Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››I kłaść będziesz na ten stół chleby pokładne przed twarz moję ustawicznie.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››In položi na mizo kruhe obličja, ki naj bodo pred obličjem mojim neprestano.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Ja pidä aina minun edessäni pöydällä näkyleivät.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››상 위에 진설병을 두어 항상 내 앞에 있게 할지니라
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Meja itu harus ditaruh di depan Peti Perjanjian, dan di atas meja itu harus selalu tersedia roti sajian.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Och du skall beständigt hava skådebröd liggande på bordet inför mitt ansikte.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Og på bordet skal du alltid legge skuebrød for mitt åsyn.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››På Bordet skal du altid have Skuebrød liggende for mit Åsyn.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Să pui pe masă pînile pentru punerea înainte, ca să fie necurmat înaintea Mea.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Sulla tavola collocherai i pani dell'offerta: saranno sempre alla mia presenza
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››tégy az asztalra szent kenyeret, [mely] mindenkor elõttem [legyen].
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Trên bàn ngươi sẽ để bánh trần thiết cho có luôn luôn trước mặt ta.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Trên bàn ngươi sẽ để bánh trần_thiết cho có luôn_luôn trước mặt ta .
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Tu mettras sur la table les pains de proposition continuellement devant ma face.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Und sollst auf den Tisch allezeit Schaubrote legen vor mir.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Y pondrás sobre la mesa el pan de la Presencia, continuamente, delante de mí
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Και θελεις θεσει επι της τραπεζης αρτους προθεσεως ενωπιον μου διαπαντος.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››И на трапезата постоянно да слагаш хлябове за приношение пред Мен.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››и полагай на стол хлебы предложения пред лицем Моим постоянно.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››ונתת על השלחן לחם פנים לפני תמיד׃
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››وتجعل على المائدة خبز الوجوه امامي دائما
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››又 要 在 桌 子 上 、 在 我 面 前 、 常 擺 陳 設 餅
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››又 要 在 桌子 上 、 在 我 面前 、 常擺 陳設餅
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Ich möchte, dass die Hand fest auf dem Tisch klebt.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Ik wil dat je je hand op het tafelblad laat plakken.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Je veux que vous laissiez votre main coller fermement à la table.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.이젠 손을 탁상위에 단단히 놓으시구요.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Most helyezze a kezét szilárdan az asztalra.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Pozwól swojej ręce, aby mocno przylgnęła do stołu.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Quiero que dejes que tu mano se pegue firmemente a la mesa.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Tôi muốn bạn để tay trên mặt bàn thật chặt.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Voglio che faccia aderire la mano al tavolino.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Vreau sa permiti mainii tale sa se lipeasca de masa.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Θέλω να το αφήσεις να κολλήσει σταθερά στο τραπέζι.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Позволи на ръката си да се залепи плътно за масата.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.Теперь задержите руку на поверхности стола.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.אני רוצה שתתן ליד שלך להידבק בחוזקה לשולחן.
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.أريدك أن تثبتها بقوةٍ إلى سطح الطاولة
Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum.そのままにします
Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman.손을 탁자위에서 천천히 내리시는 겁니다. 하지만 압력이 느껴질땐..
Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman.אני רוצה שתתן ליד שלך לשוט חזרה אל השולחן, אבל רק כשתרגיש את הלחץ.
Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman.ودعها تطوف ببطء لتعود إلى سطح الطاولة بشرط أن تشعر بالضغط
Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman.圧迫を感じたときだけです
Eski püskü yeşil giysiler içinde olan soldaki havari masanın üzerinden bütün dikkatiyle Hz.초록색 낡은 누더기 옷을 입고 있는 이 왼쪽에 앉은 제자는 식탁을 보고 있는데 우리처럼 식탁에 앉아있죠
- Evlilik yýldönümü bahane. Maksat masanýn baţýnda hep beraber olalým istiyorum.Της είπα πως μου λέει ψέματα για το πρακτορείο..
Fakat bu şu demek midir, masanda veya evinde projektörler ve kameralara ihtiyaç olacaktır?Ale czy to znaczy, że przy biurku lub w domu są konieczne projektory, kamery?
Fakat bu şu demek midir, masanda veya evinde projektörler ve kameralara ihtiyaç olacaktır?Dar asta inseamnă că, la birou sau acasă, vei avea nevoie de proiectoare, camere?
Fakat bu şu demek midir, masanda veya evinde projektörler ve kameralara ihtiyaç olacaktır?Maar betekent het dat je thuis, op je bureau, projectors en camera's nodig hebt?
Fakat bu şu demek midir, masanda veya evinde projektörler ve kameralara ihtiyaç olacaktır?Seharusnya tidak.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Dagboek" zei Cuss, waardoor de drie boeken op de tafel.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Dagbok", sade Cuss, sätta tre böcker på bordet.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Deník," řekl nadávat, dávat tři knihy na stole.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Denník," povedal nadávať, dávať tri knihy na stole.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diario", dijo Cuss, poner los tres libros sobre la mesa.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diario" disse Cuss, mettendo i tre libri sul tavolo.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!", Disse Cuss, colocando os três livros sobre a mesa.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary", dit Cuss, en mettant les trois livres sur la table.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!" Je dejal CUSS, dajanje tri knjige na mizi.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!" Kata makian, menempatkan tiga buku di atas meja.
"Günlük" Cuss masanın üzerine üç kitap koyarak, dedi."Diary!" Mondta szitok, amivel a három könyvet az asztalra.