Ana madde: Rusya'da enerji Son yıllarda, medyada Rusya sık sık bir enerji süpergücü olarak tarif edilmiştir.Dalam beberapa tahun belakangan ini, Rusia sering disebut media sebagai energy superpower.
Tüm hazırlık maçları değil yalnızca medyada yer alanlar eklenmiştir.Mereka mulai mengisi posisi-posisi profesional tidak hanya di dunia perminyakan.
Buna rağmen, açılış etkinliği dünya çapında medyada yer almıştı.Untuk mencari masa lalunya, ia mencari di toilet di seluruh dunia.
Kusura bakmasınlar, medyadaki bazı arkadaşlar da ayaklarını denk alsınlar.Dengan adanya media massa, beberapa pihak juga akan mendapat keuntungan.
Bu söylenti, medyada oldukça ses getirdi.Penangkapan ini menjadi pembicaraan hangat di Twitter.
Bölüm hakkında medyada çıkan eleştiriler olumlu yöndeydi.Các ý kiến nhận xét về đĩa đơn phần lớn là tích cực.
Bu açıklama medyada güçlü bir ilgi uyandırdı.Điều này gây ra một sự chú ý mạnh mẽ trong dư luận.
Günümüzde Filipince Filipinler'in ulusal ve eğitim dili olup medyada da kullanılmaktadır.現在ではフィリピン語は国語としてフィリピン全土で教育されているほか、メディアなどで用いられている。
Bu blog medyada ses getirdi.声の項はメディアミックスにおける声優。
Medyadaki haberlerden sonra, Kahire’deki İsrail elçiliği önünde İsrail karşıtı protestolar patlak verdi.首都ダッカにあるアメリカ大使館前で星条旗が燃やされた。
Eylül 2011’de dört şarkılık bir EP kaydetmesiyle Alabama Shakes, medyada geniş yer bulmaya başladı.アラバマ・シェイクスは、4曲入りEP『アラバマ・シェイクス(Alabama Shakes) 』を2011年9月に発表し、メディアの注目を集めた(注目したメディアの中にはNPRもあった)。
Bu makalesinden sonra medyadan kopmadı ve hayatının çoğu döneminde yazılarını yayınlamaya devam etti.他余生都留在了那里,并在那里出版了他的絕大部分作品。
Bart, Simpsonlar'la bağlantılı çeşitli medyada yer aldı.莉萨也出现在了其他与辛普森一家有关的媒体中。
New Scientist dergisi gibi medyada kullanılmaktadır.在一些媒体中也有使用,如《新科学家》杂志。
Bu durum medyada büyük tartışmalara neden oldu.這在普通談話中會構成很大的問題。
Bazen astronomik mesafeler, özellikle popüler bilim yayınlarında ve medyada ışık yılıyla ifade edilir.天文距離有時會以光年作單位,特別是在科普作品和媒體報導之中。
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.照片的公佈引起了媒體的騷動,但是瑪丹娜保持“無悔和反抗”。
Bölüm hakkında medyada çıkan eleştiriler olumlu yöndeydi.该片在主流网站上的评价大多数为正面评价。
CME'lere popüler medyada genellikle "Güneş fırtınaları" veya "uzay fırtınaları" denir.ICME는 언론에서 종종 "태양폭풍" 혹은 "우주폭풍"등으로 언급된다.
Günümüzde Filipince Filipinler'in ulusal ve eğitim dili olup medyada da kullanılmaktadır.현재 필리핀어는 필리핀 전역에서 국어로 교육되며 언론에서 통용된다.
Ve daha sonra medyadaki herkes sanki bu doğruymuş gibi davranıyor.그 방면에 속하는 사람들이라면 누구나 잘 알고 있는 사실이라는 말.
"Küçük, medyada bana yardımcı oldu"."내 안의 작은아이가 나에게 말했어요.
Medyada haber olmaktan kaçınırlar.미디어에 자필 메시지로 알렸다.
Medyada klibim ile ilgili olan haberlerin farkındayım, ki bunların çoğu yanlış.הכהן גילתה כי מיתוסים רבים שהיו לנחלת הכלל, הם שגויים.
Medyadan hiçbir soru almadılar.בהחלט לא חשבתי על התקשורת.
Araştırmanın sonuçları yine medyadan ve halktan gizlendi.בהקשר זה נודע לזרספלד כאבי חקר הקהל ותקשורת ההמונים.
Westfield State College'da çalışmıştı ve medyada saf gıda uzmanı olarak bilinirdi.בשלב זה הארגון היה כבר ידוע בווייטהול, כמודיעין בשירות החוץ.
Medyada büyük ilgi çeken bir çift oldular.הם הפכו לזוג שהשפיע על האזור.
