Ana içeriğe geç
Sözlük

maruz ile cümle

maruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir dile maruz kaldıklarına göre sonuçta eni sonu onlara yabancı hale gelecek.Cette fois, ils sont exposés à une langue qui va leur devenir étrangère. Voilà ce qu'il se passe.
Bir dile maruz kaldıklarına göre sonuçta eni sonu onlara yabancı hale gelecek.Y ahora se les está exponiendo a un idioma que a la larga será extranjero para ellos.
Bir dile maruz kaldıklarına göre sonuçta eni sonu onlara yabancı hale gelecek.彼らにとって最終的に 外国語となる予定の言語です さて どうなったでしょう
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Algumas semanas depois, começámos a receber todos estes:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Beberapa minggu kemudian, kami mulai menerima pesan semacam
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Bolo to niekoľko týždňov neskôr, keď sme začali dostávať tieto
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Det var några veckor senare -- vi började få alla dessa
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Dopo poche settimane, cominciammo a ricevere insulti del tipo,
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:După câteva săptămâni am început să primim reacții ca:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Ein paar Wochen danach fing es an. Wir bekamen Nachrichten wie diese:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Enkele weken later kregen we dit soort berichten:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Kilka tygodni później zaczęły pojawiać się komentarze
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:몇 주가 지나고 우리 모두가 이런 말을 들었습니다.
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Néhány héttel később kezdtünk ilyen üzeneteket kapni:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Unas semanas después, empezamos a recibir cosas como
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Vài tuần sau, chúng tôi bắt đầu nhận được những thứ đai loại như:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Za pár týdnů jsme začaly dostávat vzkazy:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Μετά από μερικές εβδομάδες ξεκινήσαμε να λαμβάνουμε αυτά τα μηνύματα:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:Несколько недель спустя мы стали получать сообщения типа:
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:"Чоловіки-перевертні згвалтують тебе, якщо сядеш за кермо".
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:כמה שבועות לאחר מכן, התחלנו לקבל את כל האיומים האלו
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:وبعدها بأسابيع قليلة، بدأنا نستقبل كل هذه الرسائل
Birkaç hafta sonra, bütün bunlara maruz kaldık:"女だてらに運転すると 狼のような男に襲われるぞ"
Biz emperyalizm, savaşlar ve yoksunluğa daha fazla maruz kalmamak için buradayız.E chegámos até aqui... não para ser submissos ao imperialismo, conflito e à privação.
Biz emperyalizm, savaşlar ve yoksunluğa daha fazla maruz kalmamak için buradayız.E siamo arrivati ​​a questo punto per non essere sottoposti all'imperialismo, conflitti e privazione.
Biz emperyalizm, savaşlar ve yoksunluğa daha fazla maruz kalmamak için buradayız.Wir sind nicht soweit gekommen, um Opfer von Imperialismus, Konflikten und Elend zu sein.
Biz emperyalizm, savaşlar ve yoksunluğa daha fazla maruz kalmamak için buradayız.Мы прошли этот далекий путь не для того, чтобы быть заложниками империализма, конфликтов и лишений.
Biz emperyalizm, savaşlar ve yoksunluğa daha fazla maruz kalmamak için buradayız.ولم نصل إلى هذا الحد لنخضع للامبريالية والصراعات والحرمان
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.De a innebär i själva verket a människornas exponering för svaveldioxid minskat, men inte de totala utsläppen.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Derfor er folks eksponering for svovldioxid i realiteten reduceret, men ikke de samlede udslip.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Tehát, gyakorlatilag az emberek kén-dioxidnak kite. sége csökkent, az összkibocsátással szemben.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Vystavenie ľudí oxidu síričitému sa teda znížilo, jeho celkové emisie však nie.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Vystavení obyvatelstva působení oxidu siřičitého se tedy snížilo, nesnížily se však jeho celkové emise.
Böylece, sonuç olarak insanların kükürt dioksite maruz kalması azalmışsa da toplam emisyon azalmamıştır.Следователно хората са по­малко изложени на серен двуокис, но емисиите като цяло не са се намалили.
Bu arka idi aşılama ders her bir parçası komünist programı çince sürekli maruz propagandaKínai vannak kitéve állandó propaganda ez a hivatali esküjét
Bu arka idi aşılama ders her bir parçası komünist programı çince sürekli maruz propagandaKinesisk er udsat for konstante propaganda
Bu arka idi aşılama ders her bir parçası komünist programı çince sürekli maruz propaganda이것은 뒷면에 있었어요 주입 강의 모두의 일부입니다 공산주의자 프로그램 중국어는 상수를 받게됩니다 선전
Bu arka idi aşılama ders her bir parçası komünist programı çince sürekli maruz propagandaNyt ilmoitetut saada laittaa tuotanto läheisissä varmasti kylässä he kokeilevat kastelu täällä oli melko jne
Bu arka idi aşılama ders her bir parçası komünist programı çince sürekli maruz propagandaTrung Quốc để liên tục tuyên truyền điều này đã được chính thức tuyên thệ nhậm chức
Bu arka idi aşılama ders her bir parçası komünist programı çince sürekli maruz propagandaזה היה ב האחורי הרצאות אינדוקטרינציה הם חלק מכל תוכנית הקומוניסטית סינית חשופים מתמיד תעמולה
Bu arka idi aşılama ders her bir parçası komünist programı çince sürekli maruz propagandaوكان هذا في العمق محاضرات التلقين هي جزء من كل الشيوعية برنامج ويتعرض الصينية إلى ثابت دعاية
Bu arka idi aşılama ders her bir parçası komünist programı çince sürekli maruz propaganda教化の講義は、すべての一部である 共産主義のプログラム 中国人は一定に供される プロパガンダ これは正式に就任した
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Banchiza plutește partial și este expusă oceanului, căldurii oceanice.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Das Schelf schwimmt also teilweise, und ist dem Meer und seiner Wärme ausgesetzt.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Die ijskap is deels drijvend, en ze is blootgesteld aan de oceaan en de oceaanwarmte.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Donc cette plaque de glace est en partie flottante, et elle est exposée à l'océan, à la chaleur de l'océan.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Esa capa de hielo en parte está flotando expuesta al océano, al calor del océano.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Este manto de gelo está parcialmente a flutuar, e está exposto ao oceano, ao calor do oceano.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.그래서 저 대륙빙하의 일부는 떠다니면서 바다와 바다열에 노출됩니다.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Quindi quella piattaforma di ghiaccio galleggia in parte, ed è esposta all'oceano, al suo calore.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Sehingga sebagian lapisan es mengapung, dan terkena panas dari samudera.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Ta pokrywa lodowa jest częściowo pływająca i jest narażona na działanie oceanu, na jego ciepło.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Tehát ez a jégtakaró, részben lebeg a vízben, ezért ki van téve az óceán hőmérsékletének.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Vậy thì phiến băng đó chỉ đang trôi một phần và nó bị phơi bày ra trước biển, trước sức nóng đại dương
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Επομένως, ο ύφαλος πάγου αιωρείται μερικώς και είναι εκτεθειμένος στον ωκεανό και στη ζέστη του ωκεανού.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.И така този леден лист е частично плаващ, и е изложен на океана, на топлината на окена.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Часть ледника находится в плавучем состоянии под влиянием океана, океанического тепла.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.אז יריעת הקרח הזו צפה למחצה, והיא חשופה לאוקיינוס, לחום של האוקיינוס.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.ذلك الغطاء الجليدي يعوم جزئياً، ويتعرض للمحيط، لحرارة المحيط.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.海の熱にさらされているのです このことが心配の種なのです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod