Ana içeriğe geç
Sözlük

masan ile cümle

masan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kedim masanın altına geliyordu.Mon chat venait de sous la table.
Masanın altına saklandım.Je me suis cachée sous la table.
Masanın üzerinde bir kitap, bir kalem ve bir kağıt var.Il y a un livre, un crayon et une feuille de papier sur la table.
Fransa'da ekmeği masanın üstüne ters çevrilmiş koymamak gerekir.En France, il ne faut pas poser le pain à l'envers sur la table.
Ayrıca başka bir çiçek de masanın üzerinde durmaktadır.Une autre fleur est posée sur la table.
Masanın bir üyesidir.Il est membre de son bureau.
Masanori Sanada (真田 雅則, Sanada Masanori, 6 Mart 1968 - 6 Eylül 2011), Japon eski futbolcudur.Masanori Sanada (真田 雅則, Sanada Masanori?) est un footballeur japonais né le 6 mars 1968.
Eşşek kelimesini duyulur duyulmaz herkes elini masanın üstüne koyar.Si on ne veut pas pousser, on tapera de la mains sur la table.
Tabloda, iki kişi kolları yanlarındaki masanın üzerinde olacak şekilde resmedilmiştir.La jeune femme écrivant a les deux avant-bras posés sur la table.
Drayton masanın altına saklanır.Glouton couché sur le dos.
Kutuyu masanın üzerinde bıraktı.Ella dejó la caja sobre la mesa.
Onu masanın üzerine koydum.Lo dejé encima de la mesa.
Onu masanın üzerine bırak.Déjalo encima de la mesa.
Masanın üstünde bir kitap var.Hay un libro sobre la mesa.
Bir masanın dört bacağı var.Una mesa tiene cuatro patas.
Masanın altında bir köpek var.Hay un perro debajo de la mesa.
Anahtarlarımı masanın üstüne bıraktım. Onları bana getirir misin?Dejé mis llaves sobre la mesa. ¿Me las puedes traer?
Bir masan var mı?¿Tienes una mesa?
Masanın altında bir kedi var mı?¿Hay un gato debajo de la mesa?
Anahtar masanın üstünde.La llave está encima de la mesa.
Ben masanın üstündeki kitaplarla ne yapmalıyım?¿Qué debería hacer con los libros que hay encima de la mesa?
Tom, anahtarlarını masanın üzerine bıraktı.Tom dejó sus llaves encima de la mesa.
Masanın üzerinde oturuyorum.Estoy sentado encima de la mesa.
Jessie masanın ucunda oturdu.Jessie se sentó al extremo de la mesa.
Niçin masanın altındasın?¿Por qué estás debajo de la mesa?
Kitap masanın üstündedir.El libro está sobre la mesa.
Telefon masanın üstünde.El teléfono está encima de la mesa.
Sabun neden masanın üstünde?¿Por qué está el jabón sobre la mesa?
Sonraki sahnede Diane, evinde otururken, masanın üstündeki mavi kapı anahtarına bakmaktadır.En su departamento, Diane mira la llave azul en su mesa de café.
Masanobu Fukuoka (2 Şubat 1913 – 16 Ağustos 2008) Japonya’da yaşamış bir çiftçi ve filozoftur.Masanobu Fukuoka (2 de febrero de 1913 - 16 de agosto de 2008) fue un agricultor, biólogo y filósofo japonés.
Soylunun köpeği masanın altından kafasını çıkarmıştır.Detalle del perro escondido bajo la mesa.
Bunların dışında masanın alt tarafında şekli bozulmuş bir kafatası figürü bulunmaktadır.Otra variante tiene una tabla falsa debajo de la caja.
Bir masanın üstü (idealde) iki boyutlu bir düzlemdir.Un plano es un objeto de dos dimensiones.
"Bardağı masanın kehine koydun.«Solo le faltó levantar la copa».
Kendisine verilen not masanın üzerinde parlamaktadır.La lectura por la escritura.
Naiade Masanın Çevresinde (Yazarlar), 1872.Un rincón de la mesa, de 1872.
Tom, anahtarlarını masanın üzerine bıraktı.Tom ha lasciato le sue chiavi sul tavolo.
Masanın üzerinde bir kedi vardı.C'era un gatto sul tavolo.
15 Mart 2006’da, yapımını Masanori Shimada’nın üstlendiği ilk single’ları “Sakura”yı çıkardılar.Il 15 marzo 2006, la band pubblicò il loro primo singolo, "Sakura", prodotto da Masanori Shimada.
Osborne 1 1984 yapımı The Philadelphia Experiment adlı bir filmde bir masanın üzerinde durmaktadır.L'Osborne Executive compare in una scena del film Philadelphia Experiment del 1984.
Masanın üzerindeki kalemler yere yuvarlandı.La penna è sul tavolo.
Kibrit kutusu masanın üzerinde(dir).La matita è sulla sedia.
Bazen istekten ziyade niyet veya plan bildirir: Şu vazoyu masanın üzerine koyayım.Compiuta la Scartata lo Scartatore annuncia “L'HO FATTA”, battendo le nocche sul tavolo.
Ayrıca başka bir çiçek de masanın üzerinde durmaktadır.Altri libri, aperti, sono sul tavolo.
Büyük haritayı masanın üstüne yaydım.Я разложил большую карту на столе.
Masanın üzerinde bir kitap var.На столе лежит книга.
Masanın üstünde bir kitap var.На столе лежит книга.
Masanın altında kedi var.Под столом кошка.
Kedi masanın üstünde uyuyor.Кошка спит на столе.
İstersen evin anahtarını vereyim de git, masanın üstüne bıraktığım parayı al?Может быть, тебе дать ещё ключ от квартиры, где деньги лежат?
O niçin masanın altına saklanıyor?Почему он прячется под столом?
Masanın üzerinde zaten tabak, bıçak, çatal, kaşık ve bir tuzluk var; Tencereyi getirin.На столе уже есть тарелки, ножи, вилки, ложки и солонка; принесите кастрюлю супа.
Dün Kadıköy'de bir restoranda gri renk ve siyah çizgili bir kedi benim masanın üzerine atladı.Вчера в ресторане в Кадыкёе ко мне на стол запрыгнула серая кошка в чёрную полоску.
Kedi masanın altında duruyor.Кот лежит под столом.
Mavi telefon masanın üstünde.Синий телефон на столе.
Şarkının sözlerinin söylenmeye başlanması ile bir masanın önünde şarkıyı söylemeye başlar.Она сказала, что сначала должна песню послушать в нашем исполнении.
Hattori Hanzo ((服部 半蔵, ~1542 – Aralık 23, 1596), Hattori Masanari (服部 正成) olarak da bilinmektedir.服部 半蔵 Хаттори Хандзо:, 1542 (1542) — 23 декабря 1596), также известный как Хаттори Масанари (яп.
Aki vilayetini bir süre Fukushima Masanori tarafından yönetmiştir.Некоторое время областью Аки управлял Фукусима Масанори.
Klavyenin tersine, oyun kumandası masanın üzerine konulmaz; elde tutulur.Струбцина: в отличие от настольного штатива, не стоит на столе, а прикручивается к столу.
"Bardağı masanın kehine koydun.Найти истину на дне стакана.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod