masraf ile cümle
masraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sigortanın hangi tutardaki tedavi masraflarını kapsaması gerektiği eğitiminizin ne kadar süreceğine bağlıdır.La magnitud de los gastos médicos que cubra el seguro dependerá de la duración de los estudios.
Sigortanın hangi tutardaki tedavi masraflarını kapsaması gerektiği eğitiminizin ne kadar süreceğine bağlıdır.Le montant des frais de soins couverts par l’assurance dépend de la durée de vos études.
Sigortanın hangi tutardaki tedavi masraflarını kapsaması gerektiği eğitiminizin ne kadar süreceğine bağlıdır.Se, miten suuret hoitokulut vakuutuksen täytyy kattaa, riippuu opintojesi kestosta.
Sigortanın hangi tutardaki tedavi masraflarını kapsaması gerektiği eğitiminizin ne kadar süreceğine bağlıdır.Размер страхового покрытия зависит от срока вашего обучения.
Sigortanın hangi tutardaki tedavi masraflarını kapsaması gerektiği eğitiminizin ne kadar süreceğine bağlıdır.قدر مبلغ تكاليف العلاج المتوجب على التأمين أن يغطيه، يعتمد على المدة التي سوف يستغرقها تعليمك.
Sigortanın hangi tutardaki tedavi masraflarını kapsaması gerektiği eğitiminizin ne kadar süreceğine bağlıdır.保险的最高赔付额取决于您的学习时间。例如,在芬学习不满两年时,保险中医疗保险费用的最低赔付额为至少100,000欧元。
Sigortanın hangi tutardaki tedavi masraflarını kapsaması gerektiği eğitiminizin ne kadar süreceğine bağlıdır.保险的最高赔付额取决于您的学习时间。例如,在芬学习不满两年时,保险中医疗保险费用的最低赔付额为至少120,000欧元。
Şimdi, faiz düşer, bu da Birleşik Devletler hükümetinin borçlanma masrafının düşmesi anlamına gelir.A więc oprocentowania idzie w dół, to oznacza, że koszt pożyczania dla rządu USA idzie w dół.
Şimdi, faiz düşer, bu da Birleşik Devletler hükümetinin borçlanma masrafının düşmesi anlamına gelir.Bây giờ khi lãi suất giảm, suy ra chi phí vay tiền của Chính phủ Mỹ được giảm bớt
Şimdi, faiz düşer, bu da Birleşik Devletler hükümetinin borçlanma masrafının düşmesi anlamına gelir.L'intérêt qui diminue, ça signifie que le coût d'emprunt pour le gouvernement américain diminue aussi.
Şimdi, faiz düşer, bu da Birleşik Devletler hükümetinin borçlanma masrafının düşmesi anlamına gelir.Úrok klesá, což znamená, že cena za půjčení pro vládu Spojených států klesá.
Sıkı çalışırsam, hastane ve ilaç masraflarını karşılayabiliyorum.Cu eforturi susþinute, mã pot descurca cu spitalul ºi cu cheltuielile pentru medicamentaþie.
Sıkı çalışırsam, hastane ve ilaç masraflarını karşılayabiliyorum.Wenn ich fleißig arbeite, kann ich die Krankenhaus- und Arzneikosten zahlen.
Sıkı çalışırsam, hastane ve ilaç masraflarını karşılayabiliyorum.Με σταθερή εργασία, μπορώ να βγάλω πέρα τα έξοδα φαρμάκων και νοσηλείας.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Apoi mi-am plătit primul an de universitate la Carlton vânzând din uşă în uşă ploşti din piele pentru vin.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Assim, paguei o meu primeiro ano na universidade em Carleton a vender odres de vinho de porta em porta.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.그리고 저는 Carlton 대학 1학년에 드는 돈 전부를 방마다 돌아다니며 와인스킨(wine skin: 와인을 담는 가죽 부대)을 팔아서 마련했습니다.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Első évemet a Carltonon pedig abból finanszíroztam, hogy ajtóról ajtóra mentem és bőrkulacsokat árultam.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.E poi mi pagai tutto il primo anno a Carlton vendendo otri per il vino porta a porta.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Later betaalde ik mijn hele eerste jaar universiteit van Carlton door wijnzakken huis-aan-huis te verkopen.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Opłaciłem pierwszy rok na unwersytecie Carleton, chodząc po domach i sprzedając worki na wino.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Taky jsem úplně zaplatil můj první ročník na univerzitě v Carltonu podomním prodejem vaků na víno.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Y luego me pagué todo el primer año de universidad en Carlton vendiendo botas de vino de puerta en puerta.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Μετά πλήρωσα για τον πρώτο χρόνο στο πανεπιστήμιο του Κάρλτον πουλώντας ασκούς κρασιού πόρτα-πόρτα.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.Потом я сам оплатил себе первый курс университета в Карлтоне, продавая бурдюки по домам.