CME'lere popüler medyada genellikle "Güneş fırtınaları" veya "uzay fırtınaları" denir.ИКМИ често биват наричани от медиите „космически бури“ или „слънчеви бури“.
Ana madde: Rusya'da enerji Son yıllarda, medyada Rusya sık sık bir enerji süpergücü olarak tarif edilmiştir.През последните години Русия често е описвана в медиите, като енергийна суперсила.
Bu çarpışma popüler medyada oldukça fazla yer almış ve gökbilimciler tarafından yakın olarak atkip edilmiştir.Сблъсъкът е широко отразен в световните медии, а кометата е наблюдавана отблизо от астрономите по света.
Suikast hem yerel hem de uluslararası medyada yer aldı.Срутването бе отчетено както в местните, така и в международните медии.
Ve daha sonra medyadaki herkes sanki bu doğruymuş gibi davranıyor.I svi mediji to prenose kao da je to istina.
Araştırmanın sonuçları yine medyadan ve halktan gizlendi.Vjenčanje se tajilo od medija i od javnosti.
Aktaş bu haberi sosyal medyadan duyurdu.Vijest je prenio ondašnji društveni tisak.
Ralston kaza sonrasında birçok kez medyada boy gösterdi.Spot se nakon napada često prikazivao na MTV-u.
On ikinci Doktor konusu medyada birçok spekülasyona neden oldu.U desetom poglavlju raspravlja se o čudima.
Bu sırada yazılı ve görsel medyada sıklıkla yer aldı.Kedy a ako často bol návštevník na webe.
Bu durum medyada büyük dikkat uyandırdı.Dogodek je dobil velikansko medijsko pozornost.
Kısa sürede büyük ilgi gören oyun medyada geniş yer aldı.Puikus žaidimas greitai patraukė žiniasklaidos dėmesį.
Daha sonra medyada grubun dağıldığına dair haberler yayıldı.Vėliau buvo pranešta, kad serijos plėtojime daroma pertrauka.
Japonca olarak, 1958 yılına kadar basılı medyada kullanılmamıştır.Knyga buvo nepastebėta vakarų valstybėse kol nebuvo išversta 1958 metais.
Medyada çok göz önünde olmayan sanatçı, pek çok şehir ve ülkede konser verdi.Chorą išmokė daug įvairių kūrinių, surengė koncertų daugelyje Žemaitijos miestų ir miestelių.
Verilen bu ceza medyadan çokça eleştiri aldı.Ajakirjanduses pälvis selline otsus valdavalt hukkamõistu.
Aklınızı kurcalayan sorular mı var? Yorum kısmından ya da sosyal medyadan bize ulaştırabilirsiniz.Imate pereče vprašanje, na katerega želite odgovor?
Aklınızı kurcalayan sorular mı var? Yorum kısmından ya da sosyal medyadan bize ulaştırabilirsiniz.Σε καίει μια ερώτηση και θέλεις απάντηση; Ρώτησέ μας στα σχόλια, ή στο facebook και το twitter.
Aklınızı kurcalayan sorular mı var? Yorum kısmından ya da sosyal medyadan bize ulaştırabilirsiniz.هل لديك سؤال ملحّ ترغب في معرفة إجابته؟ اكتب تعليقاً أدناه أو اسأل على صفحتنا في الفيسبوك و تويتر
Aklınızı kurcalayan sorular mı var? Yorum kısmından ya da sosyal medyadan bize ulaştırabilirsiniz.また 毎週サイエンス動画を登録しているのでご覧ください
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Chcem zdôrazniť, že výška predstavuje intenzitu istého strachu tak, ako je hlásená v médiách.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Chiều cao của đồ thị là mức độ của nỗi sợ hãi được ghi lại qua các phương tiện truyền thông.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.De a csúcsok magassága az bizonyos félelmek intenzitása, amikről a média beszámol.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.De hoogte hier, wil ik aangeven, is de intensiteit van sommige angsten, zoals ze in de media is weergegeven.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.여기서 세로축은 언론에 의해 알려진 일종의 공포를 의미합니다.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Ma l'altezza qui, voglio evidenziarla, è l'intensità di certe paure, come riportato dai media.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Mas quero esclarecer que a altura é a intensidade dos medos, noticiados nos "media".
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Men jag vill poängtera att höjden här, är intensiteten av särskilda rädslor, så som de rapporterats i media.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Ta výška tady, to bych chtěl zdůraznit, je intenzita daného strachu tak, jak ho popisují média.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Wysokość, chciałbym to zaznaczyć, jest intensywnością pewnych lęków, raportowanych w mediach.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Але висота тут, я хочу підкреслити, це інтенсивність різних страхів, на основі даних із ЗМІ.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Височината, искам да отбележа, е интензивността на страховете според медиите.