Kız kardeşim yüksekokula girmekte zorlanıyordu onun eğitim masraflarını karşıladım.أختي كانت تجتهد للحصول على شهادتها دون الجامعية. فكنت أساعدها بدفع رسوم الدراسة
Kız kardeşim yüksekokula girmekte zorlanıyordu onun eğitim masraflarını karşıladım.学費を払い 貧しかった優秀ないとこの
Konsey faaliyetlerinin masraflarý devlet bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Die Kosten für die Tätigkeiten des Rates trägt der Staat.
Konsey faaliyetlerinin masraflarý devlet bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Las actividades del consejo se sufragan mediante el presupuesto del Estado.
Konsey faaliyetlerinin masraflarý devlet bütçesi tarafýndan karþýlanmaktadýr.Les activités du Conseil sont nancées par le budget de l’État.
Konuta zarar verirseniz, masrafları karşılamanız gerekir.Jos vahingoitat asuntoa, sinun täytyy korvata vahingot.
Konuta zarar verirseniz, masrafları karşılamanız gerekir.Om du orsakar skador i bostaden måste du ersätta dem.
Konuta zarar verirseniz, masrafları karşılamanız gerekir.Si causa desperfectos en la vivienda, deberá pagar su reparación.
Konuta zarar verirseniz, masrafları karşılamanız gerekir.Si vous endommagez l’appartement, vous devrez rembourser les dégâts.
Konuta zarar verirseniz, masrafları karşılamanız gerekir.Если вы нанесете ущерб квартире, вам придется его компенсировать..
Konuta zarar verirseniz, masrafları karşılamanız gerekir.إذا أعطبت المسكن، فيتوجب عليك تعويض الاعطاب.
Kota dâhilinde mülteciler dışındaki mültecilerin aile fertlerinin yolculuk masrafları karşılanmaz.Endast kvotflyktingar kan få ersättning för familjemedlemmarnas resekostnader.
Kota dâhilinde mülteciler dışındaki mültecilerin aile fertlerinin yolculuk masrafları karşılanmaz.Muut kuin kiintiöpakolaiset eivät voi saada korvausta perheenjäsenten matkakustannuksista.
Kota dâhilinde mülteciler dışındaki mültecilerin aile fertlerinin yolculuk masrafları karşılanmaz.Люди, не являющиеся беженцами по квоте, не могут получить компенсацию на переезд членов семьи.
Kota dâhilinde mülteciler dışındaki mültecilerin aile fertlerinin yolculuk masrafları karşılanmaz.الآخرون غير لاجئي الحصة ليس بإمكانهم أن يحصلوا على تعويض عن تكاليف رحلة أفراد عائلاتهم إلى فنلندا.
Kota dâhilinde mülteciler dışındaki mültecilerin aile fertlerinin yolculuk masrafları karşılanmaz.除定额难民以外的其他人士的家庭成员赴芬的旅费也不可报销。
Mahkeme masrafının %40'ı yazılım patentlerine karşılık gelenlerdi.Circa il 40% di tutti i costi delle cause è da attribuirsi ai brevetti sui software.
Masraf artı kazanç.Es el costo más el margen.
Masraf artı kazanç.Koszt plus narzut.
Masraf artı kazanç.Це - витрати плюс надбавка.
Masraf azaltma problemine klasik birinin yaklaşımı gibi일반적으로 문제의 해답을 구하기 위해선 우선 우리 미국의 상황에 맞추어
Masraf azaltma problemine klasik birinin yaklaşımı gibiוהדרך בה ניגשים לרוב לבעיה של הורדת עלויות,
Masraf azaltma problemine klasik birinin yaklaşımı gibiوالطريقة التي عادة ما ننتهجها لتحقيق مسألة خفض التكلفة ،
Masraf azaltma problemine klasik birinin yaklaşımı gibi典型的な手法は アメリカ合衆国の視点から出発し
& Masraf& Belastung
& Masraf& Cargo
& Masraf& Carica
& Masraf& Debitera
& MasrafEncargos
& Masraf& Factureren
& Masraf& Frais
& MasrafGebyrer
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.A költsége minden évben felére csökkent.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Biayanya turun sampai separuh setiap tahun.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Costul a scăzut cu jumătate în fiecare an.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.De kosten zijn elk jaar gehalveerd.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Die Kosten haben sich jedes Jahr halbiert.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.가격은 매년 절반으로 떨어져왔지요.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Le coût a diminué de moitié tous les ans.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Náklady se snižují o polovinu každý rok.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Os custos têm caído para metade, todos os anos.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Prisen er faldet med halvdelen hvert år.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Su costo se ha disminuido a la mitad cada año.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Το κόστος κάθε χρόνο μειώνεται στο μισό.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Затраты при этом каждый год сокращаются вдвое.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.Цената се намалява наполовина всяка година.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.המחיר יחד בחצי כל שנה.
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.التكلفة انخفضت للنصف كل عام
Masrafı her yıl yarıya düşüyordu.これは、ゲノム解析プロジェクトの初めから考えると
Masrafı sıfır.Het kost niets.
Masrafı sıfır. Kazancı, çocuğun yaşamı.Biayanya gratis, namun akan menyelamatkan nyawa anak itu.
Masrafı sıfır. Kazancı, çocuğun yaşamı.Ça ne coûte rien mais cela sauvera la vie de ce garçon.
Masrafı sıfır. Kazancı, çocuğun yaşamı.별로 돈이 들지 않는 일로 소년의 생명을 구한 거에요.
Masrafı sıfır. Kazancı, çocuğun yaşamı.N-a constat-o nimic, însă asta îi va salva viața băiatului ei.
Masrafı sıfır. Kazancı, çocuğun yaşamı.Nic to nie kosztuje, a uratuje życie tego chłopca.
Masrafı sıfır. Kazancı, çocuğun yaşamı.זה לא עלה לה כלום. זה יציל את חיי בנה.
Masrafı sıfır. Kazancı, çocuğun yaşamı.ذلك لم يكلفها شيئاً. بل سينقذ هذا حياة ذلك الطفل.
Masrafı sıfır. Kazancı, çocuğun yaşamı.公衆衛生の状況に 落胆していた時が
Masrafı sıfır.Không mất gì cả.
Masrafı sıfır.Não teve qualquer custo.