Ana içeriğe geç
Sözlük

medya ile cümle

medya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ben bir puzzle çocuğuyum. Eşim sosyal medya konusunda bir uzman.私達の技術を結びつけることにしました
Bence finans medyasını da bu tarafa yazıyor olmalıyız. - .시장이 하향세를 타기 시작하면 사람들은 주식 시장에 대한 기대가 내려가서 CNBC나 CNN을 보는 것을 멈추게 됩니다. 그렇게 되면 몇 개의 광고들, 대걸레나 자전거,
Bence finans medyasını da bu tarafa yazıyor olmalıyız. - .人々はCNBCやCNNを見るのを止めます。 モップや自転車などの広告までも、 減小します。
Bence medya şirketleri bunun işleri için önemli olduklarını anlayıp daha fazla kadın çalıştıracaklar.미디어 회사들은 많은 여성들을 고용할 것이라고 생각합니다. 그렇게 하는 것이 그들의 사업에 중요하다는 것을 깨달았기 때문입니다.
Bence medya şirketleri bunun işleri için önemli olduklarını anlayıp daha fazla kadın çalıştıracaklar.Myślę, że firmy zaczną zatrudniać więcej kobiet, bo zrozumieją, że to ważne dla ich branży.
Bence medya şirketleri bunun işleri için önemli olduklarını anlayıp daha fazla kadın çalıştıracaklar.Я думаю, что СМИ станут нанимать намного больше женщин, потому что они понимают, что это важно для бизнеса.
Bence medya şirketleri bunun işleri için önemli olduklarını anlayıp daha fazla kadın çalıştıracaklar.אני חושבת שחברות המדיה ישכרו הרבה יותר נשים, מפני שהן יבינו שזה חשוב לעסקים שלהן.
Bence medya şirketleri bunun işleri için önemli olduklarını anlayıp daha fazla kadın çalıştıracaklar.أعتقد أن شركات وسائل الإعلام ستقوم بتوظيف العديد من النساء، لأنهم أدركوا أن هذا أصبح مهم لعملهم.
Bence medya şirketleri bunun işleri için önemli olduklarını anlayıp daha fazla kadın çalıştıracaklar.ビジネス上 重要であることを知っているからです そしては女性は
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Acho que é porque os "media", todos os "media", nos oferecem uma janela para o nosso mundo.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Azt gondolom, azért fontos, mert a média, minden médium, ablakot nyit a saját világunkra.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Cred că e important pentru că media, toate mediile media, ne oferă o fereastră înapoi spre lumea noastră.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Het is belangrijk omdat media, alle media, ons een venster op de wereld geven.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Ich denke, es ist wichtig, weil Medien, alle Medien, uns ein Fenster zurück in unsere Welt geben.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Je crois que c'est important parce que les média, tous les média, nous offrent une fenêtre sur notre monde.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Jeg synes det er vigtigt fordi medier, alle medier giver os et vindue tilbage ind mod vores egen verden.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.제 생각에는 매체라는 것이, 모든 매체라는 것들이 우리 세상을 다시 들여다보게 만드는 창을 제공하기 때문입니다.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Là bởi vì truyền thông, truyền thông, cho ta một cánh cửa sổ xuyên vào thế giới trong ta.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Penso sia importante perché i media, tutti i media, ci forniscono una finestra sul nostro mondo.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Νομίζω ότι είναι σημαντικό επειδή τα μέσα, όλα τα μέσα, μας παρέχουν ένα παράθυρο πίσω στον κόσμο μας.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Мисля, че е важно заради медиите, всички средства ни разкриват прозорец назад към нашия свят.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.אני חושב שזה משום שהמדיה, כל מדיום שהוא מספק לנו חלון אל העולם שלנו.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.أعتقد أنه مهم لأن الوسائط, كل الوسائط, وفرت لنا نافذة لننظر بها إلى عالمنا مجددا.
Bence... Sosyal histeriyi genelde medya üretir.Betrachtet man die Gesetzgebung der letzten 30 - 40 Jahre, erkennt man Massenhysterien.
Ben hapiteyken herkesin uluslararası medyada ki başlıkları gördüğüne eminim.저는 감옥에 있을 때 확신했습니다. 모두가 국제 매체에서 "감옥에서 보낸 9일" 같은
Ben hapiteyken herkesin uluslararası medyada ki başlıkları gördüğüne eminim.Säkerligen, medan jag sätt fängslad, kunde alla se rubriker i den internationella pressen
Ben hapiteyken herkesin uluslararası medyada ki başlıkları gördüğüne eminim.Сигурна съм, че докато бях в затвора
Ben hapiteyken herkesin uluslararası medyada ki başlıkları gördüğüne eminim.אני די בטוחה שבזמן בו הייתי בכלא, כולם ראו כותרות בתקשורת הבינלאומית
Ben hapiteyken herkesin uluslararası medyada ki başlıkları gördüğüne eminim.أنا متأكدة تماما، أنه وخلال وجودي في السجن، أي شخص رأى عناوين في وسائل الإعلام العالمية
Ben hapiteyken herkesin uluslararası medyada ki başlıkları gördüğüne eminim.世界中のメディアを駆け巡った このような 私の逮捕を報じる記事を ご覧になったことでしょう
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.E tipul care m-a cam descoperit, și m-a pornit spre mediul digital.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Hij ontdekte me zo'n beetje, en zette me op het spoor van digitale media.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.그는 저를 발견해낸 사람이었고, 저를 디지털 미디어로 끌어들인 사람이었습니다.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.C'est le type qui m'a découvert en quelque sorte, et qui m'a orienté vers le média digital.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Él fue el hombre que me descubrió y me llevó al camino de los medios digitales.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.È l'uomo che mi ha scoperto, che mi ha portato sulla strada dei media digitali.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Er ist der Mann, der mich entdeckt hat und der mich zu den digitalen Medien geführt hat.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Ông có công phát hiện ra tôi, hướng dẫn tôi vào ngành truyền thông số.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Właściwie to on mnie odkrył i tak jakby nakręcił na cyfrowe media.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Именно он "открыл" меня, и переманил в сферу цифровых СМИ.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.Той е човекът, който ме откри и ми даде старт в дигиталните медии.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.הוא הבחור שדי גילה אותי, ודי גרם לי להתחיל לעבוד במדיה.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.كان هو الشخص الذي اكتشفني، و الذي جعلني أتجه في مجال الاعلام.
Benim keşfeden adamdır denebilir, ve benim dijital medyayla devam etmemi saylayan kişidir.デジタルメディアの世界へ引き込みました 彼はとても刺激的な人物で
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.A labor, melybe most bekukucskálunk az MIT-n, itt a médialabort láthatjuk.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.Dalam lab saya, tempat kami bekerja sama, di MIT -- ini adalah di lab media.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.Dans mon labo, où nous nous trouvons maintenant, au MIT -- c'est le labo média.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.En mi laboratorio, que estamos viendo ahora, en el MIT esto es en el Media Lab.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.În laboratorul meu, la care ne uităm acum, la MIT, iată laboratorul media.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.In meinem Labor am MIT, in das wir jetzt gucken, dies ist am Medienlabor.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.In mijn lab, waar we nu in kijken, aan MIT -- dit is het medialab.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.이제는 엠아이티와 결연하고 있는 저의 연구소에는 이것이 그 미디아 연구소에서 찍은것입니다.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.MITメディアラボ内です どこでも こうやって
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.Nel mio laboratorio al MIT, nel quale stiamo sbirciando ora -- questo è nel Media Lab.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.Trong phòng lab của tôi, nơi mà chúng tôi đang làm việc, tại MIT -- đây là ở phòng lab kĩ thuật.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.V mé laboratoři na MIT, kam právě nahlížíme — toto je mediální laboratoř.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.V mojom laboratóriu, do ktorého teraz nakúkame, na MIT - toto je v mediálnom laboratóriu.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.Στο εργαστήριό μου, το οποίο βλέπουμε τώρα, στο ΜΙΤ -- αυτό είναι το εργαστήριο μίντια.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.Це моя лабораторія в МІТ, зараз ми в неї заглянемо -- це медіа лабораторія.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.Это моя лаборатория в МТИ, сейчас мы в нее заглянем. Это медиалаборатория.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod