Tom Mary'yi neredeyse döverek öldürüyordu.Tom came close to beating Mary to death.
Mary gittikten sonra Tom geldi.Tom came after Mary left.
Tom her gece Mary'yi arar.Tom calls Mary up every night.
Tom her gece Mary'yi arar ve onunla en az 45 dakika konuşur.Tom calls Mary every night and talks with her for at least 45 minutes.
Tom geç kalacağını Mary'ye söylemek için aradı.Tom called to tell Mary that he'd be late.
Tom sempatisini ifade etmek için Mary'yi aradı.Tom called on Mary to express his sympathy.
Tom Mary'yi aradı.Tom called Mary.
Tom Mary'yi aradı, fakat hat meşguldü.Tom called Mary, but the line was busy.
Tom dün Mary'yi aradı.Tom called Mary up yesterday.
Tom havaalanından Mary'yi aradı.Tom called Mary up from the airport.
Tom Mary'yi aradı ve ona proğramının ne olduğunu sordu.Tom called Mary up and asked her what her schedule was.
Tom Mary'yi telefona çağırdı.Tom called Mary to the telephone.
Tom Mary'yi ona geç kalacağını söylemek için aradı.Tom called Mary to tell her he'd be late.
Tom, Mary'yi ona özür dilemek için aradı fakat o onun yüzüne kapadı.Tom called Mary to apologize to her, but she hung up on him.
Tom, Mary'yi düşünebildiği her kötü şöhretle seslendi.Tom called Mary every bad name he could think of.
Tom Mary'ye hain dedi.Tom called Mary a traitor.
Tom Mary'ye yalancı diye bağırdı.Tom called Mary a liar.
Tom Mary'ye korkak diye bağırdı.Tom called Mary a coward.
Tom Mary için bir taksi çağırdı.Tom called a cab for Mary.
Tom Mary'ye geçen altı ay içinde 34,000 dolardan daha fazla verdiğini hesapladı.Tom calculated that he had given Mary over 34,000 dollars in the past six months.
Tom Mary'yi jig dansı yaparken gördüğünde kahkahalara boğuldu.Tom burst out laughing when he saw Mary dancing a jig.
Tom geçen gün süpermarkette Mary'ye rastladı.Tom bumped into Mary the other day at the supermarket.
Tom köpeğini Mary'nin evine getirdi.Tom brought his dog over to Mary's house.
Tom Mary için bir hediye getirdi.Tom brought a gift for Mary.
Tom, Mary'ye bir hediye getirdi.Tom brought a gift for Mary.
Tom Mary ile nişanını bozdu.Tom broke off his engagement to Mary.
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom bought the same camera that Mary has.
Tom Mary için bir şey aldı.Tom bought something for Mary.
Tom Mary'ye pahalı bir şemsiye aldı.Tom bought Mary an expensive umbrella.
Tom Mary'ye bir yavru köpek satın aldı.Tom bought Mary a puppy.
Tom Mary'ye güzel bir kamera aldı.Tom bought Mary a nice camera.
Tom Mary'ye oldukça pahalı bir kamera aldı.Tom bought Mary a fairly expensive camera.
Tom Mary'ye bir kamera satın aldı.Tom bought Mary a camera.
Tom Mary'ye vermek için bir kamera satın aldı.Tom bought a camera to give to Mary.
Tom, onun doğum gününde vermek için Mary'ye bir kamera satın aldı.Tom bought a camera to give to Mary on her birthday.
Tom Mary'den bir kamera satın aldı.Tom bought a camera from Mary.
Tom Mary için bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for Mary.
Tom Mary'den biraz para ödünç aldı.Tom borrowed some money from Mary.
Tom Mary'den büyük bir miktarda para ödünç aldı.Tom borrowed a large amount of money from Mary.
Tom Mary'den bir kitap ödünç aldı.Tom borrowed a book from Mary.
Tom, Mary'den bir kitap ödünç aldı.Tom borrowed a book from Mary.
Tom Mary'yi çıplak görünce kızardı.Tom blushed when he saw Mary naked.
Tom Mary'nin yolunu bloke etti ve onun odasına girmesine izin vermedi.Tom blocked Mary's way and wouldn't let her enter the room.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti, sonra sağ eliyle ona tokat attı.Tom blocked Mary's punch, then slapped her with his right hand.
Tom başarısızlık için Mary'yi suçladı.Tom blamed the failure on Mary.
Tom projenin başarısızlığı için Mary'yi suçladı.Tom blamed Mary for the project's failure.
Tom oğullarını öldüren kaza için Mary'yi suçladı.Tom blamed Mary for the accident that killed their son.
Tom Mary'nin güvenine ihanet etti.Tom betrayed Mary's trust.
Tom Mary ile onu kol güreşinde yenebileceğine dair iddiaya girdi.Tom bet Mary that he could beat her at arm wrestling.
Tom Mary'yi memnun etmek için geriye doğru eğilir.Tom bends over backwards to please Mary.
Tom Mary'nin yeni işinde iyi yapacağına inanıyor.Tom believes that Mary will do well in her new job.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'nin masum olduğuna inanıyor.Tom believes that Mary is innocent.
Tom Mary'nin doğru bir seçim yaptığına inanıyor.Tom believes Mary made the right choice.
Tom Mary'nin masum olduğuna inanıyordu.Tom believed that Mary was innocent.
Tom Mary'nin kalması için yalvardı.Tom begged Mary to stay.
Tom Mary'den kalmasını rica etti.Tom begged Mary to stay.
Tom, Mary'nin onu terk edeceğinden şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect Mary would leave him.
Tom, en sevdiği şarkıyı söylemeye başladı ve Mary onunla birlikte söylemeye başladı.Tom began to sing his favorite song and Mary harmonized with him.
Tom, Mary onun dikkatini çeker çekmez sorunu araştırmaya başladı.Tom began to look into the problem as soon as Mary brought it to his attention.