Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Hanno ronzato anche per me in acqua.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ich bin im Wasser schon angeschnarrt worden.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ik ben zelf ook wel eens 'gebuzzed' in het water. (Gelach)
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.I ved, jeg er blevet brummet under vandet.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.사실은 저도 물 속에서 진동을 받아본 적이 있답니다.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.On m'a déjà tourné autour sous l'eau, vous savez.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Sabem, já fui assobiada dentro de água.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Știți, și eu am fost zbârnâită în apă.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Také to na mě zkoušeli ve vodě.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Tak między nami, zostałam "wybrzęczona" w wodzie.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Thú vị là, tôi cũng bị tán tỉnh khi ở dưới nước đấy.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Viete, aj mňa sa takto vo vode pomocou vibrácií dotkli.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ξέρετε, με έχουν βομβίσει στο νερό.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ви знаєте, самці клацали мені у воді.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Мне даже удалось испытать это на себе.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.שתדעו, קיבלתי זמזומים במים.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.أتعلمون, كنت أصدر طنيناً في المياه
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.(笑)
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Az egyik barátom szintén erőszak áldozata volt, és kicsapták az iskolából
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Een vriend van mij is ook van die school gegaan omdat hij was verbannen.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Ein Freund von mir ist auch von der Schule abgegangen, weil er gemobbt wurde.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,J'ai aussi un ami qui a quitté l'école parce qu'il était victimisé.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,제 친구도 이지메, 아니 왕따 당하다가 학교 자퇴했거든요..
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Min vän blev grovt mobbad och han slutade skolan,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Môjho priateľa tiež šikanovali, takže odišiel zo školy,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Moj prijatelj je tudi bil žrtev nasilja in je zato pustil šolo.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Mój przyjaciel też był torturowany i wyleciał ze szkoły.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Một người bạn của tôi đã phải bỏ học vì bị tẩy chay
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Můj přítel byl také těžce šikanován, a vyhozen ze školy!
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Un prieten de-al meu a renuntat si el la scoala din cauza ca s-au luat de el.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Ο φίλος μου ήταν και αυτός θύμα βαρύ εκφοβισμού και παράτησε το σχολείο.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Моего друга тоже сильно избили и он бросил школу
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,Мой приятел също беше тежко тормозен и напусна училището,
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,صديقى ايضاً تعرض للأساءه وترك المدرسه.
Bir arkadaşım orada kabadayılığa maruz kaldı ve okuldan atıldı,彼らは受験勉強もしないのに そんなにストレスが?
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Večina otrok je podhranjenih, kot tale.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.A legtöbb gyermek alultáplált volt, mint ez.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Anak-anak, sebagian besar menderita kurang gizi parah, seperti ini.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.As crianças, a maior parte delas, ficaram muito mal nutridas, como esta.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.-- como éste -- estaban muy desnutridos.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Copiii, majoritatea lor, au ajuns malnutriţi, cum se vede aici.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Deti, teda väčšina z nich, bolo veľmi podvýživených, ako toto.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Hầu hết trẻ em đều suy dinh dưỡng rất nặng, như thế này đây.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Kinderen, zoals dit kind hier, waren erg ondervoed.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.아이들 대부분은 이처럼 영양실조가 되었습니다.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.La maggior parte dei bambini ha sofferto di malnutrizione, come lui.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Les enfants, pour la plupart, sont devenus très sous-alimentés, comme celui-ci.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Większość dzieci, jak to na zdjęciu cierpi na poważne niedożywienie.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Τα παιδιά, τα περισσότερα, ήταν υποσιτισμένα, όπως αυτό εδώ.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Більшість дітей погано харчувалися, як ця дитина.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Большинство детей истощены, как этот ребёнок.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Децата, повечето от тях, станаха много недохранени, като това.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.ילדים, רובם, סבלו מתת תזונה, כמו זו.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.وأصبح معظم الأطفال، يعانون من سوء التغذية مثل هذا.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.このようにひどい栄養失調になりました。 ご存知のように、
Birçok formüle maruz kalabilirsiniz bazen.다른 방법으로 접근할 수도 있습니다
Birçok formüle maruz kalabilirsiniz bazen.Lad os lige se lidt på, hvordan nogle skriver afstandsformlen op, så vi altid kan kende den.
Birçok formüle maruz kalabilirsiniz bazen.Y sólo para que estés expuesto a todos los métodos que verás
Birçok formüle maruz kalabilirsiniz bazen.وحتى تتعرض لجميع الطرق التي
Bir çok Kunalının maruz kaldığı tropik güneş. özellikle albinoların yüzünü tehdit ediyor :Но в таком случае ребенок становился обузой для родителей, а в дальнейшем и для общества.