masası ile cümle
masası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom masasındaki takvime baktı.Tom looked at the calendar on his desk.
Tom evrakı Mary'nin masasına koydu.Tom put the document on Mary's desk.
Tom mutfak masasında oturdu.Tom sat down at the kitchen table.
Tom bütün sabah masasında oturdu.Tom sat at his desk all morning.
Tom çalışırken masasına oturdu.Tom sat at his desk working.
Tom masasına oturdu.Tom sat down at his desk.
Başı kesilmiş bir ceset adli tabibin masasındaydı.A decapitated body was on the coroner's table.
Tom cebinden bir şey çıkardı ve onu masasına koydu.Tom pulled something out of his pocket and put it on his desk.
Tom masasında gözleri kapalı oturdu.Tom sat at his desk with his eyes closed.
Tom ev ödevini yaparken masasına oturdu.Tom sat at his desk doing his homework.
Tom masasında Fransızca çalışıyor.Tom is at his desk, studying French.
Tom ofisinde masasında.Tom is in his office at his desk.
Tom bilardo masasına uzandı.Tom went over to the pool table.
Tom çantasını Mary'nin masasına koydu.Tom put his bag on Mary's desk.
Tom masasının arkasında oturdu.Tom sat down behind his desk.
Tom masasından kalktı.Tom got up from his desk.
Bu Tom'un masasındaydı.This was on Tom's desk.
Onu Tom'un masasına koy.Put it on Tom's desk.
Tom bir kamışla çikolatalı sütü içerken yemek odası masasına oturdu.Tom sat at the dining room table, drinking chocolate milk through a straw.
Tom, derin düşüncelere dalmış, masasında oturuyordu.Tom sat at his desk, deep in thought.
Tom kağıtları derecelendirirken masasında oturdu.Tom sat at his desk grading papers.
Tom masasını yumrukladı.Tom pounded his fists on the desk.
Tom masasının üstüne oturdu, pencereden dışarıya baktı.Tom sat on top of his desk, looking out the window.
Tom kutuyu masasının yanına yere koydu.Tom put the box on the floor next to his desk.
O, masasında bir insan kafatası tutuyor.She keeps a human skull on her desk.
"Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın.""Where are my glasses?" "You left them on the kitchen table."
O, onun masasına aşk notları bırakmaya başladı.He started leaving love notes on her desk.
"Benim gözlüğüm nerede?" - "Onları mutfak masasında bıraktın.""Where are my glasses?" "You've left them on the kitchen table."
Yazı masasını yıkayın.Wash the writing table.
Mary çantasını mutfak masasına koydu.Mary put her purse on the kitchen table.
Tom gazeteyi katladı ve onu masasının üstüne koydu.Tom folded up the newspaper and put it on his desk.
Tom mutfak masasındaki tabaktan bir şekerli kurabiye aldı.Tom grabbed a sugar cookie from the dish on the kitchen table.
Tom masasının çekmecesinden bir şişe burbon çıkardı.Tom pulled a bottle of bourbon out of his desk drawer.
Tom kahve kupasını piknik masasına koydu.Tom put his coffee mug on the picnic table.
Tom anahtarlarını yemek masasına koydu.Tom put his keys on the dining table.
Tom masasının çekmecesine uzandı ve bir ilaç şişesi çıkardı.Tom reached into his desk drawer and took out a medicine bottle.
Tom bir fincan kahve içerken mutfak masasında yalnız oturuyordu.Tom sat alone at the kitchen table, drinking a cup of coffee.
Tom çalışıyormuş gibi yaparak masasında oturdu.Tom sat at his desk, pretending to study.
Tom pencereden dışarı bakarken masasında oturdu.Tom sat at his desk, staring out the window.
Tom bıçağı bilerken mutfak masasında oturdu.Tom sat at the kitchen table, sharpening a knife.
Tom gözlüğünü çıkardı ve onu masasının üstüne koydu.Tom took off his glasses and put them down on his desk.
Tom konferans masasının etrafında toplanmış bir grup erkekle konuşuyordu.Tom was talking to a group of men gathered around the conference table.
Onların oturma odasında bir yuvarlak masası var.They have a round table in the living room.
Tom Mary'nin masasına doğru yürüdü.Tom walked over to Mary's desk.
Tom ameliyat masasında öldü.Tom died on the operating table.
Tom ameliyat masasında, baygın hâlde yatıyordu.Tom was lying unconscious on the operating table.
Tom bir rapor okurken masasında oturdu.Tom sat at his desk reading a report.
Tom Mary'nin masasına bir grup mektup koydu.Tom put a bunch of letters on Mary's desk.
Tom Mary'nin masasına bir yığın mektup koydu.Tom put a stack of letters on Mary's desk.
Tom, Mary'nin masasının üstüne bir yığın mektup koydu.Tom put a pile of letters on Mary's desk.
Tom masasına geri gitti ve oturdu.Tom went back to his desk and sat down.
Tom masasında öğle yemeği yiyor.Tom eats lunch at his desk.
Tom Mary'nin masasına bir zarf koydu.Tom put an envelope on Mary's desk.
Tom cep telefonunu masasına koydu.Tom put his cell phone on his desk.
Tom evrak çantasını masasının arkasına koydu.Tom put his briefcase behind his desk.
Yemek odası masasındaki örtü beyazdır.The tablecloth on our dining room table is white.
Tom masasının üstünde oturuyor.Tom is sitting on his desk.
Tom masasının kenarına oturdu.Tom sat on the edge of his desk.
Tom kırtasiyecilik yaparak masasında oturdu.Tom sat at his desk doing paperwork.
Tom masasına oturdu ve çalışmaya başladı.Tom sat down at his desk and started working.
İlgili Sayfalar