona da orologio.
Aracın iç mekanı tamamen yeniden tasarlanmıştır.Lo spazio interno fu completamente riorganizzato.
İbadet mekanı üzerinde dokuz kubbe bulunur.Hai di fronte 9 sacchetti pieni di sabbia.
Tuş mekanizması aşağıda gösterildiği gibidir:Il meccanismo della reazione è mostrato sotto.
Dosya izin mekanizmaları, sandbox'a yardımcı olmaktadır.Modalità di esecuzione nella sandbox.
Bu mekanizma sayesinde sigarayı bırakmak isteyen kişilere yardımcı olabilir.Questo processo può favorire il rischio di ricaduta in tossicodipendenti che tentano di smettere.
Mekanlar tasarlanırken doğal ışıktan maksimum yararlanmak hedeflendi.Progettare per sfruttare il più possibile la luce naturale.
Ayrıkvadi onun mekanıdır.È quello il tuo posto.
Ana madde: Mutasyon Virüsler birçok mekanizma ile genetik materyal değişikliğine uğrayabilirler.I virus subiscono mutazioni genetiche attraverso diversi meccanismi.
Disk bellek, bilgisayarda veri saklama mekanizmasının bir bölümüdür.In informatica il settore è una parte di un disco rigido.
Mekan aynı zamanda boks maçlarına da ev sahipliği yapabilmektedir.Dopo la ristrutturazione può ospitare anche le partite ufficiali.
Her zaman iç mekanları çizdi, stüdyosunda çalışmayı tercih etti ve model ya da hafızasını kullandı.Raramente utilizzava appunti o schizzi, e preferiva lavorare a mente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod