Ben çocukken annem bana sık sık masal okurdu.When I was a child, my mother would often read fairy tales to me.
İyi öğrenciler masalarını her zaman temiz tutarlar.Good students always keep their desk clean.
Masaları yan yana koy.Put the tables end to end.
Masal bizim için tanıdıktır.The tale is familiar to us.
Bunlar bizim masalarımız.These are our desks.
Bu masal yedi yaşındaki bir çocuğun okuması için yeterince kolaydır.This fairy tale is easy enough for a seven-year-old child to read.
Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.Ms. Yamada translated the fascinating fairy tale into plain Japanese.
Amcam bana masalı bir fıkra gibi anlattı.My uncle told me the story by way of a joke.
Kurgu peri masalları ve mitler kadar eski.Fiction is as old as fairy tales and myths.
Onun bitmeyen masallarından sıkıldım.He bored me with his endless tales.
Odada masalar var.There are desks in the room.
Senin övüngen masallarını dinlemekten bıktım.I'm tired of hearing your boastful tales.
Anneciğim, bana bir masal okur musun?Mom, could you read me a bedtime story?
Kötü bir yazarın masalları basmakalıp ifadelerle doludur.A bad writer's prose is full of hackneyed phrases.
Sandalyeler ve masalar tahrip edildi.Chairs and tables were damaged.
Bana o masalı anlatan dedemdi.It was my grandfather that told me that story.
Çocuklar masal dinlemeyi sever.The children love listening to fairy tales.
Senin gözde peri masalın nedir?What's your favorite fairy tale?
Ben peri masallarına inanmıyorum.I don't believe in fairy tales.
Her masal, alınacak bir dersle biter.Every fable ends up with a moral.
Masaların üzerinde kediler var mı?Are there some cats on the desks?
Bu bir masal.It's a fable.
Eğer onu istiyorsan - o peri masalı değil.If you will it - it is no fairy tale.
Onlar çocuklar için masallardır.They are fairy tales for children.
Bana masal anlatma!Don't tell me fairy stories!
Tom bir fabl ve bir masal arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between a fable and a fairytale.
Bu masalı kim yazdı?Who wrote this tale?
Bu masalsı bir roman.This is an epic novel.
O, peri masallarından hoşlanır.She likes fairy tales.
Peri masalları hep aynı başlar: bir zamanlar.Fairy tales always begin the same: once upon a time.
Yazar o peri masallarını bizim dilimize çevirdi.That author translated those fairy tales into our language.
Tom ve Mary restoranın arkasındaki masalardan birinde.Tom and Mary are at one of the tables in the back of the restaurant.
Kızıma bir uyku masalı anlattım.I told a bedtime story to my daughter.
Oğluna bir masal anlattı.He told a bedtime story to his son.
Onlar bir masal düğünü yaşadılar.They had a fairytale wedding.
Tom masalardan birinde oturdu.Tom sat down at one of the tables.
O sadece bir kocakarı masalı.That's just an old wives' tale.
Büyükannem bana hoş peri masalları anlatırdı.My grandmother used to tell me pleasant fairy tales.
Bir masal anlattı.She told a tale.
Periler yalnızca peri masallarında vardırlar.Fairies exist only in fairy tales.
Tom kapının yanındaki masalardan birinde yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone at one of the tables near the door.
O bir peri masalı gibi okur.It reads like a fairy tale.
Ben senin masalarını silmiyorum.I'm not wiping your tables.
Arkaya yakın masalardan birinde oturalım.Let's sit at one of the tables near the back.
Tom çocuklarına bir uyku masalı anlattı.Tom told his children a bedtime story.
Tom çocuklarına uyku masalı anlatıyor.Tom is telling his children a bedtime story.
Tom restoranın önündeki masaların birinde oturuyor.Tom is sitting at one of the tables in front of the restaurant.
Çocuklar peri masallarını severler.Children like fairy tales.
Bu benim en sevdiğim peri masalıdır.This is my favorite fairy tale.
Bu bir kocakarı masalı.That's an old wives' tale.
Tom'a yatarken bir masal okuyabilir misin?Would you mind reading a bedtime story to Tom?
Tom için bir uyku masalı okur musun?Would you mind reading a bedtime story to Tom?
Onlar eski eşlerin masalları.Those are old wives' tales.
Bu masalar bizim için çok küçük.These desks are too small for us.
Bu masalar onlar için çok küçük.These desks are too small for them.
Mary bir masal prensesi.Mary is a fairy princess.
Bir komi bir restoranda masaları temizleyen kişidir.A busser is a person who clears tables in a restaurant.
O bir peri masalı gibiydi.It was like a fairytale.
Dersten sonra sandalyeleri masaların üstüne koymayı unutmayın.Remember to put the chairs onto the tables after the lesson.
Karga ve tilki La Fontaine'in en ünlü masallarından biridir."The Crow and the Fox" is one of the most famous of La Fontaine's fables.