mecburiyet ile cümle
mecburiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.하지만 만약 우리가 인간의 행복에 대해 이야기하려 한다면 우리는, 반드시 인간 두뇌에 관해 이야기 해야 합니다.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Maar wanneer we spreken over een mensenleven hebben we het natuurlijk over het menselijk brein.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ma se vogliamo parlare del benessere umano dobbiamo necessariamente parlare del cervello umano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Mas se vamos falar sobre o bem-estar humano vamos, necessariamente, falar sobre o cérebro humano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Mutta jos aiomme puhua ihmisen hyvinvoinnista, emme voi välttää puhumista ihmisaivoista.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Nhưng khi nói về hạnh phúc của loài người là chúng ta đang nói về não bộ của con người.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Pero si vamos a hablar de bienestar humano estamos, por fuerza, hablando del cerebro humano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Αλλά εάν θα μιλήσουμε για την ανθρώπινη ευημερία είναι απαραίτητο να μιλήσουμε για τον ανθρώπινο εγκέφαλο.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Но ако говорим за човешкото благосъстояние, сме принудени да говорим за човешкия мозък.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.אך אם בכוונתנו לדון ברווחת האדם הרינו בהכרח דנים במוח האנושי.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.ولكن ان كنا نريد التحدث عن معيشة الانسان فانه يتوجب علينا التحدث حتما عن دماغ الانسان
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.人間の脳は切り離せません なぜなら我々がこの世で経験することは
Bana göstermek mecburiyetindesin!'Du musst ihn mir zeigen."
Bana göstermek mecburiyetindesin!'Musíš mi ho ukázat." Tak malé dítě...
Bu küresel bir mecburiyet. Bunu doğru yapmak zorundayız.국제적으로 긴요한 일이죠. 우린 이것을 바로잡을 필요가 있어요.
Bu küresel bir mecburiyet. Bunu doğru yapmak zorundayız.זהו ציווי עולמי. חובה עלינו לבצעו כהלכה.
Bu küresel bir mecburiyet. Bunu doğru yapmak zorundayız.إنه واجب عالمي. يجب علينا أن نفعل هذا بالشكل الصحيح.
Bu küresel bir mecburiyet. Bunu doğru yapmak zorundayız.ありがとう(拍手)
Bu küresel bir mecburiyet.C'est un impératif mondial.
Bu küresel bir mecburiyet.Ein weltweites Gebot.
Bu küresel bir mecburiyet.Este un imperativ mondial.
Bu küresel bir mecburiyet.Es un imperativo mundial.
Bu küresel bir mecburiyet.È un imperativo globale.
Bu küresel bir mecburiyet.Het is een wereldwijde noodzaak.
Bu küresel bir mecburiyet.Hovoríme o globálnej nevyhnutnosti.
Bu küresel bir mecburiyet.Nó là một mệnh lệnh trên toàn cầu.
Bu küresel bir mecburiyet.Είναι μια παγκόσμια επιταγή.
Bu küresel bir mecburiyet.Це глобальне завдання.
Bu küresel bir mecburiyet.Это глобальная задача.
Bu sabah, bugün okula gitmiyorum. Bana göstermek mecburiyetindesin!'Ты должен показать мне!"
Gelecekte bu çeşit insanlara ihtiyacımız olacağı için bu tarzda akıllarla birlikte çalışmak mecburiyetindeyiz.A opravdu musíme pracovat se všemi typy myslí, protože v budoucnu budeme všechny tyto typy lidí potřebovat.
Gelecekte bu çeşit insanlara ihtiyacımız olacağı için bu tarzda akıllarla birlikte çalışmak mecburiyetindeyiz.또 우리는 이런 종류의 마음들과 함께 일해야 합니다, 왜냐하면 미래에는 이런 유형의 사람들이 절대적으로 필요하기 때문이죠.
Gelecekte bu çeşit insanlara ihtiyacımız olacağı için bu tarzda akıllarla birlikte çalışmak mecburiyetindeyiz.Und wir müssen definitiv mit ihnen arbeiten, denn wir werden diese Leute in der Zukunft absolut brauchen.
Gelecekte bu çeşit insanlara ihtiyacımız olacağı için bu tarzda akıllarla birlikte çalışmak mecburiyetindeyiz.И мы обязательно должны работать с ними, потому что в будущем нам обязательно понадобятся эти люди.
Gelecekte bu çeşit insanlara ihtiyacımız olacağı için bu tarzda akıllarla birlikte çalışmak mecburiyetindeyiz.ובהחלט לעבוד עם כל סוגי המוחות השונים הללו. כי אנו עתידים בהחלט להזדקק לסוגי אנשים כאלה בעתיד.
Gelecekte bu çeşit insanlara ihtiyacımız olacağı için bu tarzda akıllarla birlikte çalışmak mecburiyetindeyiz.将来 このようなタイプの人々を 必要とする時が必ず来ます 仕事について話しましょう
İkincisi, bu bir mecburiyet,두번째로, 그것은 필수적인데
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Deuxièmement, il est impératif de ne pas citer le New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Drugič, niti pod razno ne smete citirati New York Timesa.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Em segundo lugar, é imperativo que não citem o The New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız. (Gülüşmeler)Thứ hai, bắt buộc là bạn không được trích dẫn từ báo New York Times (Cười)
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.În al doilea rând, neapărat să nu citezi din New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Kedua, sangatlah penting anda tidak mengkutip New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Másodszor, létfontosságú, hogy ne hivatkozzanak a New York Times-ra.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Po drugie, absolutnie nie cytujcie New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Po druhé, je zakázané citovať New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Secondo, è obbligatorio che non citiate il New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Segundo, es imperativo que no cites al New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Ten tweede is het van vitaal belang dat je de New York Times niet citeert.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Toisekseen on äärimmäisen tärkeää, että ei siteeraa The New York Timesia.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Zadruhé, je životně důležité, abyste necitovali New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Δεύτερον, είναι επιτακτικό να μην κάνετε αναφορές σε τετριμμένα πράγματα.
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.Второ, жизненоважно е да не цитирате "Ню Йорк Таймс".
İkincisi, bu bir mecburiyet, New York Times'dan alıntı yapmamalısınız.По-друге, ні в якому разі не цитуйте The New York Times.
İkincisi, bu bir mecburiyet,Zweitens:
İkincisi, bu bir mecburiyet,Второй.
İkincisi, bu bir mecburiyet,שנית, זה חיוני
İkincisi, bu bir mecburiyet,ثانياً، من المحتم
İkincisi, bu bir mecburiyet,引用は絶対避けてください
Sporu nefret dolu bir mecburiyete çevirecekler.Ils vont faire du sport une odieuse corvée.