Ana içeriğe geç
Sözlük

masada ile cümle

masada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.제 말은, 책상위에 종이가 없습니다.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.Me explico, no hay papeles en el escritorio.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.To znaczy, nie ma papierów na biurku.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.Voglio dire, non ci sono fogli sulla scrivania.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.В смисъл, няма никакви листи по бюрото.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.На столе нет ни одной бумажки.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.אני מתכוונת, אין ניירות על השולחן.
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.أقصد، لا يوجد ورقة على المكتب
Yani demek istediğim, şuraya bakın masada kağıt yok.皆 理想郷を求めています
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Dacă spui, "E un elefant în cameră," nu e unul adevărat, căutând farfuria cu arahide pe masă.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.누군가 "이 방에 코끼리가 있어," 라고 말하면 테이블에 놓인 땅콩을 찾고 있는 진짜 코끼리는 없습니다.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Les métaphores vous pénètrent en effleurant votre esprit logique.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Nếu bạn nói, "có một con voi trong phòng" thì không phải là một thực tế, khi tìm đĩa đậu phộng trên bàn.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Se dite "C'è un elefante nella stanza", non c'è davvero un elefante che cerca le noccioline sul tavolo.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Si uno dice, "Hay un elefante en la habitación", no es que de hecho haya uno, buscando maníes en la mesa.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.Zegt een Engelsman 'er is een olifant in de kamer', dan staat daar geen beest op zoek naar pindanootjes.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.אם אתה אומר, "יש פיל בחדר," אין בעצם אחד אמיתי, שמביט בקערת הבוטנים על השולחן.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.فإذا قلت بوجود فيلٍ في الغرفة؛ فذلك لا يعني بالضرورة وجود فيل يتجول باحثاً عن طبق فول سوداني على الطاولة.
Yani "odada bir fil var" dediğinizde, masada fıstık tabağı arayan gerçek bir fil yoktur.本物の象がいて 机の上の ピーナッツの皿を探しているのではありません 隠喩は 論理的な思考を飛び越えて 直に感じられるものです
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.A hústorta már 10 órája kész van! El akarok válni.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.A tua "jardineira" enlatada está na mesa há quase dez horas.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor. - Boşanmak istiyorum.Η πίτα σου σε περιμένει στο τραπέζι εδώ και 10 ώρες.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Deine Königinnen-Pasteten warten seit 10 Stunden auf dich!
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Din mad har stået klar i ti timer!
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Je eten staat al tien uur op tafel. Ik wil scheiden.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Karl? Hrana čaka na mizi že 10 ur.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.La tua cena č pronta da almeno 10 ore.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Makananmu... ...sudah berada di meja lebih dari sepuluh jam.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Maten har stått på bordet i tio timmar.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Plăcinta ta stă pe masă de aproape zece ore.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Ruoka on ollut pöydässä jo kymmenen tuntia.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Ton assiette t'attend depuis des heures. - Je veux divorcer.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Tu pastel de verduras descongelado lleva 10 horas en la mesa. Quiero el divorcio.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Tvoje omeleta je na stole už 10 hodin.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.Яденето ти седи на масата вече 10 часа.
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.תוציאי את השמות .של החבר'ה מנאס"א סליחה! האם אני נושאת עלי שלט ?"השפחה של קרל"
Yemeğin, neredeyse... ...on saattir masada bekliyor.على المنضدة تقريباً منذ عشرة ساعات
Yıllarca her masada yer almış olan demirbaşlardan biri.수십년 동안 모든 책상위에 있던 중요한 물건이죠
Yıllarca her masada yer almış olan demirbaşlardan biri.la base di ogni computer da tavolo per decenni.
Yıllarca her masada yer almış olan demirbaşlardan biri.מוצר בסיסי על כל שולחן עבודה עשרות בשנים.
Yıllarca her masada yer almış olan demirbaşlardan biri.أداة أساسية في كل مكتب لعقود.
Yıllarca her masada yer almış olan demirbaşlardan biri.しかしこれによって実質的に消滅させられました
Yoksa masada değil mi?Ik weet niet waar het is.
Yoksa masada değil mi?Je ne sais pas où il est.
Yoksa masada değil mi?Nem tudom, hol van.
Yoksa masada değil mi?No sé donde está.
Yoksa masada değil mi?Nu-i pe biroul tău?
Yoksa masada değil mi?Не знаю, куда он делся.
Yoksa masada değil mi?.אין לי מושג
Yoksa masada değil mi?أليس التى على منضدتك؟
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod