Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Quem vai a reuniões não sabe quando é que volta à tarefa que deixaram na sua secretária.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Účastníci schůze nevědí, kdy se dostanou zpět k úkolu, na kterém pracovali předtím.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Uczestniczący w zebraniach nie wiedzą, kiedy będą mogli powrócić do zadań, które zostawili na swoich biurkach.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Присъстващите не знаят кога ще могат да си продължат текущите задачи които са започнали вече.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Учасники нарад не знають, коли вони повернуться до завдань, над якими працювали за своїм столом.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Участники встреч не знают, когда им удастся вернуться к работе, от которой они отрываются.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.המשתתפים בישיבות לא יודעים מתי יוכלו לחזור למטלה אותה השאירו על שולחנם.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.حاضرو الإجتماع لا يعلمون متى سيرجعون إلى المهمة التي تركوها خلفهم في المكتب.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.仕事に戻れるか知りません それは良くないですよね
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "Czytałem w gazetach z pl. Stoły i krzesła podskakiwał i tańczył ... "
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "나는 EN의 신문에서 읽었습니다. 뛰어드는과 춤 ... "테이블과 의자
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "J'ai lu dans les journaux de fr. Tables et chaises sauter et danser ... "
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... ""、Jannyをより低減を考慮する必要があります"と、ホールは述べた。
Tr gazetelerde okudum. Masalar ve sandalyeler sıçrayan ve dans ... "لقد قرأت في الصحف من ان. طاولات وكراسي القفز والرقص... "
Ve işte, buradayım. Bu bir peri masalı değil.그래서 제가 이곳에 오게 된겁니다. 옛날 동화를 얘기 한게 아니에요.
Ve işte, buradayım. Bu bir peri masalı değil.Oto jestem, a ta historia nie jest bajką.
Ve işte, buradayım. Bu bir peri masalı değil.Şi uite aşa, în orice caz, uitaţi-mă aici.
Ve işte, buradayım. Bu bir peri masalı değil..וכך, בכל אופן, הנה אני. זו לא אגדה
Ve işte, buradayım. Bu bir peri masalı değil.وهكذا ، على أية حال ، أنا هنا. انها ليست خرافة
Ve işte, buradayım. Bu bir peri masalı değil.これがアメリカの現状です
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.우린 그냥 동물을 태그하고 집에 왔죠.그리고 알죠,우리 책상에 앉았고.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.We hoefden alleen het dier maar te labelen, gingen naar huis en... zaten achter ons bureau.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.Wir hingen den Tieren dafür einfach den Anhänger dran, gingen nach Hause und setzten uns hin.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.И дори не е трябвало... трябвало е само да маркираме животното, после се прибираме вкъщи и седим на бюрата си.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.Мы только пометили животное, а потом пошли домой и сели за стол.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.רק היינו צריכים לתייג את החייה ואז הלכנו הביתה ואתם יודעים, לשבת ליד השולחן.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.كان لدينا فقط لوضع علامة على الحيوان ثم ذهبنا المنزل وأعلم أنك، جلس في مكاتبنا.
Ve tek yapmamız gereken şey, etiketi balığa takmak ve eve gidip masalarımızda oturmak oldu.好都合なことに
Xerxes, ha? "Doğulu Bilge Masalı"nda okumuştum.Luin Xerxesistä Idän Viisaan tarinasta.
Yani %10 veya 15'i halis ziyandı. Dediğimiz gibi, bu bir masal, hikaye. Unutun gitsin.Die 10 of 15 procent is puur bedrog, een fabeltje, zoals wij het noemen.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Dziecko, które właśnie zaczęło kłamać, stawia pierwsze kroki jako twórca.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Een kind dat begint met liegen, zet zijn eerste stapjes als verhalenverteller.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.E il bambino che inizia a mentire sta facendo il primo passo verso la narrazione.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Ein Kind, das gerade angefangen hat zu lügen, macht die ersten Schritte als Geschichtenerzähler.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.거짓말을 시작한 아이, 그는 스토리텔러로서의 첫 발을 내딛고 있습니다.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Một đứa trẻ mà bắt đầu nói dối là bước một bước đầu tiên của người kể chuyện.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Uma criança que começa a mentir está a dar o primeiro passo como contador de histórias.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Un copil care tocmai a început să mintă, face primul pas ca povestitor.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Un enfant qui commence à mentir fait son premier pas en tant que conteur d'histoire.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Un niño que empieza a mentir ha dado su primer paso como narrador.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Дитина, яка тільки почала брехати, робить перший крок, як оповідач.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.Ребёнок, который начинает врать, — это писатель, делающий первые шаги.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.ילד שרק התחיל לשקר עושה צעד ראשון כמספר סיפורים.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.الطفل الذي بدأ بالكذب أخذ أول خطوة كقاص للقصة.
Yeni yalan söylemeye başlamış bir çocuk masalcılıkta ilk adımlarını atıyor.物語の作者になる第一歩を踏み出したと言えます 子供たちはアートを実践しています