Ana içeriğe geç
Sözlük

masal ile cümle

masal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi, anımsayan benlik bir masalcıdır.الآن نفسية الذاكرة تروي القصص.
Şimdi, anımsayan benlik bir masalcıdır.我々の記憶の基本的な反応で すぐに動き出します
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Det är sagan om den som tog alkemikonsten till vårt land.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Det er eventyret om personen, der bragte alkymien til vores land.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Es un cuento sobre el artista que trajo la alquimia a nuestra tierra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.É um conto de fadas sobre o artista que levou a alquimia à nossa terra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.È una leggenda sull'artista che portò l'alchimia nella nostra terra.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Satu taitavasta miehestä, joka toi alkemian maahamme.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.To przypowieść o artyście, który zaszczepił alchemię na tej ziemi.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Παραμύθι για τον καλλιτέχνη που μας έφερε την αλχημεία.
Simyayı ülkemize getiren sanatçı hakkında bir masal.Это сказка о художнике, принесшем на нашу землю алхимию.
Size bir Rus prensi hakkındaki masalı anlatacağımLes voy a contar una historia sobre un príncipe ruso... ...que tenía 3 hijos.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Ali ni tako dolgo, kot je dolgočasno zgodbo.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Är inte så länge det är en tråkig historia.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Czy nie jest tak długo, jak to nudne opowieści.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Ei ole niin kauan kuin on ikävä tarina.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Er ikke så længe det er en kedelig historie.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Is niet zo lang als een vervelend verhaal.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Ist es nicht so lange, wie es eine mühsame Geschichte.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Không phải là quá dài như là một câu chuyện tẻ nhạt.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Não é tão longo como é um conto de tedioso.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Nem olyan hosszú, mint egy unalmas történet.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Není tak dlouho, jak je nudný příběh.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.N'est-ce pas aussi longtemps que c'est un conte fastidieux.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Nie je tak dlho, ako je nudný príbeh.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.¿No es el tiempo que sea una historia aburrida.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Non è così lungo come un racconto noioso.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Nu este atât timp cât este o poveste plictisitoare.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir. Orada ölü Romeo, bu Juliet kocası vardı;지루한 이야기 가로 너무 오래되지 않습니다. 거기에 있던 로미오는 그 줄리엣의 남편되었다;
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir. Orada ölü Romeo, bu Juliet kocası vardı;האם לא כל עוד הוא סיפור משעמם. רומיאו, שם מת, היה הבעל כי ויוליה;
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir. Orada ölü Romeo, bu Juliet kocası vardı;لا طالما هي حكاية مملة. وكان روميو ، ميت هناك ، زوج لذلك جولييت ؛
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir. Orada ölü Romeo, bu Juliet kocası vardı;そして彼女は、そこに死んで、そのロミオの忠実な妻:私は彼らと結婚、そしてそれらのstol'nの結婚の日
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Tidak begitu lama seperti kisah membosankan.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Δεν είναι έτσι εφ 'όσον είναι μια επίπονη ιστορία.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Не е толкова дълго, колкото е една досадна история.
Sıkıcı bir masal kadar uzun değildir.Разве это не так долго, как это утомительно сказки.
Tablonun masalarının farklı kısımlarının tablodaki konumlarına oranları vesaire, hep altın orandır. -이 직사각형에서도 황금비를 찾을 수 있다면
Tablonun masalarının farklı kısımlarının tablodaki konumlarına oranları vesaire, hep altın orandır. -Nebolo by super keby aj toto bol zlatý pomer?
Tablonun masalarının farklı kısımlarının tablodaki konumlarına oranları vesaire, hep altın orandır. -Nebylo by parádní, kdyby toto také... kdyby tohle byl také zlatý řez?
Tablonun masalarının farklı kısımlarının tablodaki konumlarına oranları vesaire, hep altın orandır. -Questo è stato anche il rapporto aureo? e così lascia provare permette di trovare il rapporto di B di A meno B
Tablonun masalarının farklı kısımlarının tablodaki konumlarına oranları vesaire, hep altın orandır. -Ville det ikke være fedt, hvis det her forhold også var det gyldne snit?
Tablonun masalarının farklı kısımlarının tablodaki konumlarına oranları vesaire, hep altın orandır. -Е, фи минус 1 е 1 върху фи!
Tablonun masalarının farklı kısımlarının tablodaki konumlarına oranları vesaire, hep altın orandır. -これも黄金比です。
Tam bir masal gibiComo si fuera un cuento.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.아무 말없이 아이들의 책상을 살펴보았습니다.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.lo recuerdo paseando por los pasillos, yendo de niño a niño, mirando los escritorios, sin decir una palabra
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.Przechadzał się między ławkami i patrzył na nasze prace bez słowa.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.Я помню, как он прогуливался по рядам, от парты к парте, заглядывая в детские рисунки, не говоря ни слова.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.כשהוא עובר מילד לילד, מסתכל על שולחנותיהם בדממה.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.من طفل لطفل ناظراً إلى طاولاتهم، بدون أن يقول أي كلمة.
Tek kelime etmeden çocukların masalarına bakıyor ve ilerliyordu.僕の机の横まで来ると 突然 ぴたっと足を止め
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.A résztvevők nem tudják mikor mehetnek vissza a dolgukhoz amit félbehagytak.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Deltagerne ved ikke, hvornår de kommer tilbage til opgaven de efterlod på deres skrivebord.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.I partecipanti alle riunioni non sanno quando torneranno a lavorare alla scrivania.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.미팅에 참여한 사람들은 자기들이 책상 위에 두고온 업무로 돌아가게 될 것을 모릅니다.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Les participants aux réunions ne savent pas quand ils pourront retourner à ce qu'ils ont laissé à leur bureau.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Los asistentes a las reuniones no saben cuándo volverán a la tarea que dejaron en su escritorio.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Mensen in vergaderingen weten niet wanneer ze naar het werk terug kunnen dat ze achterlieten op hun bureau.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Người tham gia các cuộc họp không biết khi nào họ được quay lại với công việc mà họ đang bỏ dở.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Prezentii la sedinte nu stiu cand se vor intoarce la treburile pe care le-au lasat la birou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod