Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Che i professori si siano sposati, anche questo è epico.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Dass Lehrer heiraten ist auch genial.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Dat leraren trouwen is ook behoorlijk wonderbaarlijk.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Không ngờ thầy và cô lại thành vợ chồng nhỉ
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Nauczyciele biorą ślub, to dopiero coś.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Pernikahan guru-guru juga sangatlah hebat.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Profesorii casatorindu-se este destul de epic de asemenea.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Que les professeurs soient mariés est assez épique aussi.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Tudi poroka med profesorjema je super.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Και το ότι παντρεύτηκαν οι καθηγητές είναι κι αυτό απίστευτο.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!Замужество учительницы тоже довольно невероятно.
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!המורה מתחתנת זה גם סיפור גדול
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!المعلمة تزوجت إنها بطلة أيضاً
Öğretmenimizin evlenmesi de oldukça masalsı aslına bakarsan!見た?あなたもすぐ妊娠したら
Onlara masalın uydurmaca olduğunu da söylüyor.e gli dice ancora che era tutto per farli credere
Onlara masalın uydurmaca olduğunu da söylüyor. - Kutuda bir tilki varmış gibi davranıyoruz.- "Il a les bonbons"
Onlara masalın uydurmaca olduğunu da söylüyor.Und sie sagt ihnen noch einmal, dass es alles Phantasie ist.
Onlara masalın uydurmaca olduğunu da söylüyor.y les dice que es solo por hacerlos creer.
Onlara masalın uydurmaca olduğunu da söylüyor.και εκείνη τους λέει πάλι ότι ήταν όλα φτιαγμενα
Onlara masalın uydurmaca olduğunu da söylüyor.И тя отново им казва, че всичко е измислица.
Orta çağlarda, küçük hanım sıkıntı birçok Ortaçağ şarkıları, efsane ve masal ortak bir özelliğidir.I middelalderen var "skønjomfru i nød" en almindelig del af mange sange, sagaer og eventyr.
Orta çağlarda, küçük hanım sıkıntı birçok Ortaçağ şarkıları, efsane ve masal ortak bir özelliğidir.Im Mittelalter tauchte das Muster in vielen Liedern, Legenden und Märchen auf.
Orta çağlarda, küçük hanım sıkıntı birçok Ortaçağ şarkıları, efsane ve masal ortak bir özelliğidir.곤경에 빠친 처녀는 중세의 많은 노래와 전설, 동화에 흔히 등장했습니다
Orta çağlarda, küçük hanım sıkıntı birçok Ortaçağ şarkıları, efsane ve masal ortak bir özelliğidir.Tijdens de Middeleeuwen kwam de Jonkvrouw in Nood vaak voor in middeleeuwse liederen, legendes en sprookjes.
Orta çağlarda, küçük hanım sıkıntı birçok Ortaçağ şarkıları, efsane ve masal ortak bir özelliğidir.W średniowieczu, Dama w opałach była często stosowanym zabiegiem w wielu pieśn iach, legendach i baśniach.
Orta çağlarda, küçük hanım sıkıntı birçok Ortaçağ şarkıları, efsane ve masal ortak bir özelliğidir.בימי הביניים, העלמה במצוקה היתה מאפיין נפוץ בשירים, אגדות ומעשיות.
Orta çağlarda, küçük hanım sıkıntı birçok Ortaçağ şarkıları, efsane ve masal ortak bir özelliğidir.無防備な女性の救出は、当時の恋愛物語や 詩のレゾンデートル——
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?Él era... aaaahhhhhh... lo ves.
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?Era... aaaahhhhhh... Intelegi?
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?Hij deed... aaaahhhh... Zie je?
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?Il était ... Aaahhh... tu vois ?
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?Ő .... áááá ... érted?
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?On był... aaaahhhh...! Widzisz?
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?(smích) Byl: "Aaargh!!!"
O sırada o...aaaahhhh... (satıcıların masalarını devirirken)... öyle değil mi?Он был ....ааааа....видишь.
Öyle iyi bir şans ancak peri masallarında olur.Myœlisz, ¿e jak¹ jestem dziewczyn¹. Nie jestem godna takiego mê¿czyzny jak ty.
Öyle iyi bir şans ancak peri masallarında olur.Si elle avait un gamin, je l'élèverais pour le vendre aux saltimbanques.
Öyle iyi bir şans ancak peri masallarında olur.Лучше пусть принесёт нам удачу, как в сказках.
Özür dilerim ama bütün masalar tutuldu.Elnézést, de az összes asztal le van foglalva.
Özür dilerim ama bütün masalar tutuldu.Je suis désolé, mais toutes les tables sont réservées.
Özür dilerim ama bütün masalar tutuldu.Maaf tapi semua meja ini telah dipesan
Özür dilerim ama bütün masalar tutuldu.Mi dispiace, ma tutti i tavoli sono stati prenotati.
Özür dilerim ama bütün masalar tutuldu.Mong hai vị thông cảm, bàn ở đây được đặt trước hết rồi.
Özür dilerim ama bütün masalar tutuldu.أعتذر منكم و لكن جميع الطاولات محجوزة
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Ghế thì nằm trên bàn và vẫn uống, và nó uống rất nhiều. (Cười)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)A székek már az asztalon vannak, de ő még mindig iszik, sokat iszik.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)Es wurde bereits aufgestuhlt, aber er trinkt immer noch... ...und er trinkt viel.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)Hij drinkt nog terwijl de stoelen al op tafel staan, en hij drinkt veel.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)Стільці вже на столах — а він досі п'є, і п'є він чимало.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer. (Gülüşmeler)Столовете са на масата, той все още пие, а той пие доста.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.의자들은 테이블 위에 있고, 여전히 술을 마시고 있습니다. 또한 그(자동차)는 술을 많이 마십니다. (자동차가 휘발류를 많이 소비한다는 것을 비유함) (웃음)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Krzesła już ułożone na stołach, a on dalej pije. A pije tęgo! (śmiech)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Las sillas están sobre las mesas y el sigue bebiendo, y el bebe mucho.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Les chaises sont sur les tables et il continue à boire, et il boit beaucoup.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Le sedie sono già sui tavoli e lui sta ancora bevendo. e beve molto. (Risata)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Scaunele sunt strânse pe masă, dar el încă bea şi el bea mult.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Židle už jsou pozvedané a on pořád pije, a že pije hodně.
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Οι καρέκλες έχουν μπει πάνω στο τραπέζι, κι αυτός πίνει ακόμα πίνει πολύ! (Γέλια)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.Вечеринка закончена, он продолжает пить, и он уже порядочно напился. (Смех)
Sandalyeler masalara çıkmıştır ve hala içer, çok fazla içer.הכסאות כבר מונחים על השולחנות, אבל הוא עדיין שותה, והוא שותה הרבה.