Ana içeriğe geç
Sözlük

maruz ile cümle

maruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?Trzeba zobaczyć przemoc albo brać udział w przemocy.
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?אלא באמת, לראות אלימות, להיות מעורב בה בשלושה מימדים.
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?لكن حقيقةً تشهد العنف، أو أن تكون مشاركاً فيه، بثلاثة أبعاد.
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?関わったりするのは、三次元空間の中なのです ミラーニューロンシステムが機能しています
Güney tarafı okyanusun getirdiği her şeye maruz kalırNhưng mặt phía Nam lại phải hứng chịu sự ngược đãi của đại dương.
Güney tarafı okyanusun getirdiği her şeye maruz kalırZato jižní strana to schytává od oceánu naplno.
Güney tarafı okyanusun getirdiği her şeye maruz kalırהצד הדרומי נושא במלוא הכובד .את מה שהאוקיאנוס משליך אליו
Güney tarafı okyanusun getirdiği her şeye maruz kalırيأخذ الجانب الجنوبي الوطأة الكاملة لكلّ شيء الذي يرمي المحيط فيه
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.A biztonsági előadás lelepleződik amikor nyilvánvaló, hogy nem működik megfelelően.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Bezpečnostné divadlo je odhalené, keď je zjavné, že nefunguje poriadne.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Bezpečnostní divadlo je odhalené, když je zjevné, že nefunguje správně.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Das Sicherheitstheater wird aufgedeckt, wenn es offensichtlich ist, dass es nicht richtig funktioniert.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.El teatro de seguridad queda expuesto cuando es obvio que no está funcionando correctamente.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Il teatro della sicurezza è smascherato quando è palese che non funziona come dovrebbe.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.보안연극의 본성은 그것이 비효과적이라는 것이 분명해 질때 노출됩니다.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Le théâtre de sécurité est exposé quand il est évident qu'il ne fonctionne pas correctement.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Os teatros de segurança são expostos quando é óbvio que não estão a funcionar apropriadamente.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Panggung keamanan, dilaksanakan padahal jelas tidak berfungsi dengan baik.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Rạp hát an ninh bị phơi bày khi nó rõ ràng hoạt động không hợp lý.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Spectacolul de securitate este dezvăluit când este evident că nu funționează corect.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Teatr bezpieczeństwa jest ujawniony, gdy oczywiste staje się, że nie działa poprawnie.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Veiligheidstheater wordt blootgegeven als het duidelijk is dat het niet goed werkt.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Το θέατρο της ασφάλειας αποκαλύπτεται όταν είναι προφανές ότι δεν λειτουργεί κανονικά.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız."Игры в безопасность" вскрываются, когда становится очевидно, что меры безопасности не работают.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.Театърът на сигурността е разобличен, когато е видимо, че не функционира.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.תיאטרון הביטחון נחשף כשברור שזה לא עובד טוב.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.يكشف مسرح الأمن عندما يكون بديهيا أنه لا تعمل بشكل كما يفترض.
Güvenlik tiyatrolarına işe yaramadığı kesin olduğunda maruz kalırız.それらがうまく噛み合っていないときです では実態に気付けない理由は何でしょう
Hastalara ilaç tedarik etmeliyiz. İç savaşa maruz kalanlara hizmet için barış birlikleri göndermeliyiz.Devemos enviar tropas pacificadoras para ajudar aqueles numa guerra civil.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Au identificat zonele vulnerabile la boli.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Dostrzegli obszary odpowiadające za podatność na choroby.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Han identificado áreas de vulnerabilidad ante enfermedades.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Hanno identificato le aree responsabili per la vulnerabilita' a malattie.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Họ đã phân biệt được các vùng dễ nhiễm bệnh.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Identificaram áreas de vulnerabilidade a doenças.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Ils ont identifié les zones de vulnérabilité aux maladies.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.질병에 취약한 지점도 알아냈습니다.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Sie haben Regionen für Anfälligkeiten gefunden.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Ze hebben gebieden geïdentificeerd die gevoelig zijn voor ziekte.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Έχουν ανακαλύψει περιοχές που ευθύνονται για ευαισθησίες σε ασθένειες.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Были выделены области, уязвимые к болезням.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.Идентифицираха зони, застрашени от заболявания.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.הם זיהו אזורים של רגישות למחלות.
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.حددوا مواطن الضعف التي قد تصيب النبته بالأمراض
Hastalığa maruz kalabilecek yerleri de tesbit ettiler.研究は継続しており
Hava sıcaklığı her gün 5 derece daha azalacak Bu inanılmaz bir pruva rüzgarına maruz kalacaksınız demek.Va fi sub 40 grade în fiecare zi.
Hem şiddete maruz kalan, hem de şiddet uygulayan yardım görebilir.Aussi bien la victime que l’auteur du crime peuvent être aidés.
Hem şiddete maruz kalan, hem de şiddet uygulayan yardım görebilir.Både offret och förövaren kan få hjälp.
Hem şiddete maruz kalan, hem de şiddet uygulayan yardım görebilir.Sekä uhri että väkivallan tekijä voivat saada apua.
Hem şiddete maruz kalan, hem de şiddet uygulayan yardım görebilir.Tanto las víctimas como quienes ejercen la violencia pueden recibir ayuda.
Hem şiddete maruz kalan, hem de şiddet uygulayan yardım görebilir.Помощь могут получить и жертва, и лицо, совершившее насилие.
Hem şiddete maruz kalan, hem de şiddet uygulayan yardım görebilir.من الممكن أن تحصل الضحية وكذلك مرتكب العنف على المساعدة.
Hem şiddete maruz kalan, hem de şiddet uygulayan yardım görebilir.被害人和施暴者都可获得援助。
Hepimizin ebeveynlik sanayii merkezinin öğütlerine maruz kalmamız.우리 모두가 육아 산업 단지의 조언에 많은 영향을 받았다는 것입니다.
Hepimizin ebeveynlik sanayii merkezinin öğütlerine maruz kalmamız.là thực tế chúng ta đều là chủ thể của lời khuyến nghị về cái phức tạp của công nghệ nuôi dạy con cái.
Hepimizin ebeveynlik sanayii merkezinin öğütlerine maruz kalmamız.היא העובדה שכולנו קיבלנו עצות מתעשיית ההורות.
Hepimizin ebeveynlik sanayii merkezinin öğütlerine maruz kalmamız.كانت حقيقة أننا كلنا عرضة للنصيحة للتربية فى المجتمع الصناعى المعقد.
Hepimizin ebeveynlik sanayii merkezinin öğütlerine maruz kalmamız.アドバイスを無理に受けさせられた ことがありますよね こちらは勝手なアドバイスに悩まされた母の
Hepsi yaralanma, hastalık ve şiddete maruz kalmış.Allemaal zijn ze blootgesteld aan verwondingen, ziekte en geweld.
Hepsi yaralanma, hastalık ve şiddete maruz kalmış.De er alle offer for skader, sygdom og vold.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod