meşru ile cümle
meşru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
SUÇLARIN VE CEZALARIN MEŞRULUĞU VE ORANSALLIĞIİLKELERİLEGALITETSPRINCIPPET OG PRINCIPPET OM PROPORTIONALITET MELLEM LOVOVERTRÆDELSE OG STRAF
SUÇLARIN VE CEZALARIN MEŞRULUĞU VE ORANSALLIĞIİLKELERİPRINCIPIILE LEGALITĂŢII ŞI PROPORŢIONALITĂŢII INFRACŢIUNILOR ŞI PEDEPSELOR
SUÇLARIN VE CEZALARIN MEŞRULUĞU VE ORANSALLIĞIİLKELERİRÄTTIGHETERNAS OCH PRINCIPERNAS RÄCKVIDD OCHTOLKNING
SUÇLARIN VE CEZALARIN MEŞRULUĞU VE ORANSALLIĞIİLKELERİZASADY LEGALNOŚCI ORAZ PROPORCJONALNOŚCICZYNÓW ZABRONIONYCH ZAGROŻONYCH KARĄI KAR
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Cô bán nước, nước giải khát và bán thẻ nạp tiền điện thoại.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Dia menjual air, minuman ringan dan kartu prabayar ponsel.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Elle vend de l'eau, vend des boissons gazeuses et vend des cartes de recharge pour les téléphones portables.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Hun sælger vand, sodavand og taletidskort til mobiltelefoner.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.그녀는 물 장사도 하고, 음료수를 팔고, 그리고 휴대폰 충전 카드도 팔았지요.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Sie verkauft Wasser, Getränke, und Karten zum Wiederaufladen von Handies.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Sprzedaje wodę, napoje bezalkoholowe doładowania do komórek.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Vende acqua, vende bibite e vende ricariche del telefono.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Vende agua, refrescos y tarjetas de recarga para móviles.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Vende água, vende refrigerantes e vende cartões recarregáveis para telemóveis.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Vinde apă, băuturi răcoritoare şi vinde cartele de reîncărcare pentru telefoane.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Vizet árul, üdítőket árul, és feltöltőkártyákat árul mobiltelefonokhoz.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Ze verkoopt water, frisdranken, en oplaadkaarten voor mobiele telefoons.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Πουλάει νερό, πουλάει αναψυκτικά και πουλάει κάρτες ανανέωσης για κινητά.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Вона продає воду, безалкогольні напої та картки поповнення рахунку для мобільних телефонів.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Она продаёт воду, безалкогольные напитки и пополняемые карты для мобильных телефонов.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.Тя продава вода, продава газирани напитки и продава карти за мобилни телефони.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.היא מוכרת מים, מוכרת משקאות קלים ומוכרת כרטיסים נטענים לטלפונים ניידים.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.تبيع الماء، وتبيع المشروبات الغازية وتبيع بطاقات التعبئة للهواتف المحمولة.
Su ve meşrubat satarak geçiniyor ve cep telefonları için şarj kartları satıyor.携帯電話のカードなどを売っています 自らの教育資金に当てるのだと
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Când copiem avem justificări.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Cuando copiamos lo justificamos.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Kali kopiować dobrze.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Když kopírujeme, tak si to ospravedlníme
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Khi sao chép, ta biện hộ.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.내가 베낄 땐 정당화하고
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Når vi kopierer retfærdigører vi det.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Quand nous copions, nous justifions.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Quando copiamo lo giustifichiamo.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Quando copiamos, justificamos.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Waneer wij kopiëren, rechtvaardigen wij dit.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Wenn wir kopieren, rechtfertigen wir.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Όταν εμείς έχουμε αντιγράψει το δικαιολογούμε.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Когато копираме, ние намираме оправдание.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.Когда мы копируем, мы оправдываем это.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.כאשר אנו מעתיקים אנו מצדיקים זאת.
Taklit eden bizsek meşrulaştırırız.他人がコピーする時はそれを中傷する
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Chúng ta là những đại diện chính đáng duy nhất cho lợi ích công cộng"
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Jesteśmy jedynymi prawowitymi reprezentantami interesu publicznego."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Kitalah satu-satunya wakil yang sah dari kepentingan umum."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""오로지 우리의 정부만이 공공이익을 합법적으로 대표할 수 있다"
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Mi vagyunk a közérdek egyetlen törvényes képviselői."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""My jsme jedinými oprávněnými zástupci veřejného zájmu."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Noi siamo gli unici rappresentanti legittimi del'interesse pubblico."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Nós somos os únicos legítimos representantes do interesse público."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz."" Nous sommes les seuls et légitimes représentants de l'intérêt public. "
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz."'Somos los únicos representantes legítimos del interés público.'
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Vi är de enda legitima representanterna för allmännyttan."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Wij zijn de enige legitieme vertegenwoordigers van het algemeen belang."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Wir sind die einzig berechtigten Repräsentativen des öffentlichen Interesses."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Είμαστε οι μόνοι νόμιμοι εκπρόσωποι του δημοσίου συμφέροντος".
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Ми -- єдині легітимні представники інтересів суспільства."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Мы единственные законные представители интересов народа".
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Ние сме единствените легитимни представители на обществения интерес. "
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""אנו הנציגים הלגיטימיים היחידים של האינטרס הציבורי."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""نحن الممثلون الوحيدون الشرعيون للرأي العام".