Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Oto rodzaj dyscypliny, którego potrzeba, jeśli chce się używać mediów w sposób dojrzały.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Si asta este disciplina de care avem nevoie pentru a utiliza in mod matur acest tip de media.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Taka vrsta discipliniranega delovanja je potrebna za zares odraslo uporabo tega medija.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Y esa es la clase de disciplina que implica hacer un uso realmente maduro de los medios.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Κι αυτή είναι η πειθαρχία που χρειάζεται για να κάνει κανείς ώριμη χρήση αυτών των ΜΜΕ.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.Именно такая дисциплина помогает использовать этот ресурс грамотно.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.И това е видът дисциплина, необходима за наистина зряла употреба на тези медии.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.וזוהי צורת הניהול הנחוצה כדי להבשיל את השימוש באמצעי התקשורת הזה.
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.التي نحتاجها لإستخدام ناضج لهذه الوسيلة الإعلامية الإعلام ، وأفق الإعلام كما عهدناه
Böyle bir disiplin, bu medyadan olgun bir şekilde faydalanılması için şart.このメディアを真に使いこなすために 必要なものなのです 私たちの知っていたメディアの状況
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Am observat ca aceasta zona numita cortex prefrontal s-a activat intens.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Avevamo quindi quest'area, la corteccia prefrontale mediale la cui attività aumentava.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Chamamos a esta área focal córtex pré-frontal mediano que aumentou a atividade.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Dus zagen we dit centrale gebied, de mediale prefrontale cortex, waar de activiteit omhoog ging.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.그래서 우리에게는 중앙 전두엽 피질이라고 불리는 이런 중점 영역이 있었습니다.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Tak więc mamy ten centralny obszar zwany środkową korą przedczołową którego aktywność poszła w górę.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Takže ústrednou oblasťou je mediálny prefrontálny kortex, kde došlo k zvýšeniu aktivity.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Tehát itt ez a fokális terület, amit mediális prefrontális kéregnek nevezünk, amelyben az aktivitás megnőtt.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Y tuvimos este foco de actividad llamado corteza prefrontal media que registró mucha actividad.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.И така, имахме тази област на действие, наречена медиална префронтална кора, която стана много активна.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.Эта очаговая зона, называемая медиальная префронтальная кора мозга, имела наибольшую активность.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.וכך, קיבלנו אזור ממוקד זה שנקרא האונה הקדמית האמצעית שבה הוגברה פעילות באופן משמעותי.
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.ومن ثم لدينا هذه المناطق التي فيها التركيز ..والتي ندعوها " قشرة الفص الجبهي الإنسي " وقد حصل فيها نشاط كبير
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.演奏中に活性化していることが分かりました 外側前頭前皮質と呼ばれる領域が
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.A preto mediálne odvetvie prosilo, požadovalo, naliehalo, aby s tým Kongres niečo urobil.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Aşa că industriile media au cerşit, au insistat, au cerut Congresului să facă ceva.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.A tak mediální průmysl žebral, vyžadoval a domáhal se, aby s tím Kongres něco udělal.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Così l'industria dei media implorò, insistette, richiese che il Congresso facesse qualcosa.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Die Medienunternehmen also bettelten, insistierten, forderten, dass der Kongress etwas unternehmen möge.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Dlatego przemysł medialny błagał, nalegał i wysuwał żądania, żeby Kongres coś zrobił.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Dus gingen de mediabedrijven bedelen, insisteren, eisen dat het Congres iets zou doen.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.E assim as indústrias dos media imploraram, insistiram, exigiram que o Congresso fizesse qualquer coisa.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.És így a médiaipar könyörgött, bizonygatta, követelte, hogy a Kongresszus csináljon valamit.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Et donc les compagnies de médias ont supplié, insisté, exigé que le Congrès fasse quelque chose.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.미디어 기업들은 의회에 조처해달라고 요구했고 의회는
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Og derfor begyndte mediebranchen at tigge, insistere og forlange, at Kongressen gjorde noget.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Por eso las industrias de medios rogaban, insistían, exigían que el Congreso hiciera algo.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Så mediabranschen tiggde, insisterade och krävde att kongressen skulle agera.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Sehingga industri media memohon, bersikeras, menuntut bahwa Kongres harus melakukan sesuatu.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Έτσι λοιπόν, οι βιομηχανίες μέσων ικέτεψαν, επέμειναν, απαίτησαν το Κογκρέσο να κάνει κάτι.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.И тогава медийната индустрия моли, настоява и изиска от Конгреса да направи нещо.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Медиаиндустрия молила, настаивала, требовала, чтобы Конгресс что-нибудь сделал.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Тож медіакомпанії прохали, наполягали, вимагали у Конгресу втрутитися.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.לכן תעשיית התקשורת התחננה, התעקשה, דרשה שהקונגרס יעשה משהו.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.وبالتالي فإن صناعة الإعلام أصرت وتوسلت وطالبت من الكونغرس أن يقوم بشيء.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.議会にどうにかしてくれと 泣きつきました そして議会が動きました
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Alors vous créez un pont entre les médias et les femmes anonymes.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Aşadar, am creat o punte între presă şi femeile anonime.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Assim criamos uma ponte entre os media e as mulheres anónimas.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.De ese modo uno crea un puente entre los medios y las mujeres anónimas.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Ezzel hidat teremtünk a média és a név nélküli nők között.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Jadi kami membuat jembatan antara media dan para perempuan tak dikenal ini.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.미디어와 익명의 여성 사이에 다리를 만든 셈이죠.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Si creava un ponte tra i media e queste donne anonime.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Tak vytvoříš most mezi médii a anonymními ženami.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Tak vytvoríte most medzi médiami a anonymnými ženami.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Und so baut man eine Brücke zwischen den Medien und den anonymen Frauen.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Vậy đã tạo nên một cầu nối giữa giới truyền thông và những người phụ nữ vô danh.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.W taki sposób stworzyliśmy most pomiędzy mediami, a anonimowymi kobietami.
Böylece medya ve bu anonim kadınlar arasında bir köprü yaratmış olduk.Zo creëer je een brug tussen de media en de anonieme vrouwen.