İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaثانيا , عند ما تتهدد ا لدولة بوجود هذا ا لكم ا لهائل من صور ا لوحشية
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaでもあなたが汚職について考えなければ 誰が考えるのでしょう?
I) maruz kalmaktadır. DSÖ’nün Avrupa için yol gürültüsü seviyelerine (I ) které překračují 55 decibelů (dB), a v noci může být dopravy, (
I) maruz kalmaktadır.I ) de peste 50 dB.
İngilizce'ye maruz kalmak Çince'yi geliştirmiyor.그들의 중국어를 향상시키지 못했다는 것을 확인할 수 있습니다.
İngilizce'ye maruz kalmak Çince'yi geliştirmiyor.שחשיפה לאנגלית לא שיפרה את המנדרינית שלהם.
İngilizce'ye maruz kalmak Çince'yi geliştirmiyor.بأن التعرض إلى اللغة الإنجليزية لم يحسن مهاراتهم في لغة الماندرين.
İngilizce'ye maruz kalmak Çince'yi geliştirmiyor.しかし12回に渡って中国語に接した
İnsan ticaretine kadınlar, erkekler ve çocuklar maruz kalabilirler.Ihmiskaupan uhrit voivat olla naisia, miehiä tai lapsia.
İnsan ticaretine kadınlar, erkekler ve çocuklar maruz kalabilirler.Las víctimas de tráfico de personas pueden ser mujeres, hombres o niños.
İnsan ticaretine kadınlar, erkekler ve çocuklar maruz kalabilirler.Les victimes de la traite des êtres humains peuvent être des femmes, des hommes ou des enfants.
İnsan ticaretine kadınlar, erkekler ve çocuklar maruz kalabilirler.Såväl män som kvinnor och barn kan vara offer till människohandel.
İnsan ticaretine kadınlar, erkekler ve çocuklar maruz kalabilirler.Жертвами торговли людьми могут становиться женщины, мужчины или дети.
İnsan ticaretine kadınlar, erkekler ve çocuklar maruz kalabilirler.ضحايا المتاجرة بالبشر من الممكن أن يكونوا نساءً أو رجالًا أو أطفالًا.
İnsan ticaretine kadınlar, erkekler ve çocuklar maruz kalabilirler.女性、儿童和男性都可能成为被害人。犯罪人可能是犯罪集团,也可能是熟人、朋友甚至亲戚。
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Dacă trăiești în Iran, ai de-a face cu cenzură, hărțuire, arest, tortură -- în unele cazuri, execuție.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Ha Iránban élsz, cenzúrával, zaklatással, letartóztatással, kínzással, néha kivégzéssel kell szembenézned.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Jika Anda tinggal di Iran, Anda menghadapi sensor, ancaman, penahanan, siksaan -- pada waktunya, eksekusi.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.여러분이 이란에 살게 되면, 검열, 괴롭힘, 체포, 고문,
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Se estiverem a viver no Irão, enfrentam censura, assédio, prisão, tortura -- por vezes, execução.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Se si vive in Iran, si va incontro a censura, persecuzioni, arresto, tortura -- a volte, a pena di morte.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Wenn man im Iran lebt, begegnet man Zensur, Belästigung, Inhaftierung, Folter - manchmal auch Exekution.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Žijete-li v Íránu, jste vystaveni cenzuře, pronásledování, vězení, mučení -- a někdy popravám.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Αν ζεις στο Ιράν, αντιμετωπίζεις λογοκρισία, παρενοχλήσεις, συλλήψεις, βασανιστήρια -- ενίοτε, εκτέλεση.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.Якщо Ви живете в Ірані, Ви зазнаєте цензури, переслідувань, арештів, тортур, часами -страт.
