Ana içeriğe geç
Sözlük

maruz ile cümle

maruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Film versiyonunda tüm Dumbledore'un Ordusu üyeleri bu cezaya maruz kalmıştır.I filmen bliver alle medlemmer i Dumbledores Armé straffet på denne måde.
Ancak endüstri merkezi ve limanı İkinci Dünya Savaşı sırasında ağır bombardımana maruz kalmıştır.Industriområdet og havnen blev bombet kraftigt under Anden Verdenskrig.
İspanya İç Savaşı (1936-1939) sırasında ağır bombardımanlara maruz kalan Madrid büyük bir yıkıma uğradı.Madrid var under den spanske borgerkrig (1936-39) skueplads for en række af de voldsomste kampe.
Bu kanun aynı zamanda ifade özgürlüğü konusunda eleştirilere de maruz kalmıştır.Også forskere har kritiseret lovforslaget.
Bazıları işkenceye maruz kaldı.Flere af dem er blevet tortureret.
Kâbe, tarih boyunca birçok değişikliklere maruz kalmıştır.SUKP er således undergået forandringer flere gange i løbet af sin historie.
Yalnız bir maruzatım var.J'ai une âme solitaire.
Eyalet yılda dört defa Pasific tayfununa maruz kalır ve bazıları aşırı tahribat yapar.Staten har gennemsnitligt 50 dage om året med tordenvejr, af hvilke nogle kan være temmelig kraftige.
İki savaşta da halk etnik temizliğe maruz kalmıştır.Begge disse krige medførte etnisk udrensning i stor skala.
Radyasyona maruz kalmış bir tırtıl.).Synssansen (elektromagnetisk stråling på nethinden).
Ancak, bu ekipten birçok kişi çatışma ve suikastlere maruz kalarak hayatını kaybetmiştir.Tusindvis af soldater mistede livet som følge af kampe og henrettelser.
Saldırıya ilk maruz kalan Tagmata idi.Han var den første der blev dræbt i angrebet.
15 Eylül 668'de Konstans hamamda iken hizmetkarı tarafından bir suikasta maruz kalıp öldürüldü.Den 15. september 668 blev han myrdet mens han badede, af sin kammerherre.
1920 yılının Ağustos ayında İnece Yunan işgaline maruz kaldı.I sommeren 1920 erobrede Grækenland Bursa.
Bir kısım tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı.Afgørelsen mødte hård kritik fra flere sider.
Aslında, bu tür bir çabanın varlığı durumunda ciddi eleştırılere maruz kalabilirdik.Vi ville stå overfor en generalstrejke hvis vi foreslog noget sådant.
Ekim 1975'te örgüt ideolojik bir bölünmeye maruz kalmıştır.I mai 1975 gjennomgikk PMOI en ideologisk splittelse.
İlk günlerinde PCE, Miguel Primo de Rivera diktatörlüğünün (1923-1930) ağır baskısına maruz kaldı.Partiet led mye av forfølging under diktaturet til general Miguel Primo de Rivera (1923–1930).
Bu katliamlara diğer Fransız şehirleri de maruz kaldılar.Dette ble også tatt i bruk av innbyggerne i andre franske byer.
Theofanis iki yıl hapishanede kaldı ve sert işkencelere maruz kaldı.Theophanes ble etter dette kastet i fengsel og i to år ble han utsatt for grusom behandling.
Bazıları işkenceye maruz kaldı.Flere av dem har blitt torturert.
Bu nedenle de birçok kez eşkıya saldırılarına maruz kalmıştır.Ofte har de også vist seg å være attraktive for tyver.
Bülent Uluer çeşitli işkencelere de maruz kalmıştır.Grevinne Danner var utsatt for flere former for sjikane.
Bu kanun aynı zamanda ifade özgürlüğü konusunda eleştirilere de maruz kalmıştır.Det er også visse unntak av hensyn til ytringsfriheten.
270.000 kişi tehlikeli radyasyon seviyelerine maruz bırakıldı.70 000 mennesker rammes av strømbrudd.
Kız çocukları daha fazla kısıtlamalara maruz bırakılıyordu.Deres kunder har blitt stigmatisert i mindre grad.
Belli maruziyet yollarının (solunum veya sindirim) risklerinin hesaplanması da zor olmuştur.Maka sesungguhnya bersama kesulitan ada kemudahan, sesungguhnya bersama kesulitan ada kemudahan.
"I Kissed a Girl", dinî gruplar ve LGBT grupları tarafından yapılan çeşitli eleştirilere maruz kaldı."I Kissed a Girl" menciptakan kontroversi dikedua grup religius dan LGBT.
Bunu eleştirenler ise hayvanların hayvanat bahçelerinde fiziksel ve zihinsel strese maruz kaldıklarını söyler.Sementara itu, kritikus mengklaim bahwa gajah-gajah di kebun binatang mengalami tekanan fisik dan mental.
