Bu sorunun cevabı o masada kimlerin oturduğuna göre değişir.Η απάντηση σε αυτήν την ερώτηση εξαρτάται από το ποιος κάθεται στο τραπέζι.
Bu sorunun cevabı o masada kimlerin oturduğuna göre değişir.Відповідь на це питання залежить від тих, хто сидить на столом.
Bu sorunun cevabı o masada kimlerin oturduğuna göre değişir.Ответ на вопрос варьируется в зависимости от того, кто сидит за столом.
Bu sorunun cevabı o masada kimlerin oturduğuna göre değişir.Отговорът на този въпрос зависи от това кой е включен в разговора.
Bu sorunun cevabı o masada kimlerin oturduğuna göre değişir.התשובה לשאלה זו משתנה בהתאם למי שיושב מסביב לשולחן
Bu sorunun cevabı o masada kimlerin oturduğuna göre değişir.فالاجابة عن ذلك الاسلوب يعتمد على من يجلس في ذلك " المجلس "
Bu sorunun cevabı o masada kimlerin oturduğuna göre değişir.そこに男性はいるでしょうか?
Bütün bu kişilere hoşcakalın dedik. Ve o adam masadan kendini geriye çekti. Ayakları yok.On les salua et alors ce gars recula de la table et là, je vis qu'il n'avait pas de jambes.
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?Az asztalnál akarunk enni, mint ti. Ez nem nagy ügy?
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?Kami mau makan di meja sepertimu. Apakah itu masalah?
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?Vamos a comer en la mesa como tú. ¿Es un problema?
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?Vi vill äta vid bordet som ni. Är det ett problem?
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?Vi vil spise ved bordet ligesom jer. Er det et problem?
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?We willen aan de tafel eten, zoals jij. Is dat een probleem?
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?Θα τρώμε στο τραπέζι, όπως εσείς. Είναι κι αυτό πρόβλημα;
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?Искаме да се храним на масата. Като вас. Проблем ли е?
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?Ние ще ядем на масата като теб. Дали това е проблем?
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?שמע, אנחנו רוצים לאכול ?ליד השולחן כמוכם, זאת בעיה
Dinle, biz de masada yemek istiyoruz, Sizler gibi, sorun var mı?. نريد أن نأكل على المائدة . مثلكم هل ذلك مشكلة؟
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Ak sú na stole peniaze, nechajú si ich všetky.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Als er geld op tafel ligt, houden ze alles voor zich.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Dacă sunt bani pe masă, îi păstrează pe toți.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Ha pénzt találnak az asztalon, mindet megtartják.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Hvis der er penge på spil, beholder de det hele.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Jeśli w grę wchodzą pieniądze, zatrzymują wszystkie dla siebie.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Jika ada uang di sana, mereka menyimpan semuanya.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Jos pöydällä on rahaa, he pitävät kaiken.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.만일 탁자에 돈이 있다면, 그들은 그것을 전부 가지지요
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Nếu có tiền trên bàn, họ sẽ giữ hết làm của riêng.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Pokud na stole leží peníze, oni si je nechají.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Se ci sono soldi in ballo, se li tengono tutti.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Se houver dinheiro na mesa, eles ficam com ele todo.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Si hay dinero sobre la mesa, se lo quedan todo.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.S'il y a de l'argent sur la table, ils gardent tout.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Wenn Geld auf dem Tisch liegt, behalten sie alles für sich.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Αν υπάρχουν λεφτά στο τραπέζι, τα κρατούν όλα για τον εαυτό τους.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.Ако има пари на масата, те ги вземат всичките.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.И если предлагают деньги, они их все возьмут себе.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.І якщо їм пропонувати гроші, вони все залишать собі.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.אם כסף נמצא על השולחן, הם שומרים את כולו לעצמם.
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.وان كان هناك مالٌ على الطاولة فسوف يحتفظون به جميعاً
Eğer masada bir para varsa, tümünü kendilerine alırlar.私の研究室で彼らを指す専門用語があります
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.A maradék idő azzal telik, hogy "ne könyökölj az asztalra", "add ide a ketchupot".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.De rest wordt in beslag genomen door: "je ellebogen van tafel" en "geef de ketchup door".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Der Rest wird mit "Nimm die Ellenbogen vom Tisch" und "Reich mir mal das Ketchup" verbraucht.
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.El resto es, "no subas los codos a la mesa" y "pásame la salsa de tomate".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Il resto viene passato tra un "togli i gomiti dal tavolo" e un "passami il ketchup".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.나머지는 "팔꿈치를 식탁에서 떼거라", 혹은 "케쳡 좀 건내줄래" 같은 대화로 채워지죠.
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Le reste est pris par les " ne mets pas les coudes sur la table " et "passe le ketchup ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Phần còn lại là: "Bỏ khủyu tay khỏi bàn đi con!", "Đưa chai tương cà cho bố!"
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Resztę czasu zajmują "zdejm łokcie ze stołu" i "podaj mi ketchup".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Sisanya diisi oleh "itu sikutnya jangan ditaro di atas meja" dan "tolong oper sausnya."
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Το υπόλοιπο αναλώνεται σε φράσεις όπως: "πάρε τους αγκώνες απ'το τραπέζι" και "πιάσε μου το κέτσαπ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Остальное время уходит на "убери локти со стола" и "передай кетчуп".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Останалата част е "Свали си лактите от масата" и "подай кетчупа."
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Решта часу - це "зніми лікті зі столу" та "передай кетчуп".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.יתר הזמן נגזל ב"תוריד מרפקים מהשולחן" ו"תעבירי את הקטשופ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.كل الوقت الباقي عبارة عن ملاحظات... "إتزع مرفقيك عن الطاولة" أو "مرّر الصلصة".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.その10分を 1日のどこかに移せば 同様の効果を得られます
Haklı onun masadan düştüm!Avrebbe caduti appena fuori la sua scrivania!