Ana içeriğe geç
Sözlük

maviye ile cümle

maviye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.A więc tydzień, dwa , trzy tygodnie minęły, i w końcu powiedziałam, "No to może niebieski?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Eén, twee, drie weken gingen voorbij, tot ik zei: "Wat dachten jullie van blauw?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Így egy hét, két hét, három hét is eltelt, és végül azt mondtam: "Nos, mit szóltok a kékhez?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.그러면서 한 주, 두 주, 세 주가 지났고 결국 저는 "음, 파란색은 어때요?" 라고 했습니다.
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Passarono così 2, 3 settimane, e alla fine proposi: "Beh, che ne pensate del blu?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Passou-se uma semana, duas semanas, três semanas e por fim eu disse, "Que tal azul?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Så, en uge, to uger, tre uger gik, og endelig sagde jeg, "Nå, hvad med blå?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Şi a trecut o săptămână, apoi două, trei şi într-un final am spus "Ei bine, ce ziceţi de albastru?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Ubehol jeden týždeň, dva, tri, až som povedala: "Čo tak modrá?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Une semaine, deux semaines, trois semaines ont passé, et finalement j'ai dit "Bon, et en bleu?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.Прошла одна неделя, другая, за ней третья, и в конце концов я спросила: "Ну и как насчёт синего цвета?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.ואז עברו שבוע, שבועיים, שלוש ובסופו של דבר אמרתי: "טוב, מה דעתכן על כחול?"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.لذا، مرّ أسبوع، أسبوعين، ثلاثة أسابيع، وفي النهاية، قلت" حسناً، ما رأيكم باللون الأزرق؟"
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.最後に私が「じゃあ、青はどう?」と聞くと 「青は大好きだわ 青にしましょう」
Bu ađacý maviye boyamýţlar çünkü bu bölge özel bir bölge.Ils ne marquent que les arbres qu'ils vont laisser.
Bu ađacý maviye boyamýţlar çünkü bu bölge özel bir bölge.Marcan los árboles que dejarán vivos.
Bu ađacý maviye boyamýţlar çünkü bu bölge özel bir bölge.Помечают только те, что собираются оставить.
Bu yüzden gördüğünüz tüm kızıl ışınlar maviye dönüş yaşar.그러니, 여러분이 보게 될 모든 붉은 빛은 청색이동이 된 것입니다.
Bu yüzden gördüğünüz tüm kızıl ışınlar maviye dönüş yaşar.Więc wszystkie czerwone światła, które widzisz nazywam blueshifted.
Bu yüzden gördüğünüz tüm kızıl ışınlar maviye dönüş yaşar.Έτσι όλα τα κόκκινα φώτα που βλέπεις είναι αυτό που λέμε σμίκρηνση του μήκους του κύματος.
Bu yüzden gördüğünüz tüm kızıl ışınlar maviye dönüş yaşar.Любой красный свет, который вы видите, - это так называемое фиолетовое смещение.
Bu yüzden gördüğünüz tüm kızıl ışınlar maviye dönüş yaşar.Така че, цялата червена светлина, която виждате е с така нареченото "синьо отместване".
Bu yüzden gördüğünüz tüm kızıl ışınlar maviye dönüş yaşar.Тому, усе червоне світло, що ви бачите ми називаємо фіолетовим зміщенням спектра.
Bu yüzden gördüğünüz tüm kızıl ışınlar maviye dönüş yaşar.青い光は 紫外線などに 絞られます
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Das braucht mehr Rot, das braucht mehr Blau, das braucht eine andere Form.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Er moet meer rood bij, of meer blauw; er is een andere vorm nodig.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Il faut plus de rouge, il faut plus de bleu, il faut une forme différente.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.빨강이 더 필요하구나, 파랑이 더 필요하구나 다른 형태가 필요하구나 이런 것들요.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Necesita más rojo, necesita más azul, necesita una forma diferente.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Precisa de mais vermelho, de mais azul, precisa de uma cor diferente.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Serve più rosso, ha bisogno di più blu c'è bisogno di una forma differente.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.To potrzebuje czerwieni, a to błękitu, to potrzebuje innego kształtu.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Trebuie mai mult roșu, trebuie mai mult albastru, trebuie altă formă.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Θέλει κι άλλο κόκκινο, θέλει κι άλλο μπλε, θέλει διαφορετικό σχήμα.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Има нужда от повече червено, повече синьо, различна форма.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.Это требует другой формы.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.זה צריך יותר אדום, זה צריך יותר כחול, זה צריך צורה אחרת.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.انها تحتاج الى مزيد الأحمر ، انها تحتاج الى مزيد الزرقاء ، انها تحتاج الى شكل مختلف.
Daha kırmızı olmalı , biraz daha maviye ihtiyacı var veya da farklı bir şekilde olmalı.別の形が必要だとか そういう創作上の判断をしながら
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.A kiedy schodzicie głębiej, ta śliczna błękitna woda, w którą wpadliście, zmienia kolor na coraz ciemniejszy.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Amint lefelé haladsz, a csodás, kék víz, amiben elmerültél egyre sötétebb kékké válik.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Jak klesáte hlouběji, nádherná modř vody přechází do stále tmavších odstínů.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.깊이 내려갈수록, 잠수함을 막 탔을 때 봤던 아름다운 푸른 바닷물은 색이 진해집니다, 짙은 남색에서
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Mentre scendete in profondità, quella meravigliosa acqua blu in cui vi siete buttati diventa sempre più scura.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Syvemmällä ihanan sininen vesi, johon sinut laskettiin, vaihtuu yhä tummemmaksi.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.Terwijl je afdaalt, wordt dat mooie, blauwe water waarin je vertrok langzaamaan donkerder en donkerder blauw.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.וככל שאתה מעמיק,המים הכחולים שלתוכם צללת נהפכים לכחול כהה וכהה יותר.
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.بينما تنزلون في عمق أكثر, ذاك الماء الأزرق الذي نزلتم فيه يخرج درجات أعمق من الزرقة
Derinlere indikçe, yola başladığınızdaki o şahane mavi su git gide daha koyu maviye döner.どんどん深く濃くなり やがて深いラベンダー色になり
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Deci nu pot sa vada pensula sau altceva.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Donc ils ne peuvent pas voir le pinceau ou autre chose.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -E,deixe-me ver,essa é o tipo de vista de cima do quarto
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Jotta he eivät näe maalisutia tai mitään.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -No pueden ver la brocha ni nada.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Quindi non sanno il proprio colore o altre informazioni
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Takže nemůžou vidět štětec nebo cokoliv.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Więc nie widzą nawet pędzla.
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -Така, че не могат да видят четката
Diyelim ki, odadaki herkesin alnını maviye boyadık. -何かを塗られたかは見えません。
Eklediğimiz genlerden ötürü rengi maviye döndü.A devenit albastră din cauza genelor pe care le-am pus în cromozom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod