Ana içeriğe geç
Sözlük

mekan ile cümle

mekan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bana anlattığına göre, okula giderken mekanik çizim yapmak isteyen tek kız kendisiymiş.She told me when she went to school, she was the only girl who ever chose to do mechanical drawing.
Hükümet, facilitative bir mekanizma ve finansal mekanizma.A campground statue reminds Bohemians to keep their mouth shut about the Grove.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.And you have to realize that these incidents did not happen in convenient locations.
Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.And We raised him to an exalted station.
İbrahim'i Evin (Kabe'nin) mekanına yerleştirmiştik: "Bana hiç bir şeyi ortak etme.And when We settled for Abraham the place of the House: 'Thou shall not associate with Me anything.
Allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir.And He knows where it lives and where it rests.
Girdikleri yer ne kötü bir mekandır!Miserable is the place he placed them in.
Dikkat: Ken Burns efekti bu önbellek mekanizmasını kullanmaz.Notice: Ken Burns effect does not use this cache mechanism.
PDF - ve DVI - için doğru mekanizmayı kullanUses the correct mechanism with PDF- or DVI-file
LDAP SASL mekanizmasıLDAP SASL mechanism
Hiç uygun yetkilendirme mekanizması yok.No appropriate authentication mechanism available.
Geçersiz mekanizma.Invalid mechanism.
Mekanizma çok zayıf.Mechanism too weak.
SASL mekanizması:SASL mechanism:
Kooka' nın bu sürümünde KADMOS OCR mekanizması mevcut değilThe KADMOS OCR engine is not available in this version of Kooka
OCR Mekanizması DeğiştiOCR Engine Change
Kadroda 70 kişi yer alıyor ve film 80 mekanda çekiliyor.The cast includes 70 people, and the film is being shot at 80 locations.
Mekanların çoğu Üsküp'te, geri kalanıysa Stip, Ohri, Demir Kapı ve Bistra Dağı'nda bulunuyor.These are mostly in Skopje, although others include Stip, Ohrid, Demir Kapija and Bistra Mountain.
STA'da, belirli şartlarda ulusal sanayileri koruma mekanizmaları da yer alıyor.The FTA also provides mechanisms for protection of national industries in specific circumstances.
Bulgaristan'daki camilerle Osmanlı dönemine ait mekanların durumu da gündemdeki bir diğer başlıktı.The conditions of mosques and other Ottoman-era sites in Bulgaria were also on the agenda.
Merkel, Romanya ile Denetleme ve İşbirliği Mekanizmasının (MCV) sürdürüleceğini söyledi.She said that the Verification and Co-operation Mechanism (MCV) for Romania will be maintained.
Romanya, AK'nin yargı izleme mekanizmasını kaldırmasını umuyorRomania hoping EC will drop judicial supervision mechanism
Kosova'da, gazetecilerin tehdit edildiklerinde yardım isteyecekleri bir mekanizma bulunmuyor.There is no mechanism in Kosovo where journalists can ask for help when they are threatened.
Kaledeki park gün boyunca insanlarla dolup taşarken, geceleri de âşıkların mekanı oluyor.The fortress has a huge park full of people during the day and lovers in the night.
Sergide, Osmanlı döneminde kurulmuş kentteki kamu ve dini mekanlar ön plana çıkarılıyor.It highlights public and religious facilities in the city built during the Ottoman era.
Mekanlardan birinde polis uyuşturucu da buldu.In one of the locations police found drugs.
Burası kesinlikle yaz aylarının vazgeçilmez buluşma mekanlarından biri olacak.”This will surely be a place for summertime get-togethers."
Mekan sahipleri, en çok gelire ihtiyaçları olduğu zamanda müşteri kaybetmekten korkuyor.Owners fear a loss of customers just when they need the revenues most.
Avrupa Komisyonu, Kosova için bir "takip mekanizması" oluşturdu.The European Commission established a "tracking mechanism" for Kosovo.
Diğer bir deyişle Atina, doğal serinleme mekanizmasının önemli bir parçasını kaybetmiş oldu.In other words, Athens seems to have lost an essential part of its natural cooling mechanism.
Söz konusu mekanizma belli istisnai şartlar altında ve son çare olarak uygulanacak.The mechanism would be applied under certain exceptional conditions and as a last resort.
Tarihi bir mekanın yıkılması, kültür mirasının korunması hakkında soru işaretlerine yol açtı.An historic landmark is torn down, raising questions about the protection of cultural heritage.
Bu, harika bir kaçış mekanizması da olur.It can also be a great escape mechanism.
