Tom Mary'yi omuzlarında taşıdı.Tom carried Mary on his shoulders.
Tom Mary'yi sırtında taşıdı.Tom carried Mary on his back.
Tom Mary ile olan randevusunu iptal etti.Tom canceled his appointment with Mary.
Tom Mary ile tanışmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to meet Mary.
Tom Mary'nin niçin kızgın olduğunu anlayamıyor.Tom can't understand why Mary is angry.
Tom Mary'nin motiflerini anlayamıyor.Tom can't understand Mary's motives.
Tom Mary'den vazgeçemiyor.Tom can't turn Mary down.
Tom o yokken Mary'nin onun eviyle ilgileneceğine güvenemiyor.Tom can't trust Mary to look after his house while he's away.
Tom gerçek hislerini Mary'ye söyleyemiyor.Tom can't tell Mary his real feelings.
Tom gözlerini Mary'den ayıramaz.Tom can't take his eyes off Mary.
Tom yüzemez ve Mary de.Tom can't swim and neither can Mary.
Tom Mary'nin düşündüğünü söylemesini durduramıyor.Tom can't stop Mary from saying what she thinks.
Tom Mary'ye katlanamıyor.Tom can't stand Mary.
Tom Mary'nin etrafında olmaya dayanamaz.Tom can't stand being around Mary.
Tom Fransızca konuşamaz. Mary de Fransızca konuşamaz.Tom can't speak French. Mary can't speak French either.
Tom Mary'nin ne yapmaya çalıştığını anlayamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to understand what Mary is trying to say.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını kesin olarak söyleyemiyor.Tom can't say for sure where Mary lives.
Tom Mary'nin ne zaman varacağını kesin olarak söyleyemiyor.Tom can't say for sure when Mary will arrive.
Tom Mary'nin kaç kez Boston'da bulunduğunu kesin olarak söyleyemez.Tom can't say for sure how many times Mary has been to Boston.
Tom Mary kadar hızlı koşamaz.Tom can't run as fast as Mary.
Tom Mary'nin Boston'a ne zaman taşındığını hatırlayamıyor.Tom can't remember when Mary moved to Boston.
Tom Mary'nin adresini hatırlayamıyor.Tom can't remember Mary's address.
Tom Mary'nin yardımına güvenemez.Tom can't rely on Mary's help.
Tom Mary'nin dikkatsizliğine daha fazla dayanamaz.Tom can't put up with Mary's carelessness any longer.
Tom Mary'nin davranışına daha fazla katlanamaz.Tom can't put up with Mary's behavior anymore.
Tom Mary'nin kötü davranışlarına daha fazla katlanamaz.Tom can't put up with Mary's bad manners any longer.
Tom okarina çalamaz fakat Mary çalabilir.Tom can't play the ocarina, but Mary can.
Tom Mary'ye ayak uyduramıyor.Tom can't keep up with Mary.
Tom Mary'yi düşünmekten kendini alamıyor.Tom can't help thinking about Mary.
Tom Mary'nin ona nasıl davrandığını unutamıyor.Tom can't get over how Mary treated him.
Tom Mary ile temas edemiyor.Tom can't get in touch with Mary.
Tom yaptıkları için Mary'yi affedemiyor.Tom can't forgive Mary for what she did.
Tom, öyle davrandığı için Mary'yi affedemiyor.Tom can't forgive Mary for behaving like that.
Tom, o ve Mary'nin ilk büyük tartışmayı yaptığı zamanı unutamıyor.Tom can't forget the time he and Mary had their first big argument.
Tom Mary ile tanıştığı günü unutamıyor.Tom can't forget the day he met Mary.
Tom Mary'yi unutamıyor.Tom can't forget Mary.
Tom Mary'ye olan hislerini anlatmak için doğru sözleri bulamıyor.Tom can't find the right words to describe his feelings for Mary.
Tom Mary'den hoşlanıyor numarası bile yapamaz.Tom can't even pretend to like Mary.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi yaptığı gerçeğini inkar edemez.Tom can't deny the fact that he did what Mary accused him of doing.
Tom Mary'yi görmeye bile dayanamaz.Tom can't bear even the sight of Mary.
Tom Mary'den çok daha yaşlı olamaz.Tom can't be much older than Mary.
Tom Mary'nin sorununu bir ölçüde anlayabilir.Tom can understand Mary's problem to some extent.
Tom Mary'nin Fransızcasını anlayabiliyor.Tom can understand Mary's French.
Tom yüzebilir fakat Mary yüzemez.Tom can swim, but Mary can't.
Tom Mary kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim as fast as Mary.
Tom neredeyse Mary kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as Mary.
Tom neredeyse Mary'nin yüzebildiği kadar hızlı yüzebilir.Tom can swim almost as fast as Mary can.
Tom Mary'nin onu terkettiği zaman duyduğu acıyı hâlâ hatırlayabiliyor.Tom can still remember the pain caused when Mary left him.
Tom Mary'den daha iyi heceleyebilir.Tom can spell better than Mary.
Tom neredeyse Mary kadar iyi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French almost as well as Mary.
Tom neredeyse Mary iyi kadar Fransızca konuşabilir.Tom can speak French almost as well as Mary.
Tom neredeyse Mary'nin konuşabildiği kadar Fransızcayı iyi konuşabilir.Tom can speak French almost as well as Mary can.
Tom Mary kadar hızlı koşabilir.Tom can run as fast as Mary.
Tom Mary'nin zamanında geleceğine güvenebiliyor.Tom can rely on Mary to be on time.
Tom Mary'yi çok iyi duyabiliyor.Tom can hear Mary very well.
Tom ne zaman isterse o kulübe Mary'nin şarkı söylemesini dinlemeye gidebilir.Tom can go hear Mary sing at that club whenever he wants to.
Tom, Mary ile e-posta vasıtasıyla bağlantı kurabilir.Tom can get in touch with Mary by email.
Tom Mary'yi sevmediği için geldi.Tom came to dislike Mary.
Tom eve Mary'nin beklediğinden daha erken geldi.Tom came home earlier than Mary expected.
Tom Mary'yi döverek öldürmenin eşiğine geldi.Tom came close to beating Mary to death.