Tom Mary hakkında endişelenmekten kendini alamadı.Tom couldn't help worrying about Mary.
Tom Mary hakkında düşünmekten kendini alamadı.Tom couldn't help thinking about Mary.
Mary'ye kızmamak Tom'un elinde değildi.Tom couldn't help getting angry with Mary.
Mary için üzülmemek Tom'un elinde değildi.Tom couldn't help feeling sorry for Mary.
Tom Mary'nin söylediklerini duyamıyordu.Tom couldn't hear what Mary was saying.
Tom Mary'nin yardımı olmadan onu yapamazdı.Tom couldn't have done it without Mary's help.
Tom Mary'yi sigara içmekten vazgeçiremedi.Tom couldn't get Mary to stop smoking.
Tom Mary'ye kendini yalnız bıraktırmadı.Tom couldn't get Mary to leave him alone.
Tom Mary'ye onu yaptıramadı.Tom couldn't get Mary to do it.
Tom Mary ile telefonda anlaşamadı.Tom couldn't get Mary on the phone.
Tom Mary ile temas kuramadı.Tom couldn't get in touch with Mary.
Tom, ebeveynlerini öldürdüğü için Mary'yi affedemedi.Tom couldn't forgive Mary for killing his parents.
Tom Mary'nin adresini bulamadı.Tom couldn't find out Mary's address.
Tom Mary'nin evini bulamadı.Tom couldn't find Mary's house.
Tom neredeyse her yere baktığını söylese bile Mary'yi bulamadı.Tom couldn't find Mary even though he said he looked just about everywhere.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını anlayamadı.Tom couldn't figure out what Mary was trying to say.
Tom Mary'nin ne hakkında konuştuğunu anlayamadı.Tom couldn't figure out what Mary was talking about.
Tom Mary'nin gerçekten ne istediğini anlayamadı.Tom couldn't figure out what Mary really wanted.
Tom Mary'nin ne demek istediğini anlamadı.Tom couldn't figure out what Mary meant.
Tom Mary'yi hata yaptığına ikna edemedi.Tom couldn't convince Mary that she had made a mistake.
Tom Mary'nin dediğini anlayamadı.Tom couldn't catch what Mary said.
Tom Mary'nin olduğunu söylediği şeye inanamadı.Tom couldn't believe what Mary said had happened.
Tom Mary'nin tüm sorulara yanıt veremedi.Tom couldn't answer all of Mary's questions.
Tom Mary'nin sorunu olduğunu hemen söyleyebildi.Tom could tell right away that Mary was in trouble.
Tom Mary'nin yüzündeki görüntüye bakarak onun çok heyecanlı olduğunu söyleyebiliyordu.Tom could tell by the look on Mary's face that she was very excited.
Tom Mary'nin aksanına bakarak onun bir yerli olmadığını söyleyebiliyordu.Tom could tell by Mary's accent that she wasn't a native speaker.
Tom Mary'nin aksanına göre onun muhtemelen İrlandalı olduğunu söyleyebiliyordu.Tom could tell by Mary's accent that she was probably from Ireland.
Tom Mary'nin çok acı içinde olduğunu görebiliyordu.Tom could see that Mary was in a lot of pain.
Tom Mary'nin evini uzaktan görebiliyordu.Tom could see Mary's house in the distance.
Tom durduğu yerden Mary'yi görebiliyordu.Tom could see Mary from where he stood.
Tom Mary'ye sadece bildiğini söyleyebildi.Tom could only tell Mary what he knew.
Tom Mary'yi duyabiliyordu, ama onu göremiyordu.Tom could hear Mary, but he couldn't see her.
Tom Mary'yi yan odada konuşurken duyabiliyordu.Tom could hear Mary talking in the next room.
Tom Mary'nin söylediklerini güçlükle anlayabiliyordu.Tom could hardly understand what Mary said.
Tom Mary'nin ne söylediğini güçlükle duyabiliyordu.Tom could hardly hear what Mary was saying.
Tom Mary'nin kalmak için eve geri döndüğünü duyduğunda kulaklarına güçlükle inandı.Tom could hardly believe his ears when he heard that Mary was coming back home to stay.
Tom Mary'nin evini kolayca bulabildi.Tom could find Mary's house easily.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını güçlükle işitebiliyordu.Tom could barely hear what Mary was trying to say.
Tom tavuğu Mary'nin hoşlandığı şekilde pişirmektedir.Tom cooks chicken just the way Mary likes it.
Tom Mary'yi hatalı olduğu konusunda ikna etti.Tom convinced Mary that she was wrong.
Tom bunun kendi hatası olmadığı konusunda Mary'yi ikna etti.Tom convinced Mary that it wasn't his fault.
Tom Mary ile temasa geçti.Tom contacted Mary.
Tom plan hakkında Mary'ye danıştı.Tom consulted Mary about the plan.
Tom konu hakkında Mary'ye danıştı.Tom consulted Mary about the matter.
Tom Mary'yi bir kahraman olarak görmektedir.Tom considers Mary to be a heroine.
Tom Mary'nin mezuniyetini kutladı.Tom congratulated Mary on her graduation.
Tom Mary'yi sürüş testi için kutladı.Tom congratulated Mary for her driving test.
Tom Mary'yi öldürdüğünü itiraf etti.Tom confessed to murdering Mary.
Tom öfkesini Mary'den gizledi.Tom concealed his anger from Mary.
Tom Mary'ye yemek hakkında şikâyette bulundu.Tom complained to Mary about the food.
Tom cevaplarını Mary'ninki ile karşılaştırdı.Tom compared his answers with Mary's.
Tom Mary hakkında hiçbir şey bilmediğini iddia ediyor.Tom claims he knows nothing about Mary.
Tom zaten Mary'ye parayı verdiğini iddia etti.Tom claimed that he'd already given Mary the money.
Tom, iş için Mary'yi seçti.Tom chose Mary for the job.
Tom Mary ile dışarı çıkma fikrini değiştirdi ve evde kaldı.Tom changed his mind about going out with Mary and stayed home.
Tom, bir satranç oyununda Mary'ye meydan okudu.Tom challenged Mary to a game of chess.
Tom Mary ile arayı kapattı.Tom caught up with Mary.
Tom Mary'yi yazarkasadan parasını çalarken yakaladı.Tom caught Mary stealing his money from the cash register.
Tom Mary'yi sigara içerken yakalandı.Tom caught Mary smoking a cigarette.
Tom bir anlık Mary'yi gördü.Tom caught a glimpse of Mary.