Kimliği tespit edilen kurbanların bilgileri medyaya verildi.Poznati su poimenični podaci o žrtvama.
Medya yardımı sayfasına göz atın.Za primjere uporabe pogledajte stranicu pomoći.
Eğer veri büyüklüğü çift sayılı ise medyan orta iki değerin ortalaması olur.U slučaju da skup sadrži paran broj vrijednosti, kao mediana se uzima aritmetička sredina srednja dva broja.
Medyayı oynat ^ Brey, Marco.Šnidarić, Marko.
Araştırmanın sonuçları yine medyadan ve halktan gizlendi.Vjenčanje se tajilo od medija i od javnosti.
Yerel medyanın önemine vurgu yapmaktadır.Osjetio je važnost medija.
1969'da Metro-Goldwyn-Mayer medya şirketini satın aldı.Miniver je 1942. godine producirao Metro-Goldwyn-Mayer.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1932 yılından bu yana medya eğitimi öğrencilere verilmektedir.U politici je aktivan od 1932. godine iz studentskih dana.
İngiliz medyası onu "Çek bombardıman silahı" olarak tanımlamıştır.Njegov gol Čehoslovačkoj, prozvan je "atomska bomba".
TheAudience'ın sosyal medya pazarlama CEO'su Oliver Luckett klip için "Tam on ikiden," diye tanımladı.Na „vječnoj ljestvici” vodi Bobby Orr s osam naslova.
Aktaş bu haberi sosyal medyadan duyurdu.Vijest je prenio ondašnji društveni tisak.
Liste FIFA teknik komitesi tarafından seçilir ve medya mensupları tarafından oylanır.FIFA-in tehnički odbor stavlja igrače u uži izbor a pobjednika izglasaju predstavnici medija.
Ralston kaza sonrasında birçok kez medyada boy gösterdi.Spot se nakon napada često prikazivao na MTV-u.
On ikinci Doktor konusu medyada birçok spekülasyona neden oldu.U desetom poglavlju raspravlja se o čudima.
Mast hücreler ve bazofiller histamin gibi inflamatuvar medyatörlerin salımı ile tepki verirler.Mastociti i bazofili reagiraju oslobađanjem upalnih medijatora, poput histamina.
1968'den itibaren Beckenbauer'a medya ve futbolseverler tarafından "İmparator" lakabını taktı.Zanimljivo, od 1968. godine, navijači i mediji Beckenbauera nazivaju Der Kaiser.
Çeşitli klasik ve modern medya, teknikler ve yeni teknolojilerle çalıştı.Radi u raznovrsnim klasičnim i suvremenim medijima, tehnikama i sa novim tehnologijama.
Eritre, özel sermayeli haber medyası olmayan tek Afrika ülkesidir.Eritrea je jediný africký štát, kde neexistujú súkromné médiá.
Kristen Wiig, Annie Montrose, NASA medya ilişkileri yöneticisi.Kristen Wiig ako Annie Montroseová, riaditeľka mediálnych vzťahov pre NASA.
Red döneminde, Swift'in romantik hayatı medyanın yoğun takibine konu oldu.Počas éry Red sa jej milostný život stal predmetom intenzívneho záujmu v médiách.
Guy Deutscher, Alma'nın medya tarafından bu ilk tanınışıyla ilgili endişelerini ifade etmiştir.Guy Deutscher hovoril o svojich obavách o Almu pre veľký záujem, ktorému je vystavená zo strany médií.
Medya oturan insanlara "Cumartesi Anneleri" adını taktı.Tejto nedeli sa začalo hovoriť „Nedeľa matiek“.
Android TV başka TV'ler ve stand-alone dijital medya oynatıcılar içine de inşa edilebilir.Android TV môže byť zabudovaná do televíznych prijímačov a samostatných digitálnych prehrávačov.
Dublin İrlanda’nın hem iletişim hem de medya merkezidir.Dublin je aj hlavným cestným a železničným uzlom Írska.
Forbes, amerikan yayım ve medya şirketidir.Forbes je americká vydavateľská spoločnosť.
Aynı gün albümün hem fiziksel hem de dijital medya biçimleri için ön siparişleri de alınmaya başlandı.Spustená bola petičná kampaň vo fyzickej aj elektronickej podobe.
Medya yardımı sayfasına göz atın.Pozri v článku Sanitra.
Yeteneği ve şova yatkınlığı kendisini bir medya yıldızı haline getirdi.Rétorika a charizma, ktorými disponuje, robia z neho hviezdu.
Bu sırada yazılı ve görsel medyada sıklıkla yer aldı.Kedy a ako často bol návštevník na webe.
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.Vzpon novih medijev je povečal komunikacijo med ljudmi po vsem svetu.
Ama, bunlar yeni medyanın sadece küçük bir kısmı.Toda te primeri predstavljajo le majhen del novih medijev.
İki yıl sonra ise Angelina Jolie'nin ikinci hamileliği tekrar medyanın bir numaralı konusu oldu.Dve leti kasneje je druga nosečnost Angeline Jolie ponovno prilila gorivo medijski blaznosti.
Bir hafta içinde Tahrir Meydanı'nın adı ve görüntüsü uluslararası medya çapında bilinir hale geldi.V enem tednu so zaradi mednarodne medijske pokritosti podoba in ime trga Tahrir postala znana po vsem svetu.
Bazı medya üyeleri bunu, zamanda yolculuğun imkansız olduğuna dair bir kanıt olarak algılamışlardır.Nekateri člani medijev so povzeli to kot pokazatelj dokaza, da je časovno potovanje nemogoče.
Medya beni sadece bir kadın vücudu olarak tanıttı.Toda duša je bila predstavljena le kot del telesa.
Roma Lejyonları Medya'ya kadar ilerlediler.Rimske legije so prodrle vse do Medije.
Medya Gündem.Miti našega časa.
Birçok sosyal medya bağlantısaldır.Ta se nanaša na množične medije.
Peiton ve Filip Part ve Medya'yı paylaştı.Pavel je odšel v Filipe in Korint in do Troade.
Spor medyanına Vézina'nın vatanında onun onuru bakımından Centre Georges-Vézina denilmektedir.V Vézinajevem rodnem mestu Chicoutimi se športna dvorana imenuje v njegovo čast - Centre Georges-Vézina.
Bu durum medyada büyük dikkat uyandırdı.Dogodek je dobil velikansko medijsko pozornost.
Burada medya üzerine master yaptı.Tu je tudi opravil magisterij.
Prince Al-Waleed bin Talal, Arap dünyasının en büyük medya imparatorluklarından birine sahiptir.Vodja in ustanovitelje projetka je savdski princ Al-Waleed bin Talal, najbogatejši Arabec na Bližnjem vzhodu.
2011'den itibaren Medya dergisini yayımlamaya başladı.Od oktobra 2000 je začela izhajati internetna različica časopisa.
Ama, bunlar yeni medyanın sadece küçük bir kısmı.Tiesa, šie pavyzdžiai tėra maža naujosios žiniasklaidos dalis.
Dublin İrlanda’nın hem iletişim hem de medya merkezidir.Dublinas yra Airijos žiniasklaidos ir ryšių centras.
Facebook da çoğu kullanıcının aynı zamanda katılımcı olarak yer aldığı sosyal medya örneğidir.Facebook yra socialinės žiniasklaidos modelio pavyzdys, kuriame dauguma vartotojų yra ir dalyviai.
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.Naujosios žiniasklaidos iškilimas taip pat iškėlė ir bendravimą tarp žmonių visame pasaulyje bei internetą.
Kısa sürede büyük ilgi gören oyun medyada geniş yer aldı.Puikus žaidimas greitai patraukė žiniasklaidos dėmesį.
Medya Ege.Labai medingi.
Walt Disney Company, eğlence sektöründe, dünyanın en büyük medya şirketidir.The Walt Disney Company – stambiausia žiniasklaidos ir pramogų bendrovė pasaulyje pajamų atžvilgiu.
Daha sonra medyada grubun dağıldığına dair haberler yayıldı.Vėliau buvo pranešta, kad serijos plėtojime daroma pertrauka.
Japonca olarak, 1958 yılına kadar basılı medyada kullanılmamıştır.Knyga buvo nepastebėta vakarų valstybėse kol nebuvo išversta 1958 metais.
Yabancı medyalara erişim halen sıkı ölçüde kısıtlanmaktadır.Tačiau didelis lytinis aktyvumas vis tiek sugrįžta į vidutines ribas.
2011'den itibaren Medya dergisini yayımlamaya başladı.Nuo 1991 m. steigėja ir leidėja žurnalo „Sveikata“ redakcija.
Ünlü medya yöneticisi hangi göreve getirildi?".Kas šiemet nusipelnė geriausio vadybininko vardo?
Kasady hareketleri medyanın ilgisini çektiğinde gurur duyar.Paduvoje susidomėjo Paduvos averoistų pažiūromis.
Buna karşılık medyan ve ortalama hiç anlamsızdır.Tarpiniams skirstiniams aritmetinio vidurkio ir medianos efektyvumų skirtumas nėra labai didelis.
2010-2011 sezonunda ise Medya Kralı sona erip yerine Kral Çıplak programını yapmıştır.2010–2012 m. buvo LR Seimo narys, kai pakeitė pašalintą Liną Karalių.
Bu lehçe, eğitim, medya, devlet ve iş alanlarında bir norm haline gelmiştir.Ši tarmė galiausiai tapo švietimo, žiniasklaidos, valdžios ir verslo sferų norma.