Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Ceci est un spectroscope sur mon banc de laboratoire.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Đây là một kính quang phổ trên ghế trong phòng thí nghiệm của tôi.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Dit is een spectroscoop, op mijn werkbank.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Esto es un espectómetro, en la mesa de mi laboratorio.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Ez egy spektroszkóp! A laborom padján trónol.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.이건 제 연구소에 있는 분광기이죠.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Nun das hier ist ein Spektroskop, OK, in meinem Labor.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Oto spektroskop, na stole w laboratorium.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Questo è uno spettroscopio, va bene, sul banco del mio laboratorio.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Τώρα, αυτό είναι ένα φασματοσκόπιο στο πάγκο του εργαστηρίου μου.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Вот спектроскоп, находящийся на моём лабораторном столе.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.Това е спектроскоп, нали, на пейката в моята лаборатория.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.זהו ספקטרוסקופ, על שולחן המעבדה שלי.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.الآن هذا مطياف، حسنا، في مقعد بمختبري.
Simdi bu bir spektroskop tamam, benim labaratuvarimdaki masamda.鼻の中を覗いても
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiA ajuns, şi porţia era minusculă.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiA když mi to donesli, bylo to malé.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiAztán kihozták, és nagyon kicsike volt.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiDe bestelling kwam, en het stuk was piepklein.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiDobil sem jed, zrezek je bil tanek.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiEs wurde serviert, und es war winzig.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibaretti음식이 도착했을 때 보니 크기가 매우 작더군요.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiNó được mang ra, rất nhỏ.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibaretti ÖfkelendimDan ketika disajikan, dan itu sangat kecil dan saya kesal.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiOg den ankom, og den var lillebitte.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiOn me l'a apportée, et c'était minuscule.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiPojawił się -- był maleńki.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiQuando arrivò, era minuscola.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiQuando chegou, era minúsculo.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiY me llegó, y era diminuto.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiЕе принесли, и она была крошечной.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiТо пристигна и беше мъничко.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiוהוא הגיע. והוא היה קטנטן.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiووصلت الشريحة ، لقد كانت صغيرة
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibaretti怒りを覚えました
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.왼쪽에 있는 상추는 냉장고에 10일간 있었습니다. 중간에 있는 상추는 부엌 탁자 위에 있었습니다. 별로 다를게 없죠.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.A bal oldali 10 napig volt a hűtőben. A középső a konyhaasztalon. Nem sok különbség van.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ai để rau diếp trong tủ lạnh? Hầu hết mọi người.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Cea din stânga a fost ținută-n frigider 10 zile. Cea din mijloc, pe masa din bucătărie. Nu-i mare diferența.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.De linkse werd 10 dagen bewaard in een koelkast. Die in het midden, niet veel verschil.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Den till vänster hade jag i kylskåpet i 10 dagar. Den i mitten hade jag på köksbordet. Inte så stor skillnad.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Quella a sinistra è rimasta in frigo per 10 giorni. Quella al centro, sul mio tavolo. Sono quasi uguali.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ta po lewej leżała w lodówce przez 10 dni. Ta po środku - na kuchennym stole, niewielka różnica.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ten naľavo bol 10 dní v chladničke. Ten v strede bol na kuchynskom stole. Nie je medzi nimi veľký rozdiel.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Tento nalevo byl 10 dní v lednici. Ten uprostřed byl u mně na stole v kuchyni. Žádný velký rozdíl.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Тази вляво е съхранявана в хладилник за 10 дни. Тази в средата - на кухненската ми маса. Няма голяма разлика.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.נשמרה במקרר במשך 10 ימים. זאת שבאמצע נחה על שולחן המטבח שלי. לא הבדל גדול.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.تم حفظه في الثلاجة لعشرة أيام. و الخس في المنتصف، على طاولة مطبخي. لا يختلف كثيراً.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.真ん中はテーブルに置いたもので 左と変わりません 右のレタスは切り花のように 世話をしたものです
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Alors un type d'espace contenant de l'information que j'utilise comme inspiration est mon vrai bureau.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Czasem czerpię inspirację z własnego biurka.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.E così mi sono ispirato alla mia vera scrivania.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Egyik információs tér, amiből ihletet merítek, az a saját valós asztalom.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Eu în schimb m-am inspirat din cum arată biroul meu de acasă.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Jeden z typů informačního prostoru, ze kterého tak trochu čerpám inspiraci, je můj skutečný stůl.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.어떻게 정보를 공간에 잘 배치할수 있을까.. 제게 영감을 준 것이 바로 제 책상입니다.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Một trong những nơi tôi lấy cảm hứng là bàn làm việc của mình.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Salah satu sumber inspirasi saya adalah meja kerja saya sendiri.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Um dos locais de informação onde eu procuro inspiração é a minha secretária.
Ve bu yüzden ilham aldığım bu bilgi boşluğu benim çalışma masam.Und daher ist eine Art Informationsquelle, von der ich mich inspirieren lasse, mein echter Schreibtisch.