Ana içeriğe geç
Sözlük

maruz ile cümle

maruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Wykazano, że każdego dnia jesteśmy okłamywani 10 do 200 razy.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Μια οποιαδήποτε μέρα, οι έρευνες δείχνουν ότι μπορεί να σας πουν ψέματα από 10 έως 200 φορές.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.В течение одного дня, согласно исследованиям, вам могут солгать где-то от 10 до 200 раз.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Згідно з дослідженнями, кожного дня ми чуємо брехню від 10 до 200 разів.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Проучванията показват, че за един ден могат да ни излъжат между 10 и 200 пъти.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.ביום נתון, מחקר מראה שיתכן וישקרו לך בין 10 ל-200 פעמים.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.ففي يوم ما، تظهر الدراسات بأنك ربما كذبت في أي مكان من 10 إلى 200 مرة.
Her zaman öyle olmasa da çok düşük bir basınca maruz kalıyor olabilirler.굉장히 낮은 압력이 작용한다고 해도 1
Her zaman öyle olmasa da çok düşük bir basınca maruz kalıyor olabilirler.Aunque no es necesario, podría suceder a presiones muy bajas.
Her zaman öyle olmasa da çok düşük bir basınca maruz kalıyor olabilirler.I když ji mít nemusí, pokud jsou pod hodně nízkým tlakem.
Her zaman öyle olmasa da çok düşük bir basınca maruz kalıyor olabilirler.Obwohl sie nicht sein müssen, kann das unter sehr sein Niederdruck.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Assim sendo, a União reconhece os direitos, liberdades e princípios a seguir enunciados.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Ingen får utsättas för tortyr eller omänsklig eller förnedrande bestraffning och behandling.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Ketään ei saa kiduttaa eikä kohdella tai rangaista epäinhimillisellä tai halventavalla tavalla.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Nessuno può essere sottoposto a tortura, né a pene o trattamenti inumani o degradanti.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Nihče ne sme biti podvržen mučenju ali nečloveškemu ali ponižujočemu ravnanju ali kaznovanju.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Nikdo nesmí být mučen ani podroben nelidskému nebo ponižujícímu zacházení nebo trestu.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Nikt nie może byćpoddany torturom ani nieludzkiemu lub poniżającemu traktowaniualbo karaniu.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Nikto nesmie byťvystavenýmučeniu alebo neľudskému alebo ponižujúcemu zaobchádzaniu alebo trestaniu.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Nimeni nu poate fi supus torturii şi nici pedepselor sau tratamentelor inumane sau degradante.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Nul ne peut être soumis à la torture, ni à des peines ou traitements inhumains ou dégradants.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Senkit nem lehet kínzásnak, embertelen vagy megalázó bánásmódnak vagy büntetésnekalávetni.
Hiç kimse, işkenceye veya insanlık dışıya da aşağılayıcımuameleye veya cezaya maruzkalmayacaktır.Никойнеможедабъдеподлаганнамъчения, на жестоко безчовечно или унизително отнасяне или наказания.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Ar trebui sa trimitem trupe de mentinere a pacii pentru a-i servi pe cei care se confrunta cu un razboi civil.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Békefenntartókat kellene küldenünk azokhoz akiket polgár háború fenyeget.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Dovremmo inviare i peacekeeper per aiutare coloro che sono colpiti dalla guerra civile.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Gửi đến những đội quân gìn giữ hòa bình cho những vùng đất đang phải gánh chịu nội chiến.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Kami layak mengirim tentara perdamaian untuk membantu mereka yang menghadapi perang saudara.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.내전을 겪고 있는 사람들을 돕기 위해 평화 유지군을 보내야 합니다.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Měli bychom vyslat mírové jednotky aby pomohli těm, kteří stojí před občanskou válkou.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Nous devrions envoyer des troupes de maintien de la paix pour aider ceux qui endurent la guerre civile
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.We moeten vredestroepen sturen om degenen in een burgeroorlog te helpen.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Wir sollten Friedenstruppen senden, um Bürgerkriegsopfern zu helfen.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Wysłać siły pokojowe, by służyły tym, którzy doświadczają wojny domowej.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Да изпратим военни миротворци, за да помогнат на засегнатите от граждаска война.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Мы должны отправить миротворческие группы, чтобы помочь тем, кто сталкивается с гражданской войной.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.עלינו לשלוח כוחות לשמירת השלום שישרתו את מי שעומדים בפני מלחמת אזרחים.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.علينا إرسال قوات حفظ السلام ليخدموا من يواجهون حرباً أهلية.
İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.内戦に苦しむ人々を助けるべきなのです。 その段階を通して、アフリカの自主性は失われていきます。
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.제2차 세계대전 시나리오에 노출된 사람들은 다른 사람들보다 더 간섭주의자적인 결정을 내렸습니다.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.De som fick scenariot med Andra världskriget gjorde fler rekommendationer för att ingripa än de andra.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Jene, welche die Weltkrieg-Version lasen, befürworteten öfters eine Intervention als die anderen.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Lo scenario analogo alla seconda guerra mondiale indusse un'opinione più interventista delle altre.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Ti, kdo dostali scénář druhé světové války, se přikláněli k intervenci více než ostatní.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Világháborús forgatókönyvet kapták sokkal többen javasolták a beavatkozást, mint a többiek.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Онези, изложени на сценария от Втора световна война, дали по-вмешателски препоръки от другите.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.Те, кто читал по сценарию мировой войны, больше прочих склонялись к тому, чтобы ввести войска.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.אלו שנחשפו לתרחיש מלחמת העולם השנייה המליצו יותר על התערבות מאשר האחרים.
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.فالذين حصلوا على سيناريو الحرب العالمية الثانية رجحوا القيام بفعل " تدخلي " أكثر من الآخرين
İkinci Dünya Savaşı senaryosuna maruz kalanlar diğerlerine oranla daha müdahaleci tavsiyelerde bulundu.他に比べより仲裁思考型の 提案を見せました 我々が言葉の意味を無視できないのと同様に
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaA mi világunkban. Bármilyen értelmes dolog.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaBạn chỉ muốn làm cho môi trường nơi bạn sống và làm việc được tốt thôi.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaChecie po prostu mieć dobre warunki do działania.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaÎn lumea noastră. Orice lucru semnificativ.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaIn onze wereld. Iets van betekenis.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsa여러분이 기능을 할수 있는 청결한 환경만 원했습니다. 그러나 여러분이 이 부패에 대한 문제를 생각하지 않는다면,
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaΤο μόνο που ζητάτε είναι καθαρό περιβάλλον εργασίας.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaВи хочете чисте середовище тільки там, де працюєте.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaВторое. Страна была подвержена одной из самых страшных, жестоких форм применения силы -
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaאתם רק רוצים סביבות נקיות לתפקד בהם. אבל אם לא תחשבו לעומק על בעיות השחיתות,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod