Ana içeriğe geç
Sözlük

masam ile cümle

masam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Masamda ve Tokyo'da bir ofiste oturan ve bir arkadaşım Ekleri görmek edildiكنت جالسا في مكتبي ومكتب في طوكيو ونرى صديق المرفقات
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Az asztalom bal felső sarkába ragasztottam, és amint látják, még mindig ott van.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Colei-o na parte superior do estirador. Como podem ver, continua ali.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Ich klebte es links oben auf meinen Tisch, und wie Sie sehen können, ist es immer noch da.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Ik plakte het op de linkerbovenkant van mijn tafel en zoals je ziet, zit het er nog steeds.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.I lo pegué con cinta, arriba a la izquierda de mi mesa, y como pueden ver, aún está allí.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Jag tejpade fast den i övre vänstra hörnet på mitt bord, och som ni kan se, den är fortfarande kvar.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Je l'ai scotché sur le bord en haut à gauche de la table, et comme vous pouvez le voir, c'est toujours là.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.저는 이 종이를 그 책상의 왼쪽에 붙였습니다, 그리고 보시는것 처럼 아직도 붙어있습니다.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.L-am lipit în stânga-sus de masa de desen, unde e şi astăzi.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Lo appuntai sul tavolo in alto a sinistra, e come potete vedere, è ancora lì.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Przykleiłem to w lewym górnym rogu mojego stołu. Jak widzicie, nadal tam jest.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Tôi băng nó vào góc trái trên cùng của bàn, và như bạn thấy nó vẫn ở nguyên đó.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Το κόλλησα επάνω αριστερά στο σχεδιαστήριο κι όπως βλέπετε, είναι ακόμα εκεί.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Я приклеил предсказание в левом верхнем углу стола, и, как видите, оно там по сей день.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.Я приклеїв його зліва вгорі на своєму столі і, як бачите, напис досі там.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.הדבקתי את הפתק לחלק השמאלי העליון של השולחן, וכמו שאתם יכולים לראות, הוא עדיין שם.
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.ألصقتها على أعلى اليسار على طاولتي و كما ترون لاتزال هناك
Masamın sol üst köşesine bunu bantladım ve gördüğünüz gibi, hâlâ orada.ほら 今でもここにあるでしょう 祖父母には何かをねだった事はありません
Ofisimdeydim; masam temizdi;Byłem w biurze; nic nie leżało na moim biurku;
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Byl jsem v kanceláři, můj stůl byl uklizený, na zdi jsem měl modrý koberec.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Ero in ufficio; la mia scrivania era in ordine; il rivestimento blu sulle pareti del divisorio.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Eu estava no escritório; a minha secretária estava limpa; tinha as divisórias de tapete azul nas paredes.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Ik was op kantoor, mijn bureau was opgeruimd; een blauw tapijt hing aan de muren.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Jag var på kontoret; mitt skrivbord var rensat och tomt jag hade en blå ljuddämpande matta på väggen.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.J'étais au travail ; mon bureau était net ; j'avais la moquette bleue de séparation sur les murs.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Saya sedang berada di kantor, meja saya bersih; dengan penyekat biru di dinding.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Yo estaba en la oficina, con mi escritorio limpio, con el tapiz azul en las paredes.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Бях в офиса, моето бюро беше подредено, имах син килим на стените.
Ofisimdeydim; masam temizdi; Duvar mavi halılarla bölünmüştü.Я был в офисе; мой стол был чист; на стенах было голубое покрытие с перегородками.
Ofisimdeydim; masam temizdi;Eram la birou; biroul meu era curat;
Ofisimdeydim; masam temizdi;Ich war in meinem Büro, mein Schreibtisch war aufgeräumt,
Ofisimdeydim; masam temizdi;저는 사무실에 있었고, 제 책상은 깨끗했습니다.
Ofisimdeydim; masam temizdi;Ήμουν στη δουλειά, το γραφείο μου ήταν καθαρό.
