meşru ile cümle

meşru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz."正当な代表である」と言いました でもその後 彼は
Trump'ın ofisine yapılan hac meşrutiyet sağlamıyor.El peregrinaje a la oficina de Trump no le concede legitimidad.
Trump'ın ofisine yapılan hac meşrutiyet sağlamıyor.Το προσκύνημα στο γραφείο του Τραμπ δεν χαρίζει νομιμότητα.
Twitter beslemeleri ile mücadele etmeniz gerekiyor. Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Iar privitul de nori legitimează facerea de nimic.
Twitter beslemeleri ile mücadele etmeniz gerekiyor. Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Y el observar las nubes legitima el no hacer nada.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Dan menatap awan mengesahkan tidak melakukan apa-apa.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.És a felhőnézegetés legitimálja a semmittevést.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.구름찾기는 아무일도 하지 않는 것을 정당화 시켜줍니다.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.La chasse aux nuages est une bonne excuse pour ne rien faire.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.L'osservazione delle nuvole giustifica il far niente.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Molnskådning legitimerar att göra ingenting.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Obserwacja chmur usprawiedliwia nicnierobienie.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Und das Wolkenschauen erlaubt Ihnen, gar nichts zu tun.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Và ngắm mây hợp pháp hóa việc chẳng làm gì.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Wolkenkijken geeft je het recht om niets te doen.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.Ενώ η παρατηρήση συννέφων νομιμοποιεί το να μην κάνεις τίποτα.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.А спостерігання за хмарами робить процес нічого-не-роблення ділом законним.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.И гледането на облаци легитимира правенето на нищо.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.При этом наблюдение за облаками оправдывает ничегонеделание.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.וצפייה בעננים נותנת לגיטימציה ללעשות כלום.
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.إن مشاهدة السحب تجيز لك عدم القيام بأي شيء
Ve bulut gözlemleme hiçbir şey yapmamayı meşrulaştırıyor.(笑)
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.A 'faj' pedig egy illegitim elmélet, amit az énjeink kreáltak félelemre és tudatlanságra alapozva!
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.A rasa to pojęcie niewłaściwe, które nasze 'ja' wytwarza w oparciu o strach i ignorancję.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.E la razza è un concetto illegittimo che abbiamo creato noi basandoci su paura e ignoranza.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.E raça é um conceito ilegítimo que nós criámos baseado no medo e na ignorância.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.그래서 인종은 공포와 무지에 근거한 우리 자신들이 생성한 합법적인 개념이 아닙니다.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.La race est un concept illégitime que nous-mêmes avons créé, basé sur la peur et l'ignorance.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.Och rasen är en orättmätigt koncept som våra själv har skapat byggt på rädsla och okunskap.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.Rasa e un concept ilegitim pe care eurile noastre l-au creat pe baza fricii şi ignoranţei.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.Rasa je nelegitimním konceptem, který jsme sami vytvořili na základě strachu a neznalosti.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.Ras is een ongeldig concept dat onze zelven hebben gecreëerd op basis van angst en onwetendheid.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.Và chủng tộc là một ý niệm phi logic mà con người tạo ra từ chính sự sợ hãi và thiếu hiểu biết của mình.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.Y la raza es un concepto ilegítimo que hemos creado nosotros mismos basado en el temor y la ignorancia.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.Και η φυλή είναι μια "παράνομη" έννοια που εμείς έχουμε δημιουργήσει βασισμένοι σε φόβο και άγνοια.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.А раса - невиправдане поняття, створене нами внаслідок страху і неосвіченості.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.А раса - это необоснованное понятие, изобретенное нами вследствие страха и невежества.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.Концепцията за расата е нелогична, като ние сме я създали, основавайки се на страх и невежество.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.וגזע הוא מושג לא לגיטימי שאנו עצמנו יצרנו בהתבסס על פחד ובורות.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.والعرق هو مفهوم لا أصل له نحن أنشأناه بأنفسنا مبنيا على خوفنا والجهل.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.所以,種族系一個不合理的概念 系我地自我所塑造的 基於恐慌與無知。
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.非論理的な概念で そのもとにあるのは 恐怖と無知なのです 不思議なことに これがわかっても
Yani tamamen meşru." Ama bunlarla tam olarak ne yapacağını bilmiyor.Maar hij wist niet goed wat hij ermee moest doen.
Yani tamamen meşru."보통 다른 블록들처럼 말야."
Yani tamamen meşru.""וזה לחלוטין לגיטימי."
Yani tamamen meşru."هكذا هى شرعية تماماً
Yani tamamen meşru."息子は これで何をすればいいのか 分かりません
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Alors je justifiais de ne pas écrire en faisant un cadeau.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Así justificaría el no escribir al hacer una donación.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.A tím jsem si vlastně ospravedlnil nepsaní, protože jsem něco daroval.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Così avrei giustificato l'atto di non scrivere facendo un dono.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Dann würde ich nicht zu schreiben sozusagen damit rechtfertigen, dass ich Geschenke mache.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Então eu como que justificava não escrever com a entrega de uma dádiva.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.그러니 저는 글을 쓰지 않는 것을 선물을 주는 것이라는 식으로 정당화했습니다.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Så ville jeg kunne retfærdiggøre ikke at skrive ved at give en gave.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Sehingga saya bisa membenarkan tidak menulis itu untuk menyumbang.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Şi atunci mi-aş justifica oarecum că nu scriu printr-un cadou pe care îl dau.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Szóval tulajdonképpen ellentételezném a nem írást azzal, hogy ajándékozok.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Vậy nên tôi sẽ kiếm cớ cho việc không viết bằng cách tặng đi một món quà.
Yani yazmamayı bir bağış yaparak meşru hale getirmekteydim.Want dan zou ik het niet-schrijven goedpraten door een gift te geven.
İlgili Sayfalar