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.אם אתם חיים באיראן, אתם ניצבים בפני צנזורה, הטרדה, מעצר, עינויים --
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.إذا كنت تعيش في إيران، انت تواجه الرقابة، والمضايقات، الاعتقال والتعذيب --
İran'da yaşıyorsanız, sansüre, tacize tutuklanmaya, işkenceye ve hatta idama maruz kalırsınız.検閲 嫌がらせ 逮捕 拷問- 時には処刑の 対象となることもあります
İş yok, yiyecek yok. Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Es gab keine Arbeit, keine Nahrung die meisten Kinder waren stark unterernährt, wie dieses.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Geogeneeskunde: waar je hebt gewoond, waaraan je werd blootgesteld kan je gezondheid dramatisch beïnvloeden.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Geomedicina: dónde han vivido, a qué han estado expuestos, puede afectar decisivamente la salud.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Geomedicina: dove avete vissuto, a cosa siete stati esposti può influenzare enormemente la vostra salute.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Geomedicina: hol éltek, minek voltak kitéve, drámaian befolyásolhatja az egészségüket.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Geomedicina: kje ste živeli, čemu ste bili izpostavljeni, lahko močno vpliva na vaše zdravje.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Geomedicina: onde moraram, a que foram expostos pode afectar dramaticamente a vossa saúde.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Geomedicina: unde ai locuit, la ce ai fost expus pot să-ți afecteze dramatic sănătatea.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Geomedycyna: gdzie mieszkałeś, na co byłeś narażony może dramatycznie wpłynąć na zdrowie.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.환경 의학 즉, 어디에서 살아왔고, 무엇에 노출되어 왔는지는 여러분의 건강에 막대한 영향을 줄 수 있습니다.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Γεωιατρική: το πού ζείτε, σε τι έχετε εκτεθεί, μπορεί να επηρεάσει δραματικά την υγεία σας.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.Геомедицината: къде сте живял, на какво сте бил изложен може драматично да повлияят на вашето здраве.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.רפואה גנטית: איפה שאתה חיי, למה נחשפת יכולים להשפיע דרמטית על הבריאות שלך.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.إنه الطب الجغرافي : مكان عيشك و المحيط الذي تتعرض له يمكن أن يؤثر بشكل كبير على صحتك.
Jeo-Tıp'a göre yaşadığınız yer, maruz kaldığınız çevresel etkenler sağlığınızı önemli ölçüde etkileyebilir.皆さんの健康に劇的な影響を持ちます 私たちはその情報を取得することができます
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Als je naar Jupiter gaat heb je een zeer radioactief milieu.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Dacă mergi pe Jupiter sunt foarte multe radiaţii.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.목성에 간다면 고방사능 환경을 고려해야죠..
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Môi trường ở sao Mộc có độ phóng xạ rất cao,
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Podróż na Jowisza to podróż w środowisko radioaktywne,
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Pokud poletíte na Jupiter, narazíte tam na prostředí s vysokou radiací.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Se volete andare su Giove, avete un ambiente ad alti livelli di radiazioni.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Si on va sur Jupiter, il y a de très fortes radiations, dans le milieu naturel.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Ако отивате на Юпитер, имате много висока радиация, знаете, околната среда.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Если вы летите на Юпитер, то у вас сверхвысокорадиационная среда.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.אם זה צדק, מדובר בסביבה עם קרינה גבוהה מאד,
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.فإذا كنا سنذهب إلى المشتري، فسيكون هناك معدل إشعاع مرتفع جداً،
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.環境です 木星近辺の
Kemiğin vücutta normal olarak maruz kalacağı sıvı akımını taklit eden tüpler var.Es hat Rohre die den Blutkreislauf imitieren, denen der Knochem im Körper ausgesetzt wäre.
Kemiğin vücutta normal olarak maruz kalacağı sıvı akımını taklit eden tüpler var.Ha dei tubi che mimano il flusso di liquidi che l osso avrebbe normalmente nel corpo.
Kemiğin vücutta normal olarak maruz kalacağı sıvı akımını taklit eden tüpler var.Tiene tubos que imitan la corriente de fluidos que los huesos experimentan en el cuerpo normalmente.
Kemiğin vücutta normal olarak maruz kalacağı sıvı akımını taklit eden tüpler var.Тръбички имитират движението на течностите, които обикновено преминават през костите в тялото.