Ofisimdeydim; masam temizdi;הייתי במשרדי; שולחני היה נקי;
Ofisimdeydim; masam temizdi;كنت فى المكتب ; مكتبي كان نظيفاً ،
Ofisimdeydim; masam temizdi;青い布張りの壁に囲まれたオフィスにいました。
Onu ben de görebiliyorum Neden masamda?Dar de ce-i pe biroul meu?
Onu ben de görebiliyorum Neden masamda?Lo vedo. Perche' e' sulla mia scrivania?
Onu ben de görebiliyorum Neden masamda?Puedo ver eso. ¿Por qué se encuentra sobre mi escritorio?
Onu ben de görebiliyorum Neden masamda?To vidím. Co dělá na mém stole?
Onu ben de görebiliyorum Neden masamda?To widzę. Czemu leży na moim biurku?
Onu ben de görebiliyorum Neden masamda?Μπορώ να το δω αυτό. Γιατί είναι στο γραφείο μου.
Onu ben de görebiliyorum Neden masamda?Вижу. А что он делает у меня на столе?
Onu ben de görebiliyorum Neden masamda?>これはただの何の変哲もない石ではない。 これは火星の石だ。
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Choć pojechałem tam, aby oderwać się od biurka, to usiadłem i zacząłem nieprzerwanie pisać.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.저는 앉아서 글을 쓰기 시작했습니다. 쓰고, 또 썼습니다. 제 책상에서 벗어나기 위해 간 것인데도 말이죠.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.M-am așezat și am început să scriu. Și am tot scris chiar dacă mă dusesem acolo ca să scap de birou.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Και κάθισα και άρχισα να γράφω, και έγραφα και έγραφα, αν και έιχα πάει εκεί για να ξεφύγω από το γραφείο μου.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Седнах и започнах да пиша. Пишех, пишех... въпреки, че бях дошъл, за да се измъкна от бюрото ми.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.Я сел и начал писать, писать и ещё раз писать, хоть я и пришёл туда, чтобы тут же уехать.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.התישבתי והתחלתי לכתוב, ולכתוב, ולכתוב, אף על-פי שהגעתי לשם בדיוק כדי להתרחק משולחן הכתיבה שלי.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.جلست، وبدأت اكتب، واكتب، واكتب، مع أني قد ذهبت هناك لأهرب بعيداً عن مكتبي.
Oturup yazmaya başladım ve yazdım ve yazdım, oraya sadece masamdan uzaklaşmak için gittiğim hâlde.仕事場から離れるために- ここを訪れたのに 書き始めると止まりませんでした 机から立ち上がった時には 4時間が過ぎていて
Richard Meiers, öğretmenlerimden biriydi, eleştiri yapmak için çalışma masama gelip durdu.리처드 마이어는 제 선생님 중 한 분이셨는데요, 계속 제 자리로 와서 비평을 해주셨죠.
Richard Meiers, öğretmenlerimden biriydi, eleştiri yapmak için çalışma masama gelip durdu.Ричард Мейерс, один из моих преподавателей, постоянно критиковал меня и говорил:
Richard Meiers, öğretmenlerimden biriydi, eleştiri yapmak için çalışma masama gelip durdu.וריצ'ארד מיירס שהיה אחד המורים שלי, המשיך לבוא לשולחני לתת לי ביקורת,
Richard Meiers, öğretmenlerimden biriydi, eleştiri yapmak için çalışma masama gelip durdu.و ريتشارد مييرز، أحد أساتذتي، كان لا يكف عن المجئ الى منضدتي ثم ينتقدني،
Richard Meiers, öğretmenlerimden biriydi, eleştiri yapmak için çalışma masama gelip durdu.私の机に何度もやって来て 批判しました 「ビル 君は分かっていない
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Acum, ăsta e un spectroscop, ok, pe masa mea din laborator.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
masam ile cümle - Sayfa 8 - masam kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App