Ana içeriğe geç
Sözlük

masada ile cümle

masada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ţu fazlalýklarý kaldýralým. Masada Kuzey'e yer açýlsýn.Братко.
UFL'daki 20 araştırmacıdan iki tanesi kafeteryada, masada bir grup meslektaşları ile sohbet ediyorlar.응용물리 실험실에 일하는 20대 연구원 두 명이 구내식당 테이블에서 동료들 여럿과 이런저런 얘기를 나누고 있었죠.
UFL'daki 20 araştırmacıdan iki tanesi kafeteryada, masada bir grup meslektaşları ile sohbet ediyorlar.שני חוקרים בני 20 ומשהו במעבדה, יושבים ליד שולחן בקפיטריה ומנהלים שיחת-חולין עם עמיתיהם.
UFL'daki 20 araştırmacıdan iki tanesi kafeteryada, masada bir grup meslektaşları ile sohbet ediyorlar.食堂のテーブルで 他の多くの研究者に混じって雑談していました ガイアーとウェイフンバックの二人です
Ve bebek kucağında, masada uyuyakalmıştı.간호, 아기를 들고입니다.
Ve bebek kucağında, masada uyuyakalmıştı.بينما هي ترضعه، حاملة الطفل.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.A on na to: "Ja jestem farciarz.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.E ele disse: "Sabe... "Sou o sortudo nesta mesa.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.Hij zei: "Weet je, ik ben de geluksvogel aan deze tafel.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.Il me répondit alors : "Vous savez je suis le chanceux à cette table.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.그러자 그는 "음..저는 여기 있는 사람들 중 가장 운이 좋은 사람입니다.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.Lui ha risposto "Sai... Io sono quello fortunato a questo tavolo.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.Și a răspuns, " Știti,... eu sunt cel norocos la această masă.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.Und er sagte: "Weißt du... ich bin der Glückliche hier am Tisch.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.Y dijo, "Sabes... Yo soy el suertudo de esta mesa.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.Он сказал: "Знаете, мне вообще тут повезло больше других — я потерял правую руку, но я левша".
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.Той каза, "Знаете ли..... Аз съм щастливецът на тази маса.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.והוא אמר, " אתה יודע... אני בר-המזל בשולחן הזה.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.فأجابني: "أتعرف... أنا الشخص المحظوظ على هذه الطاولة.
Ve dedi ki o, " biliyosunuz ben bu masadaki en şanslı kişiyim.この中じゃラッキーな方だから 右腕はなくしたけど
Ve görüşme sonlandı. Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik. Ve o adam masadan kendini geriye çekti.A przy pożegnaniu odepchnął się od stołu.
Ve masada mahcup edici bir sessizlik yaşanırdı.Entonces se generaba un silencio incómodo en la mesa,
Ve masada mahcup edici bir sessizlik yaşanırdı.Et là, il y avait un silence gêné à la table.
Ve o adam masadan kendini geriye çekti.Aquele rapaz afastou-se da mesa,
Ve o adam masadan kendini geriye çekti. Ayakları yok.Diezelfde jongen duwt zich weg van de tafel ... hij had geen benen.
Ve o adam masadan kendini geriye çekti. Ayakları yok.Quel ragazzo si è spinto lontano dal tavolo, e non aveva le gambe.
Ve o adam masadan kendini geriye çekti. Ayakları yok.Și acel tip s-a împins de la masă, și nu avea nici picioare.
Ve o adam masadan kendini geriye çekti. Ayakları yok.Y el hombre se alejó de la mesa, no tenía piernas.
Ve o adam masadan kendini geriye çekti. Ayakları yok.И този младеж се отблъсна от масата и той нямаше крака.
Ve o adam masadan kendini geriye çekti.Der Junge hat sich vom Tisch abgestoßen
Ve o adam masadan kendini geriye çekti.그 후 그 가 의자를 밀고 나가는데 보니
Ve o adam masadan kendini geriye çekti.А тот парень оттолкнулся рукой от стола.
Ve o adam masadan kendini geriye çekti.והבחור הזה דחף את עצמו מהשולחן,
Ve o adam masadan kendini geriye çekti.وقام هذا الشخص بدفع جسمه عن الطاولة،
Ve o adam masadan kendini geriye çekti.脚がなかったのです
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Ako je to divné sedieť pri stole a to Diskusia so zamestnancami z cesty tam.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Come è strano a sedersi a quel tavolo e parlare fino a che il lavoratore lassù.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Comment il est bizarre de s'asseoir à ce bureau et parler avec condescendance à l'employé de là-haut.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Como estranho é a sentar-se naquela mesa e falar até o funcionário de lá em cima.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Hoe raar het is om te zitten op dat bureau en spreken naar de medewerker van weg daar.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Hur konstigt det är att sitta vid det bordet och prata ner till den anställde från vägen upp dit.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Hvor mærkeligt det er at sidde op på det skrivebord og taler ned til medarbejderen fra vejen derop.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Jak dziwne jest to, aby siedzieć w tym biurka i zniżać się do poziomu pracownika od drogi tam.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Jak je to divné sedět u stolu a to Diskuse se zaměstnanci z cesty tam.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Kako čudno je, da sedi na mizi in da pregovoriti, da delavec iz poti tam gor.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.거기 방식에서 직원에게 아래와 상담하십시오.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Kuinka outoa se on istua tuohon kirjoituspöytä ja Keskustelu alas työntekijä päin siellä.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Làm thế nào kỳ lạ đó là ngồi tại bàn đó và nói chuyện cho nhân viên từ cách lên đó.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Lo extraño que es sentarse en esa mesa de trabajo y hablar hasta el empleado de ahí arriba.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Πόσο παράξενο είναι να κάθεται σε εκείνο το γραφείο και υποτιμούμε τον εργαζόμενο από την διαδρομή μέχρι εκεί.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Как странно это сидеть на этом столе и говорить до работника от пути туда.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Колко странно е да седи по това бюрото и говори на работника или служителя от пътя до там.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.Як дивно це сидіти на цьому столі і говорити до працівника від шляху туди.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.לדבר אל העובד מהדרך לשם.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.الحديث وصولا الى موظف من الطريق هناك.
Ve o masada oturmak nasıl garip orada çalışan aşağı şekilde konuşun.ボスは聴力障害を持って、従業員は非常に彼の近くにステップアップしているので。
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.Adică, nu e hârtie pe birou.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.Geen papieren op het bureau.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.Ich meine, da liegt kein Papier auf dem Schreibtisch.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.Je veux-dire, il n'y a pas de papier sur le bureau.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod