2006 (Artshop Yayınlarından çıkan serinin ikinci kitabıdır) Masumiyet ve Tecrübe Şarkıları, Çev.Op.18.- Cantos de Inocencia y de Experiencia.
Gümüş, ahlaki masumiyetin ve kutsallığın amblemidir.L'argento era l'emblema dell'innocenza morale e della santità.
Hepsi inanılmaz eğlenceliydi...kendimi onlarda gördüm...kızlığımı, zekamı ve masumiyetimi".وقالت أن جميعهم ممتعون بطريقة لا تصدق، وكنت أرى نفسي في مكانهم في طفولتي، وأحب برائتهم، وأسلوبهم.
Masumiyeti yüzünden hiçbir şeyden korkmaz.فوجودي ليس يخشى عدمي ..
"Masumiyet Müzesi'nden ilk kare!".Eerste optreden: het Misdaadmuseum.
"Masumiyet Müzesi".Museum van Kunstnijverheid”.
"Masumiyet Müzesi nihayet açılıyor".Muzeum niewinności (Masumiyet Müzesi), przeł.
"Masumiyet Müzesi=Akıllı Proje"."Tolkning av Nya testamentet : .
Ayrıca, Masumiyet'in Zeki Demirkubuz'la birlikte iki yapımcısından biridir.Je také jedním ze dvou vynálezců dyšny Kylchap.
Faust tarafından baştan çıkarılan Gretchen, kendisine zıt olan masumiyetin kişileştirilmesidir.Markétka, Faustem svedená, je oproti němu ztělesněním čisté nevinnosti.
Hepsi inanılmaz eğlenceliydi...kendimi onlarda gördüm...kızlığımı, zekamı ve masumiyetimi".Erau incredibil de amuzante... și mă regăseam în ele... cu inocența mea.”
Pohl, ölümüne kadar masumiyetinde ısrar etti ve sadece bir "Basit subay" olduğunu belirtti.Ο Μόλα απάντησε: Όχι, ξέρει πώς να πεθάνει ως αξιωματικός.
Masumiyet Müzesi, 28 Nisan 2012'de açıldı.Frihedsmuseet nedbrændte den 28. april 2013.
Tek boynuzlu atlar masumiyet ve saflık fikrini temsil ediyordu.Billederne var præget af forestillinger om renhed og uskyld.
"Masumiyet Müzesi nihayet açılıyor"."Balai Budaya yang Kian Tenggelam".
Hepsi inanılmaz eğlenceliydi...kendimi onlarda gördüm...kızlığımı, zekamı ve masumiyetimi".Họ hài hước đến kinh ngạc... và tôi nhìn thấy mình ở họ... nét nữ tính, hiểu biết và sự trong trắng của tôi."
Masumiyeti yüzünden hiçbir şeyden korkmaz.不畏罪因不畏苦果。
İmparatoriçe Pyotr'un masumiyetine inandırılmıştır ve Pyotr'un serbest bırakılmasını emreder.女皇已经确信了彼得的清白并命令了将他释放。
Buckland, DNA parmakizlemesi ile masumiyeti kanıtlanan ilk kişi oldu.巴克蘭因此成為首位因DNA分析證據而免除犯罪指控的嫌疑犯。
Hepsi inanılmaz eğlenceliydi...kendimi onlarda gördüm...kızlığımı, zekamı ve masumiyetimi".그리고 모든 시간에 난 가장 어려운 논점들의 본질로 내려가는 데 그의 용기, 애국심, 현명, 전망과 능력에 감탄하였다."고 말하였다.
Mesela Kader filminin hikâyesi Kars'ta biter ancak Masumiyet filminde Diyarbakır olarak geçmektedir.예를 들어 제나로는 소설에서 살아남지만, 영화에서는 죽는다.
Masumiyeti yüzünden hiçbir şeyden korkmaz.Той не се страхува от брат си заради престъпленията си.
Sözlük anlamı olarak masumiyet suçsuzluk anlamına gelir.В нерелигиозен смисъл е синоним на провинение.
Işık, neşe, saflık, güzellik, masumiyet ve barış tanrısıdır.Je bog svetlobe, nedolžnosti, lepote, veselja, nedolžnosti, čistost in miru; pooseblja poletje.
Masumiyet Müzesi, 28 Nisan 2012'de açıldı.Tarvastu Muuseum avati 29. detsembril 2011.
Baţka bir ţey var bu çocukta. Baţka bir masumiyet var yüzünde.Когато баща ти види как го гледаш, Гюней ще пострада.
Bir masumiyet idolü. Doğal bir güzellik.Az ártatlanság megtestesítője Egy természetes szépség.
Bir masumiyet idolü. Doğal bir güzellik.Một nét đẹp trong sáng, một vẻ đẹp tự nhiên
Bir masumiyet idolü. Doğal bir güzellik.صورة من البراءة الجمال الطبيعي
Bir masumiyet idolü.Kesan yang tidak bersalah.
Bir masumiyet idolü.L'image de l'innocence.
Bir masumiyet idolü.Una imágen de inocencia.
Bir masumiyet idolü.Una imágen de inocencia.
Bir masumiyet idolü.Un'immagine di innocenza.
Bir masumiyet idolü.Wizerunek niewinności.
Bu resimde Van Gogh bize çok sofistike bir masumiyeti gösteriyor.Van Gogh nám ukazuje vyjimečně sofistikovanou nevinnost. (hudba)
Bu resimde Van Gogh bize çok sofistike bir masumiyeti gösteriyor.Van Gogh pozwala nam w nadzwyczajny i wyrafinowany sposób doświadczyć niewinności.
Bu resimde Van Gogh bize çok sofistike bir masumiyeti gösteriyor.Ван Гог показує нам надзвичайно витончену невинність.
Bu resimde Van Gogh bize çok sofistike bir masumiyeti gösteriyor.И ни всъщност ни демонстрира една необикновено изтънчена невинност. .
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Aber ich war mir meiner Unschuld sicher.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Ale byla jsem si jistá svou nevinou.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Ale byłam pewna, że jestem niewinna.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Bola som si teda istá svojou nevinou.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Dar eram sigură de nevinovăția mea.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.De biztos voltam az ártatlanságomban.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Jag var däremot säker på min oskuld.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.하지만 제가 무죄라는 것 만큼은 확신했습니다.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Maar ik was zeker van mijn onschuld.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Ma di una cosa ero sicura, della mia innocenza.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Mais ce dont j'étais sûre, c'était de mon innocence.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Mas do que eu tinha certeza era da minha inocência.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Nhưng tôi biết mình vô tội.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Pero estaba segura de mi inocencia.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Tapi saya yakin bahwa secara hukum saya tak bersalah.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Αλλά ήμουν σίγουρη για την αθωώτητά μου.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Бях убедена в невиността си.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.Зато у меня была уверенность в своей невиновности.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.אבל מה שהייתי בטוחה בו היתה חפותי.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.والشيء الذي كنت متأكدة منه هو براءتي.
Fakat emin olduğum şey masumiyetimdi.法を破ってはいないし身なりも整えていました