Bir yıl içinde, bu tür mekanlarda çıkan yangınlarda yaklaşık 200 kişi hayatını kaybetti.An estimated 200 people are killed in fires at such venues a year.
Bu muazzam beslenme mekanizmasının ardındaki lojistiğin de hafife alınmaması gerekiyor.The logistics behind the huge feeding mechanism are not to be taken lightly.
Mekanın başarısı büyüyen ekonomik ilişkilerin yeni bir sinyali olarak algılanıyor.The venture's success is being heralded as another signal of growing economic ties.
Ülkemiz yavaş yavaş bu mekanizma içindeki konumunu belirliyor.Our country is slowly taking its position within this mechanism.
SETimes: Mali harcamaların yönetim ve denetimiyle ilgili ne gibi mekanizmalar mevcut?SETimes: What mechanisms are in place to manage and control financial expenses?
Yeni büro, yolsuzlukla mücadelede bilgi aktarımı için yepyeni bir mekanizma sunuyor.It provides a new mechanism for knowledge transfer in the fight against corruption.
Çok sayıda ülke, AB üyeliği konusunda birden fazla mekanizmaya sahip.Several other countries have multiple mechanisms for EU integration.
Üyelik sürecinde rol alan bir takım mekanizmalar da mevcut.There are also a number of mechanisms involved in the integration process.
BH’nin dini mekanlarına dünyanın dört bir yanından ziyaretçi geliyorBiH's religious sites attract pilgrims from around the world
Bosna Hersek’te pek çok dini mekan bulunuyor.Bosnia and Herzegovina is home to many religious sites.
Yedi kıta ve 25 ülkeden gelen onbinlerce inanan mekanı ziyaret etti.The faithful came by the tens of thousands, from 25 countries and all seven continents.
Polisler 60'tan fazla mekanda arama yaptı ve 61 kişiyi gözaltına aldı.They searched more than 60 sites and detained 61 people.
AK'nin bu mekanizmayı sadece acil durumda uygulama önerisini destekliyorum.I support the EC proposal to implement this mechanism only in an emergency.
SETimes: Bu acil durum mekanizmasının kabulü, siyasi açıdan ne anlam taşıyacak?SETimes: What would the acceptance of this emergency mechanism mean politically?
Gazetecilik, dünya genelinde yolsuzluğa karşı bir denetim mekanizması ve demokrasinin koruyucusudur.Journalism is the surveillance mechanism against corruption and maintains democracy in the world.
Lahey mahkemesini sonlandırma amaçlı Bakiye Mekanizması çalışıyorResidual Mechanism to finish Hague tribunal work
Fakat mahallede hiçbir kültür mekanı yoktu.But the peripheral neighbourhood lacked any cultural venue.
Gashi, "AB'nin uygulamayı nasıl sağlayacağı konusunda net mekanizmalar yok."There are no clear mechanisms on how the EU will ensure implementation.
Rohan: Kosova'daki dini mekanların korunması için "iyi temel" mevcutRohan: "Good basis" exists for protection of religious sites in Kosovo
Mahkeme Türkiye'ye Kıbrıs Rumlarına tazminat ödeme mekanizması kurma talimatı verdiCourt orders Turkey to establish reparations mechanism for Greek Cypriots
2005 yılında mekan, NASA'ya göre dünyanın dördüncü megalitik gözlemevi olarak listeye alındı.In 2005, the site was listed as the world's fourth megalithic observatory, according to NASA.
Recepi, evlerin yanı sıra dini mekanların restorasyonuna da yakında başlanacağını belirtti.In addition to homes, he said, the restoration of religious buildings would start soon.
Zirvenin yapılacağı mekanları çevreleyen alan trafiğe kapatılacak.The area around summit venues will be closed to traffic.
Yaklaşık 800 Sırp evi ve düzinelerce dini mekan yıkıldı veya hasara uğradı.About 800 Serb homes and dozens of religious sites were destroyed or damaged.
Avrupa Komisyonu Cumartesi günü AB sivil savunma mekanizmasını harekete geçirdiğini söyledi.The European Commission said on Saturday it was activating the EU civil defence mechanism.
Analistlere göre, mekan olarak Sırbistan başkentinin seçilmesi büyük sembolik öneme sahip.Choosing Serbia's capital as the venue had great symbolic significance, according to analysts.
Yeni mekanizmalar Hırvatistan ve Türkiye'nin katılım süreçlerini de etkileyebilir.The new mechanisms could also affect Croatia and Turkey's accession processes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mekan ile cümle - Sayfa 13 - mekan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App