meşgul ile cümle
meşgul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dawn onların yanına hediye almaya kiminle gideceğini sormak için gider ama hepsi bir işle meşguldür.Тод спрашивает, куда им ехать, когда всё для него почти одинаково.
Her yerde, işçi müfrezeleri sistemli bir şekilde kiliseleri yıkmakla meşgul.То и дело встречались рабочие бригады, занимавшиеся систематическим сносом церквей.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Вместе с этим занимался и научной деятельностью.
Ölümüne kadar da orada bilimle meşgul oldu.В этом научном институте она трудилась до самой смерти.
Ayrıca bunun yanında meşgulüm.Сейчас я слишком занят для этого.
Bu arada Ceza da ilk solo albümüyle meşgul oldu.Однако, только первая попала в финальный треклист альбома.
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.Для старых перьев использовали деревянные удлинители.
Doğu ve güney cephelerinde de meşguldüler.Воевал на Восточном и Южном фронтах.
Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?كم تحتاج في اعتقادك؛ لإنجاز هذا العمل؟..
Artık sadece Robert Kolej'de öğretmenlikle meşguldü.وأصبح مشغول فقط بالتدريس في كليه روبرت.
Telefon hattını yine meşgul ediyor."يشغل خط الهاتف مرة أخرى.
Heinrici Hitler'le konuşmak istedi ancak Krebs, Hitler'in çok meşgul olduğunu söyledi.وطلب هاينريكي أن يتحدث إلى هتلر، ولكن كربس أخبره أن هتلر مشغول للغاية ولا يستطيع أن يتلقى هذا الاتصال.
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.كماتنبئ بقاياها القديمة.
Ölümüne kadar da orada bilimle meşgul oldu.وتفرغ بعدها لأعماله العلمية حتى وفاته.
Hâlâ meşgulüm.ما زلت مشغولًا.
Hangi işle meşgulsün?ما مهنتك؟
Bir arı gibi meşgulüm.أنا مشغول مثل النحلة
O, mektupları yazmakla meşguldü.إنها مشغولة في كتابة الرسائل.
Hem Tom hem de Mary o zaman meşguldü.كل من توم وماري كانا مشغوليْن في ذلك الوقت.
Hiperişlem Meşgul kunduz Tetrasyon Knuth, Donald E., "Coping With Finiteness", Science vol.Hiperoperação Algoritmo do Castor Tetração Knuth, Donald E., "Coping With Finiteness", Science vol.
(Meşgul müydün?) "wh" sorularında soru zarfı başa gelir: When did you visit them?When did you see her last? (br: Quando você a viu pela última vez?)
II. Dünya Savaşı'nda balkanlardaki anti-partizan operasyonlarıyla meşgul olmuşlardı.Foi envolvida em operações anti-partisan nos Bálcãs durante a Segunda Guerra Mundial.
Kırk sene irşad meşgul oldu.A obra demorou 40 anos em ser terminada.
Humboldt Tegel’deki on yıllık yaşamı boyunca öncelikli olarak dil araştırmalarıyla meşgul olmuştur.Durante os quinze anos em que Humboldt ficou em Tegel, ocupou-se em estudar Linguística.
Meşgul kunduz fonksiyonu Σ, herhangi bir hesaplanabilen fonksiyondan daha hızlı büyüyen bir fonksiyondur.Na verdade, pode ser mostrado que ela cresce mais rapidamente do que qualquer função computável.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Também fazia parte das suas responsabilidades pesquisas científicas.
Bu arada Ceza da ilk solo albümüyle meşgul oldu.Além disso, participou do clipe do primeiro single do álbum.
Ayrıca bunun yanında meşgulüm.Nisso também me tenho empenhado.
Telefon hattını yine meşgul ediyor."«Programa de TV volta a causar pane telefônica».
Bu zaman insanların temel meşguliyeti avcılık ve toplayıcılık vardı.Esses homens viviam principalmente da colecta e da caça.
Çoğu filozof sadece felsefe ile meşgul değildir.Para o filósofo, a maioria das entidades não têm consciência.
Ben çok meşgulüm.Estou muito ocupado.
Çok meşgulüm.Estou muito ocupado.
Dün çok meşguldüm.Eu estava muito ocupado ontem.
Ken şu anda meşgul, değil mi?Ken está ocupado agora, não está?
O çok meşgul.Ela está muito ocupada.
O her zaman meşgul.Ele está sempre ocupado.
Tom hâlâ beni göremeyecek kadar çok meşgul mü?O Tom ainda está ocupado demais para me ver?
Meşgulüm, dolayısıyla yardımcı olamam.Estou ocupado, por isso não posso ajudar.
Fakat yükselmek ile meşgul olduklarından bu planlarını unuttular.Dezen verwaarloosden haar echter.
Sırf şer işleyen, insanları yoldan çıkarmakla meşgul olan varlıklardır.Deze wordt alleen tegen kwaadwillende mensen uitgevoerd.
Örneğin lama sürüleriyle meşgul olurlardı.Wandelpad door oude beukenbossen.
Bugünlerde kafasını meşgul eden iki şey vardır.Tegenwoordig is het opgesplitst in twee panden.
Divan-ül Ceyş veya Divan-ü Cünd: Askeri işlerle meşgül olan yapı.Zentuinen of rotstuinen: Deze tuinen zijn bedoeld voor meditatie.
Orada toplu mezarlardan kayıpların cesetlerini çıkarmakla meşguldür.Vandaar de wanordelijke ligging van de graven.
Yeni eseler kaleme almakla meşgul oldu.Laatstgenoemde wil het pandje opkopen.
Yeniden talebe yetiştirmekle meşgul oldu.Men wist zich weer te handhaven in Bevordering.
Kırk sene irşad meşgul oldu.De omvangrijke werkzaamheden namen 40 jaren in beslag.
Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?Weet u nog hoelang ik hier werk?
Köy sakinleri 1960'lı yıllara kadar tütün ekimi ile meşgul oldular.De buurtschap heeft tot in de jaren 1960 een tabakszaak gehad.
Claudius hemen Poppea'nın başka işlerle gayet meşgul olduğunu anlar.Keela merkt dat Sophie wel erg druk is met junior.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.Hij verwierf een grote reputatie als bevlogen docent, zeer toegewijd aan zijn studenten.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Beroepsmatig hield hij zich bezig met wetenschappelijke werkzaamheden.
Korkarım ki hat meşgul.Ik ben bang dat de lijn bezet is.
O çok meşgul olmalı.Ze is zeker druk bezig.
Ben ona yardımcı olamayacak kadar çok meşgulüm.Ik heb het te druk om haar te helpen.
Annem her zaman meşgul.Mijn moeder is altijd bezig.
Meşgul olduğum için size yardımcı olamam.Ik kan niet helpen, want ik ben bezig.
Ben ona yardım edemeyecek kadar çok meşgulüm.Ik heb het te druk om hem te helpen.
Ev işleri ile meşguldü.Zij was bezig met het huishouden.
İlgili Sayfalar