Değişik oluşumları masaya getiren şey ne?議論に就かせる動機は 何なのでしょうか それはリスクと需要です 大企業にとって
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Als ik de kaarten zo laat vallen, moet jij ze omdraaien. Zoë:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Dacă scap o carte e cu faţa în sus, ca aici, o întorci. Zoe:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Jeśli upuszczę kartę tak to ją odwrócisz. Sui:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Jos pudotan kortin kuvapuoli ylöspäin, näin, sinä käännät sen ympäri. Sui:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.제가 앞면으로 카드를 떨어뜨리면 뒤집어 놓는겁니다. / 네.
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Om jag lägger korten med valörsidan uppåt, så här, så vänder du dem. Zoe:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Se le carte cadono a faccia in su, così, tu capovolgile. Zoe:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Si dejo caer la carta con la cara arriba de esta forma, tú la volteas. Zoe:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Si je fais tomber les cartes face vers le haut, comme ceci, vous les renversez. Zoé:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Wenn ich die Karte offen fallen lasse, so, drehst du sie um. Sui:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Ако оставя картата с лице нагоре, ето така, вие я обръщайте. Суй:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.Если я уроню карту рубашкой вверх, Вот так, вы переверните их. Зоуи:
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.אם אני מפיל את הקלף עם הפנים למעלה, ככה, תהפכי אותו. זואי: בסדר.
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.اذا اوقعت الورقة ووجها للاعلى، هكذا, تقومين بقلبها للاسفل. زوي : مفهوم.
Eğer kart masaya açık düşerse, böyle, sen kapatıcaksın.ひっくり返してください (ゾーイ: わかった) では
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Als dat wel zo is: zet je glas neer en ga naar een andere bar.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Dacă miroase, puneţi paharul jos şi mergeţi în alt bar.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Ha mégis, akkor le a pohárral, és irány a következő talponálló!
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Jeśli śmierdzi, odstawiamy kieliszek i idziemy do innego baru.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.혹시라도 그런 냄새가 나면, 잔을 내려놓고 다른 술집으로 가세요.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Nếu có, bạn sẽ đặt cốc rượu xuống và chạy sang quán bar khác liền.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Se capita, posate il bicchiere e ve ne andate in un altro bar.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Si c'est le cas, vous posez votre verre, vous allez dans un autre bar.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Si lo hace, dejan el vaso y van a otro bar.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Wenn das so wäre, würde man das Glas abstellen und in eine andere Bar gehen.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Αν σας τύχει κάτι τέτοιο, κατεβάζετε το ποτήρι και πάτε σε άλλο μπαρ.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.Ако е така, оставяш чашата и отиваш в друг бар.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.И если она вдруг ими пахнет, вы оставляете бокал и идёте в другой бар.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.אם כן, אתם מניחים את הכוס, והולכים לבר אחר.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.اذا كانت كذلك فستضع الكأس و تذهب الى حانة اخرى.
Eger kokarsa, bardagi masaya koyun ve baska bir bara gidin.言い換えるとO-HをS-Hと間違うことは
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.Dia membutuhkan sebuah meja tambahan, beberapa kursi dan sebuah sound system.
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.Elle a besoin d'une autre table, de chaises et d'un système sonore.
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.Hon behöver ett extra bord, några stolar och ett ljudsystem.
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.Necesita una mesa extra, algunas sillas y un sistema de sonido.
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.Precisa de uma mesa extra, cadeiras e um sistema de som.
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.Sie braucht einen zusätzlichen Tisch, ein paar Stühle und Lautsprecher.
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.Χρειάζεται ένα επιπλέον τραπέζι, μερικές καρέκλες και ένα σύστημα ήχου.
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.Трябват й маса, няколко стола и уредба.
Ekstra bir masaya, bir kaç sandalyeye ve bir ses sistemine ihtiyacı var.シンディーは、どこで手に入れるか思案する。
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.이 요소들을 앞으로 끌어내서 영화로부터요 이 테이블 위에 올려 놓습니다.
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.Możemy złapać elementy z pierwszego planu, gdzie są reanimowane, ożywają, i przeciągnąć je tutaj na stół.
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.Můžeme vzít prvek zepředu, který se vzkřísí, přijde k životu, a přetáhneme jej sem dolů na stůl.
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.We kunnen elementen uit de voorkant halen, waarna ze tot leven komen en ze hier op de tafel leggen.
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.Можем да грабваме елементи отпред, при което те се съживяват, оживяват и да ги влачим на масата тук.
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.Мы можем взять элементы с переднего плана, там же реанимировать, вернуть к жизни, и перетащить на этот стол.
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.אפשר לתפוס אלמנטים מתוך החזית, ואז הם מתעוררים, חוזרים לחיים, ולמשוך אותם למטה אל השולחן כאן.
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.يمكننا سحب العناصر من المقدمة، إلى حيث يمكنهم التحرك مجدداً، يرجعون إلى الحياة، وسحبهم أسفل إلى الطاولة هنا.
Görünen bileşenleri alabiliriz, orada tekrar oynarlar, hayat bulurlar, ve buradaki masaya taşıyabiliriz.再び再生し こちらのテーブルにドラッグします 次にジャック タチの映画から
Hükümet 4.5 milyar doları masaya koydu ve ülke genelinde valilere, bunun için rekabet edin dedi.48人の州知事が参加して
Hükümet 4.5 milyar doları masaya koydu ve ülke genelinde valilere, bunun için rekabet edin dedi."Concorram por ele".
Hükümet 4.5 milyar doları masaya koydu ve ülke genelinde valilere, bunun için rekabet edin dedi."Konkurriert darum."
Hükümet 4.5 milyar doları masaya koydu ve ülke genelinde valilere, bunun için rekabet edin dedi.Vì chính phủ là rót 4.5 tỷ đô la và để cho thống đốc trên toàn nước Mỹ, cạnh tranh để dành được nó.
Hükümet 4.5 milyar doları masaya koydu ve ülke genelinde valilere, bunun için rekabet edin dedi.Vláda přišla s balíkem 4,5 miliard dolarů a řekla guvernérům napříč zemí, ať o něj soupeří.
Hükümet 4.5 milyar doları masaya koydu ve ülke genelinde valilere, bunun için rekabet edin dedi.Правителството отдели $4.5 билиона и каза на всички губернатори в Америка, състезавайте се за парите.
Hükümet 4.5 milyar doları masaya koydu ve ülke genelinde valilere, bunun için rekabet edin dedi.ואמר למושלים בכל הארץ: "תתחרו על זה."
Hükümet 4.5 milyar doları masaya koydu ve ülke genelinde valilere, bunun için rekabet edin dedi.وقالت للحكام عبر البلاد، تنافسوا عليها.
İlk seçimden sonra bilyeyi masaya bırakıyoruz.Ať je náš první výběr jakýkoli, necháme kuličku na stole.
İlk seçimden sonra bilyeyi masaya bırakıyoruz.Comunque dopo la prima estrazione, la lasci sul tavolo.