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.ואז שילמתי את כל השנה הראשונה שלי באוניברסיטה בקרלטון בעזרת מכירת שקי יין מדלת לדלת
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.ومن ثم عملت لكي ادفع مصاريف سنتي الاولى في جامعة كارلتون عن طريق بيع " حافظات النبيذ " هذه
Sonra Carlton'da, üniversitedeki ilk yılımın tüm masraflarını kapı kapı şarap tulumu satarak karşıladım.ワイン用の革袋を売って稼ぎ出しました ラム酒の40オンス瓶や
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.Aufgrund dessen haben sich die Ausgaben über die Jahre parallel zu den Volumina entwickelt.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.Az elmúlt években a számok növekedése a kiadások növekedésével járt.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.Door de jaren heen is het resultaat daarvan dat de uitgaven omvangrijk zijn geworden.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.그 결과 수 년 동안 서비스 건수와 함께 지출이 증가했습니다.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.Le résultat a été, au fil des années, les dépenses ont augmenté avec les volumes.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.Negli anni, il risultato è stato che la spesa è aumentata col volume.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.Rezultatul a fost, de-a lungul anilor, cheltuielile au crescut o dată cu volumul.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.Skutkiem tego, na przestrzeni lat, wydatki wzrosły wraz z ilością operacji.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.В итоге, со временем, расходы увеличились пропорционально обороту.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.Резултатът беше, през годините, че разноските се увеличиха в пъти.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.התוצאה היתה שבמהלך השנים נפח ההוצאה גדל
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.وكانت النتيجة ، على مر السنين ، زيادة النفقات مع الوحدات.
Sonucta, yillar boyunca, masraflar yukluce artti.支出が大きく増えました また収入も大幅に増え
Son zamanlarda, toplulukların birbirleriyle görüşme masrafları ucuzladığı için,De legújabban, amióta a kommunikációs költségek
Son zamanlarda, toplulukların birbirleriyle görüşme masrafları ucuzladığı için,하지만 좀 더 최근에는, 집단들이 서로 소통할 수 있게 하는 비용이 바닥을 쳤고
Son zamanlarda, toplulukların birbirleriyle görüşme masrafları ucuzladığı için,לאחרונה, מכיוון שהמחיר של לאפשר לקבוצות לתקשר אחת עם השנייה צנח דרך הרצפה --
Son zamanlarda, toplulukların birbirleriyle görüşme masrafları ucuzladığı için,وفي الآونة الأخيرة ، لأن تكاليف السماح للمجموعات بالإتصال مع بعضهم البعض إنخفضت الى الأرض--
Son zamanlarda, toplulukların birbirleriyle görüşme masrafları ucuzladığı için,劇的に下がりました コミュニケーションのコストというのは
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,A támogatónk megpróbálkozott egyedül. A költség emelkedett.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Il nostro sponsor tentò di realizzare eventi per proprio conto. Le spese sono cresciute.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,우리의 스폰서는 스스로 행사를 조직하고 실행했습니다. 간접비용은 오히려 더 늘어났죠.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Náš sponzor šel zkusit dělat akce sám. Režijní náklady šly nahoru.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Nhà bảo trợ của chúng tôi đã đi và thử tự làm các sự kiện. Chi phí gia tăng.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Notre parrain a essayé d'organiser les évènements lui-même. Les frais généraux ont augmenté.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Nuestro patrocinador trató de hacer eventos por su cuenta. Los gastos generales aumentaron.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,O nosso patrocinador foi tentar fazer os eventos sozinho.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Sponsor spróbował prowadzić akcje charytatywne na własną rękę. Koszty ogólne wzrosły.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Sponsorul nostru a ieşit şi a încercat evenimentele pe cont propriu. Cheltuielile de regie au crescut.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Unser Sponsor versuchte, die Sache selbst aufzuziehen. Die Gemeinkosten stiegen nun.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Ο σπόνσοράς μας προσπάθησε να κάνει τις εκδηλώσεις μόνος του. Τα λειτουργικά ανέβηκαν.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Наш спонсор попытался сам заниматься акциями по сбору денег. Накладные расходы выросли.
Sponsorumuz gidip kendi organizasyonlarını düzenlemeye kalktı masrafları arttı,Спонсорът ни започна да управлява самият той. Режийните разноски се увеличиха.