Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Oggi, l'America affronta un trauma incessante
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Právě nyní prochází Amerika neustálým stavem traumatu.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Saat ini, Amerika sedang dalam keadaan trauma yang belum berhenti.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz. Ve bunun da bir sebebi var.Trenutno je Amerika v neprestani travmi in za to obstaja dober razlog.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Αυτή τη στιγμή, η Αμερική είναι σε μια αδιάλλειπτη κατάσταση τραυματισμού.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.В момента, Америка е в непрестанна травма.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Зараз Америка переживає затяжний травматичний стан.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Сейчас Америка переживает непрерывное травматическое состояние.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.اليوم الولايات المتحدة الامريكية تصاب بمآسٍ بصورة دورية
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.それには理由があります いいですか
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Asetuksessa ei kuitenkaan käsitellä samanaikaista altistumista monille kemikaaleille.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Cu toate acestea, regulamentul nuabordeazăexpunerisimultanelamaimultesubstanţechimice.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.De regeling heeft het echter niet over de gelijktijdige blootstelling aan meerdere chemische stoffen.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Jednak rozporządzenie nie wskazuje równoczesnego narażenia na kontakt z wieloma chemikaliami.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Men regelverket behandlar inte samtidig exponering för flera kemikalier.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Mit der gleichzeitigen Exposition gegenüber mehreren Chemikalien befasst sich die Verordnung nicht.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Nariadenie však nerieši súčasné vystavenie účinkom viacerých chemických látok.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Regulace se však netýká vystavení účinkům několika chemických látek najednou.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.), se v Evropi vse izraziteje
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Sin embargo, el reglamento no aborda la exposición simultánea a múltiples sustancias químicas.
Ancak, düzenleme, birden çok kimyasala eşzamanlı olarak maruz kalma konusunu göz önüne almamaktadır.Ωστόσο, ο κανονισμός δεν εξετάζει την ταυτόχρονη έκθεση σε πολλαπλές χημικές ουσίες.
Ancak, getirilen sınırın üzerindeki konsantrasyonlarına maruz kaldı ( da önemli oranda gerilemiştir.) ovat merkittäviä ympäristöön liittyviä terveysuhkia.
Ancak, getirilen sınırın üzerindeki konsantrasyonlarına maruz kaldı ( da önemli oranda gerilemiştir.U částic však není stanovena žádná prahová koncentrace, dětí a nižší porodní váhou (17
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüz분명한 것은 만약 영양실조에 걸린 상태였다면 면역체계가 약했을 것이고
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüzזה ברור שאם הייתם במצב של תת-תזונה עוד לפני שנדבקתם, הייתה לכם מערכת חיסונית מוחלשת,
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüzيبدو واضحاً انه إذا كنت منذ البداية ضعيف التغذية، و لديك جهاز مناعي ضعيف،
Ancak yetersiz beslenmeye maruz kalan bağışıklık sistemi güçsüz免疫システムが弱かったら インドやアフリカの 貧しい国に住んでいるなら
(Anlatıcı) İnsanların maruz kaldığı tek şiddet formu savaş değildir.(Narrateur) La guerre n'est pas la seule violence imposée aux peuples ; il y a la faim, la pauvreté,
(Anlatıcı) İnsanların maruz kaldığı tek şiddet formu savaş değildir.(Рассказчик) Война - это не единственная форма насилия над людьми.
(Anlatıcı) İnsanların maruz kaldığı tek şiddet formu savaş değildir.(الراوي) الحرب ليست الشكل الوحيد للعنف المفروض على الناس؛
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Cei expuși la metafore-agent au avut așteptări mai mari ca tendințele actuale ale prețurilor să continue.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ci, którzy doświadczyli metafor podmiotowych, mieli większe oczekiwania, że trend cenowy się utrzyma.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.De som hade blivit utsatta för agent-metaforer hade högre förväntningar om att pristrenderna skulle fortsätta.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.행위자적 은유에 노출된 사람들은 가격 동향이 계속될 것이라고 더 크게 기대했습니다.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Los expuestos a las metáforas de agente tenían mayores expectativas de que las tendencias seguirían.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Mereka yang diberikan metafora agen mempunyai harapan lebih tinggi bahwa kecenderungan harga akan berlanjut.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Những điều này cho thấy các phép ẩn dụ tác nhân có kì vọng cao hơn vì xu hướng giá có thể tăng cao.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ti, kteří se setkali s činitelskými metaforami, měli vyšší očekávání co se týče růstu cen.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Онези, изложени на агенти-метафори имали по-високи очаквания, че ценовите тенденции биха продължили.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Те, кто были повержены метафоре субъекта проявили больше уверенности, что тенденция сохранится.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ті, що мали справу з суб'єктними метафорами, переважно ставили на зростання цін.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.אלו שנחשפו למטאפורות הסוכן ציפו שהכוון הנוכחי יימשך.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.والذي تعرضوا لتعابير مجازية توقعوا أن إتجاه الأسعار سوف يستمر على نفس النحو
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.価格上昇の持続に高い期待を示しました 彼らがそのような期待を抱いたのは
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Du kan kontakta rådgivningen om du tror att du har blivit utsatt för diskriminering.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Puede pedir asesoramiento si siente que es víctima de discriminación.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Si vous pensez avoir été victime de discrimination, vous pouvez contacter le service de conseil.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Voit ottaa yhteyttä neuvontaan, jos epäilet, että sinua on syrjitty.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Вы можете обратиться в службу, если подозреваете, что подверглись дискриминации.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.بإمكانك التواصل مع الاستشارات، إذا كنت تشك بأنه قد تم تهميشك.
Ayrımcılığa maruz kalmış olanlara destekAide aux victimes de la discrimination
Ayrımcılığa maruz kalmış olanlara destekAyuda a las víctimas de discriminación
Ayrımcılığa maruz kalmış olanlara destekHjälp till offer för diskriminering
Ayrımcılığa maruz kalmış olanlara destekПомощь жертвам преступлений
Ayrımcılığa maruz kalmış olanlara destekمساعدة لضحايا التمييز
Bahsettiğim Kamboçya'daki masum adam değil maruz kalan, tüm dünya kurtuluş yolları aramakta.Bukan hanya orang tidak bersalah di Zimbabwe, namun para pembela di seluruh dunia yang mencari mekanisme ini.
Bahsettiğim Kamboçya'daki masum adam değil maruz kalan, tüm dünya kurtuluş yolları aramakta.그것은 단지 짐바브웨에 있는 제가 여러분에게 말씀드린 무죄의 사람들 뿐만이 아니라, 이러한 조각들을 찾고있는 전세계의 변호인들의 전념입니다.
Bahsettiğim Kamboçya'daki masum adam değil maruz kalan, tüm dünya kurtuluş yolları aramakta.זה לא רק החפים מפשע שסיפרתי לכם עליהם בזימבבואה, אלא סנגורים בכל העולם שמחפשים את החלקים האלה
Bahsettiğim Kamboçya'daki masum adam değil maruz kalan, tüm dünya kurtuluş yolları aramakta.ليس فقط للأبرياء، الذين أخبرتكم عنهم في زيمبابوي، لكن المكافحين في كل العالم الذين يتابعون هذه النقاط؟
Bahsettiğim Kamboçya'daki masum adam değil maruz kalan, tüm dünya kurtuluş yolları aramakta.イノセント氏だけではなく 実現の為の道を模索している 世界中の弁護人の方々もです 私たちは"JusticeMakers(正義の創造者)"と言うプログラムを実施しています