Fakat 12 oturum boyunca Çince'ye maruz kalan bebeklere ne olduğuna bakalım.Αλλά δείτε τι συνέβη στα μωρά που εκτέθηκαν στη γλώσσα των Μανδαρίνων για 12 συνεδρίες.
Fakat 12 oturum boyunca Çince'ye maruz kalan bebeklere ne olduğuna bakalım.Але подивіться, що сталось із малюками, котрі зазнали впливу китайської протягом 12 сеансів.
Fakat 12 oturum boyunca Çince'ye maruz kalan bebeklere ne olduğuna bakalım.Но вижте какво се случи с бебета, които бяха изложени на китайски за 12 сесии.
Fakat 12 oturum boyunca Çince'ye maruz kalan bebeklere ne olduğuna bakalım.Но посмотрите, что произошло с детьми, которые слушали китайский в течение 12 сеансов.
Fakat 12 oturum boyunca Çince'ye maruz kalan bebeklere ne olduğuna bakalım.אבל תראו מה קרה לתינוקות שנחשפו למנדרינית במשך 12 פגישות.
Fakat 12 oturum boyunca Çince'ye maruz kalan bebeklere ne olduğuna bakalım.ولكن تنبهوا إلى ما حدث لهولاء الأطفال التعرض إلى لغة الماندرين لمدة ثلاث جلسات.
Fakat 12 oturum boyunca Çince'ye maruz kalan bebeklere ne olduğuna bakalım.赤ちゃんの方は どうなったでしょう? 10ヶ月半ずっと中国語を聞いてきた
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Ale kiedy pozderzają się trochę tutaj i dotrą tutaj, doświadczą pewnego spadku potencjału.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -그러나 전자들은 여기저기 부딪히면서 전기적 위치에너지를 조금 잃게 됩니다
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Pero despues de haber chocado un poco ellos llegan ahi, habiendo experimentado una caida en el potencial.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Potom, čo pár krát narazili a dostali sa sem, dostávajú sa do úbytku potenciálu.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Potom, co párkrát narazily a dostaly se sem, dochází zde k úbytku potenciálu.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Але коли вони трохи поштовхалися навкруги і дісталися сюди, вони зазнали падіння потенціалів.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -Но след като са се сблъскали малко и са стигнали тук, те са претърпели възможен спад.
Fakat bir şeylere çarpıp bu noktaya geldikten sonra biraz potansiyele maruz kalmış olurlar. -אבל אחרי שהם מתנגשים מעט מסביב הם מגיעים לפה, והם חווים מעט נפילת פוטנציאל.
Fakat bu başarı PLWHA'nın Brezilya'da maruz kalmaya devam ettiği ön yargıları göz önüne almamaktadır.Pero este logro pasa por alto los prejuicios a los que se enfrentan los PPVS en Brasil.
Fakat bu başarı PLWHA'nın Brezilya'da maruz kalmaya devam ettiği ön yargıları göz önüne almamaktadır.Однако это достижение не учитывает предрассудки, с которыми по-прежнему сталкиваются ЛЖВС в Бразилии.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Ale to było tylko dla ludzi kto uważa również, że stres jest szkodliwy dla zdrowia.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Ale, toto bola pravda iba pre ľudí, ktorí boli tiež presvedčení, že stres škodí Vášmu zdraviu.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.근데 이건 스트레스가 해롭다는 것을 믿은 사람들에게만 해당되었어요.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Mas isso só era verdade para aqueles que também acreditavam que o stress era prejudicial para a sua saúde.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Men det stämde bara för de personer som samtidigt trodde att stress var skadligt för hälsan.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Pero eso sólo fue cierto para las personas que también creyeron que el estrés es perjudicial para su salud.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Но это касается только тех участников исследования, которые были убеждены, что стресс вреден для здоровья.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.ストレスが健康に害を及ぼすと<br/>信じていた人達丈に言える事でした (笑)
Fakat sonra kültürel eserler, takvimler, yemek adları ve abc gibi şeylere maruz kalmaları gerekmiştir.하지만 반드시 문화적 가공물에 노출되어야 합니다. 캘린더나 음식 이름,
Fakat sonra kültürel eserler, takvimler, yemek adları ve abc gibi şeylere maruz kalmaları gerekmiştir.les noms des aliments, et les alphabets.
Fakat sonra kültürel eserler, takvimler, yemek adları ve abc gibi şeylere maruz kalmaları gerekmiştir.אבל אז הם חייבים להיות חשופים לפריטים תרבותיים, כמו לוחות שנה, שמות אוכל,
Fakat sonra kültürel eserler, takvimler, yemek adları ve abc gibi şeylere maruz kalmaları gerekmiştir.لكن بعد ذلك يجب أن تُعرّض لأدوات الثقافة، مثل التقويم، و أسماء الطعام،
Fakat sonra kültürel eserler, takvimler, yemek adları ve abc gibi şeylere maruz kalmaları gerekmiştir.例えばカレンダーや 食べ物の名前や アルファベットなどだ
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Bien, debo decirles algo muy extraño, estar expuesto a bajos niveles de oxígeno no siempre lleva a la muerte.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Ei bine, am să vă spun ceva foarte ciudat, și anume expunerea la doze mici de oxigen nu ucide întotdeauna.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Ich muss Ihnen etwas sehr Seltsames erzählen, und zwar, dass zu wenig Sauerstoff nicht immer tödlich ist.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.제가 여러분께 드리고 싶은 말은 이상하게 들릴지 모르지만 산소가 결핍된 상태에 있다고 반드시 죽는 것은 아니라는 겁니다.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Е, трябва да ви кажа нещо странно -- да бъдеш изложен на ниски количества кислород не винаги убива.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.Сейчас я расскажу вам кое-что странное, и это вот что: низкая концентрация кислорода не всегда смертельна.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.ובכן, עלי לספר לכם משהו משונה מאד, והוא שחשיפה לשיעור נמוך של חמצן לא תמיד הורגת.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.حسنًا، يجب علي أن أخبركم بشيء غريب جدًا، وهو أن التعرض لدرجة منخفضة جدًا من الأوكسجين لا يقتل دائمًا.
Garip bir şey söyleyim, düşük oksijen seviyesine maruz kalmak her zaman öldürmez.低酸素の環境にいても 必ず死ぬとは限りません この会場の酸素の濃度は20%ほどです
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.De Wet van Henry zegt dat gassen in een vloeistof oplossen in verhouding tot hun partiële drukken.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.그리고 기체는 우리가 받는 부분압력에 비례해서 액체로 바뀐다고 하는 헨리의 법칙이 있습니다.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.ישנה תופעה שנקראת חוק הנרי שאומר שגזים מומסים בנוזל ביחס ישיר ללחץ המופעל עליהם.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.وهناك ظاهرة تسمى قانون هنري التي تقول أن الغازات تذوب في السوائل بما يتناسب مع مايتعرض له من الضغوط الجزئية.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.水圧に晒されている気体は各々の分圧に 比例して液体に溶けるのです 水圧に晒されている気体は各々の分圧に 比例して液体に溶けるのです 基本的に気体は体に取り込まれていきます
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.지난 년도에 스트레스를 많이 받은 사람들은 죽을 확률이 43 퍼센트나 증가했어요.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Ludzie, kto doświadczył dużo stresu w poprzednim roku miał 43 procent zwiększone ryzyko zgonu.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Människor som upplevde mycket stress under föregående år hade 43% större risk att dö.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Paljon stressiä kokeneilla oli 43 % kohonnut riski kuolla
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Pessoas que experienciaram muito stress no ano anterior tinha um risco de morte de 43%.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.У испытуемых, за последний год переживших большой стресс, вероятность наступления смерти была выше на 43%.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.前年ストレスが多かった人の 死亡率は43%高かったのです しかしこれはその人達が
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?Bensì assistere a violenze, o esserne coinvolti, in 3D. Giusto?
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?Ci sa fi vazut ceva violent, sau sa ti se fi intamplat tie personal. Da?
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?De igazi erőszakot látni, vagy résztvenni benne 3D-ben. Igaz?
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?폭력을 직접 목격하거나, 거기에 깊게 연관되어 합니다. 매우 입체적으로 말이죠.
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?Mais, voir une violence réelle, ou y être impliqué, en 3D. OK?
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?Mas presenciar violência real, ou estar envolvidos nela, a 3D.
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?Musíte opravdu vidět násilí nebo ho být účastni, ve 3D. Rozumíte?
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?Namun benar-benar melihat kebrutalan atau terlibat langsung di dalamnya. Benar?
Gerçek anlamda şiddet "görmek-izlemek" ya da maruz kalmak, "gerçek dünyada-üç boyutlu olarak" değil mi?Sino ver violencia de verdad, o estar envuelto en ella, en 3D. ¿Vale?