Ancak atmakta olan bu sıçan kalbini üretmek için mekanik tetikleyiciler de önemliydi.But to create this beating rat heart, mechanical cues were also important.
Deri bir valiz. Bunlar mekanik olarak tekrar üretilmiş objeler, evinde küçük çaplı üretim yapıyor.A leather valise, because these are mechanically reproduced objects he had a little cottage industry
Bu OPEC'in mekanı, buradaki yeşik kutu -- yılda 780 milyar.This is OPEC's revenue, this green box here -- 780 billion a year.
Burada gördüğünüz, aslında büyük bir evrim mekanizması.This is a major mechanism of evolution right here.
Daha önce hiç kimse bu kadar aydınlık bir iç mekan görmemiştir sanırım.It must have looked so different than anything anyone had seen before.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.China has huge numbers of people and no space.
Yani amcam sadece mekanik bir arayüzle ilgileniyor.So my uncle is only dealing with a mechanical interface.
Sadece tanınmış olmayabilir, çünkü I mekanik avantaj ve tork kaplı.You just may not have recognized it, because I covered it in mechanical advantage and torque.
"Mekanik?" Oh evet, mekanik avantaj."mechanical?" Oh yeah, mechanical advantage.
Sonra duştan çıkıp mekanik bir şekilde giyindim.I've got to focus."
Ve quantum mekaniğini daha da anlıyorlar.And they're understanding more about quantum mathematics.
Sadece bu mekanda ve bu zamanda olan bir eser.Utah. >>: It exists in this one place and this one time.
Ve bu mekanizmanin her bir parcasi aslinda biyolojide makul.And every single part of this mechanism is actually plausible in biology.
Bazen bir oyun mekaniğidir işleri karmaşıklaştıran.Sometimes it's a game mechanic that complicates things.
Eminim ki hepinizin aklına buna benzer yazarın görüşünü kısıtlayan oyun mekanikleri gelir.I'm sure you can all think of game mechanics like this that constrain a writer's options.
Ama, en önemlisi olarak, oyunun mekaniklerinden gelmeli.But, most importantly of all, it should come through in the mechanics of the game.
Oyunun mekanikleri bize karakterleri öğretmeli ve hikayenin konusunu desteklemeli.The mechanics should teach us about the characters and reinforce the plot line.
Bu mekanizmanın ne kadar karmaşık olduğunu görünce şaşıracaksınız. -I think it's nice to get the big picture.
Bu mekanizma, günümüzde tıpta davarnışlar hakkında vardığımız yargılardan tamamen farklı.It works totally different from the way we talk about behavior in medicine today.
Dış mekan reklamlarının yasaklandığı San Paulo'ya gittik.We went to San Paulo where they have banned outdoor advertising.
Bu çok ilginçtir çünkü, uyuma mekanizması,This is interesting because this sleeping machinery, it's perfectly conserved.
Mekanı "Joseph, James Robinson'dur." yazılı tişörtler giyen bir sürü insanla doldurmuştuk.We had the place crammed full of agents in T-shirts: "James Robinson IS Joseph!" (Laughter)
Bu bir birleşen eğimli iç mekandı.It's a compound curve interior.
ATP Sentaz, ADP ve fosfat gruplarının, buradaki dönen mekanizma sayesinde birleşmesini sağlar.And it puts ADP and phosphate groups together.
Ve burada sahip olduğumuz mekanizma çok karmaşık bir mekanizma.And you actually have this very complicated mechanism.
Bu yalnızca basit bir mekanik işlemin yan ürünü müdür?Is it simply the byproduct of a crude mechanical action?
Etraflarındaki yüksek yoğunluklu yapılaşma arasında güzel bir dinlenme mekanı sundular.They offer a pleasant respite from the high-density development around them.
Bu tür bir mekanizmayı aramanın ilginç olacağını düşündüm.I thought it might be interesting to sort of hunt for such things.
Tüm bunlar olurken, New Orleans ve dünya etrafındaki diğer mekanlara gittik.So while all that's going on, we're down in New Orleans and locations around the world.
Çünkü bu açıklamada yapının zor bükülebilir olmasıyla alakalı bir mekanizma söz konusu değildi.Because there was no mechanism in this explanation for making this structure hard to bend.
Hem mekana hem de ölçeğe duyarlı.It's sensitive to place and to scale.
Nasıl oluyor da vücudumuzda tüm bunları yapabilecek bir biyolojik mekanizmayı yaşatıyoruz?How do we actually have this biological mechanism inside our body to actually see this information?
Sabit sıcaklığı koruyan bir termoregülasyon mekanizması var burada.There's a thermoregulation mechanism in there that keeps constant temperature.
Babamın toplumda kontrol mekanizması olan ilk işinin üzerinden otuz yıl geçti.Thirty years have passed since my father's first job as a community game guard.
Yani mekaniği işin tanımı, işe eşit kuvvet kez mesafe.So the definition of work in mechanics, work is equal to force times distance.
Geometri, fantastic, bilirsiniz, kuantum mekaniği -- bunlar güzel şeyler.Geometry, fantastic. You know, quantum mechanics -- these are cool things.
Ve bunlar bollukla mevcuttur. Ancak toplumun üretici mekanizması bunları nadir hale getirir.These are all abundant. yet the productive mechanism of society is what makes it scarse.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.So very carefully we had to mechanically scrape off all the wax.
Çoğunlukla da ben, çünkü bu noktadan sonra yapıalcakların çoğu mekanikti.Mostly me, because it was all mechanics at this point.
İçine girecek mekanizma -- Cenevre motoru gibi.There's the mechanism that would go in there, kind of a Geneva drive.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.We inhabit the city with work/live space on all the ground floors.
Herhangi bir kontrol mekanizması, klavye veya fare yok, veya joystick ya da joypad.There are no controllers, no keyboards, or mice, or joysticks, or joypads.
Bu mekanizmanın işleyiş şekli böyle.That's how it works.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Values are acquired; doctrine and dogma are imposed -- the two opposing mechanisms.
Yani ışıktan bağımsız reaksiyonlar, asıl mekanizması Kalvin Döngüsü'dür.So the light independent reactions, the actual mechanism is called the Calvin Cycle.
Para, sınırlı bir kontrol mekanizması.Money is a control device to a limited extent.
Benim mekanımda şapkanı çıkarmalısın.You should take off your hat in my place.
Yani bana bunun her üç dozajda da aynı mekanizma ile çalıştığını söyleyemezsiniz.So, you can't tell me it's working by the same mechanism in all three size.
Mekanizma hakkında hiç bir fikrimiz yok.We have no idea the mechanism.
90 çalışanım, 17 mekanım ve 9,600 çocuğum var.I have 90 employees and 17 locations, 9,600 kids.
Bakın, ben hesap yapmayı, bir açıdan matematiğin mekanik kısmı olarak düşünüyorum.See, I think of calculating, in a sense, as the machinery of math.
Bir mekanik ustasıydı, bana alet kullanmayı o öğretti.He was a master mechanic, and he taught me how to use tools.
Bana mekanik şeyler haklkında bir sürü şey öğretti.He taught me all sorts of things about mechanical things.
Bu mekanizma aşağıdaki mikroişlemcilerle her bir yaprağı ayrı ayrı kontrol ediyor.The mechanism to control each petal is below there, with a microprocessor on each one.
Nasıl bir tarihsel mekanizma bunu yaratabilir?So what kind of historical mechanism can produce that?
Yayılma mekanizması herkesi aynı ölçüde etkilemeyebilir.It cannot be because of some broadcast mechanism affecting everyone uniformly.
Farklık mekanik bölümler düşünebilirsiniz.So you think of alternative mechanical parts.
İnsanlar hala mekanizmasını anlamaya çalışıyor ve oldukça da karmaşık bir alan.People are still discovering the mechanisms and it's hugely complex.
Bu yüzden problemin çevresindeki Kontrol Mekanizması eylemin gerçek tehdidi olmaya başlıyor.So the policing layer around the problem becomes the real threat of the act.
Herhangi bir mekanın bu tip videografını çekmek benim en sevdiğim yöntem haline geldi.This has become my favorite way of videographing just about any space.