Toz ve sigaraya kalınan maruzun olumsuz etkileri aditif veya muhtemelen aditiften de fazladır.Efek negatif dari terpapar debu dan terpapar asap rokok sepertinya berdampak aditif atau lebih dari aditif.
Enflasyona maruz kalınan çağ büyük patlamadan 10−36 saniye sonra 10−33 ile 10−32 saniyeleri arasında sürdü.Periode ini berlangsung dari 10−36 detik setelah Ledakan Dahsyat hingga 10−33 dan 10−32 detik.
Birkaç Avar kabilesi ve onların Gepid kulları özellikle yüksek kayıplara maruz kaldı.Beberapa suku Avar dan mata pelajaran Gepid mereka menderita korban sangat tinggi.
Devin Druid: Tyler Down, Liberty Lisesi'nde zorbalığa maruz kalan hırslı bir fotoğrafçı.Devin Druid sebagai Tyler Down, siswa yang diintimidasi di Liberty High dan penggemar fotografer.
Uzayadamların atmosfere girişte 8 ila 9 g çekime maruz kalırlar.Meskipun demikian, kosmonaut akan mengalami gaya gravitasi 8 hingga 9g.
Hristiyan ve Kudüs Yahudileri birçok saldırıya maruz kaldı.Kaum Kristen dan Yahudi di Yerusalem menjadi sasaran serangan.
Kondansatörleri sürekli anma gerilimini aşan gerilimlere maruz bırakmayın.Pesan moralnya, jangan pernah meremehkan mereka yang memiliki keterbatasan.
Mağaza binası, 1974'ten beri üç defa IRA'nın terör saldırısına maruz kaldı.Sejak 1974, target department store adalah tiga stroke dari IRA .
Fakat güneş ışığına maruz kalan insan bedeni kendi D vitaminini üretebilme yetisine sahiptir.Dalam terang, tubuh manusia memproduksi vitamin D sendiri.
Dünyada her 3 kadından 1'i hayatında en az bir kez aile içi şiddete maruz kalıyor.3 dari 4 perempuan setidaknya mengalami satu kali infeksi jamur dalam hidupnya.
Daha sonra, 75. dakikada hatalı bir penaltı kararına maruz kaldı.Sedangkan gol balasan Persib dicetak Atik pada menit 75.
Semptomlar, kişi dang virüsüne maruz kaldıktan sonra 3 ila 14 gün arasında ortaya çıkar.Gejala akan muncul antara 3 dan 14 hari setelah seseorang terpajan virus dengue.
Ayrıca Franks’in ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld kaynaklı baskılara maruz kaldığı iddia edildi.Dia pernah menjabat Wakil Sekretaris Pertahanan AS di bawah Sekretaris Pertahanan Donald Rumsfeld.
İkili birbirlerine yardımcı olmaya başlar ama Martin, Bart'ın bazı kötü tavırlarına maruz kalmaya başlar.Martin mau menolongnya tetapi akhirnya Martin malahan meniru tabiat Bart yang buruk.
Eşcinseller, Nazi rejiminin baskı ve soykırımına maruz kalan gruplardan biridir.Ia adalah salah satu seniman yang masih mampu bertahan dan lepas dari tekanan pemerintahan Nazi.
Mezotelyomaya ait belirtiler asbeste maruz kalınıştan 20 ila 50 yıl sonraya kadar çıkmayabilir.Tak ada yang bisa merawatnya sampai peristiwa pilu itu berjalan 20 tahun kemudian.
Birinci ya da ikincil frengiye maruz kalan kişilerin %30’u ila %60’ına hastalık geçecektir.Sekitar 30 sampai 60% dari mereka yang terkena sifilis primer atau sekunder akan terkena penyakit tersebut.
Buna karşı polis müdahalesi yaşanmış ve birçok öğrenci polisin orantısız güç kullanımına maruz kalmıştır.Namun kesempatan ini digunakan oleh sebagian mahasiswa untuk melampiaskan rasa kesalnya terhadap polisi.
Buna karşın, Ay'a ayak basan astronotlar, hala radyasyona maruz kalma tehlikesindedir.Ngược lại, các phi hành gia trên Mặt Trăng có nguy cơ phơi nhiễm bức xạ.
Enflasyona maruz kalınan çağ büyük patlamadan 10−36 saniye sonra 10−33 ile 10−32 saniyeleri arasında sürdü.Giai đoạn phình to kéo dài từ 10−36 giây sau Vụ Nổ Lớn cho đến 10−33 tới 10−32 giây sau Vụ Nổ Lớn.
Bunların paylaşılması, HCV’ye maruz kalma riski doğurur.Dùng chung các dụng cụ này tiềm tàng khả năng dẫn đến nhiễm HCV.
Hem İnka hem de Chanes toplulukları, sürekli olarak Guarani savaşçılarının saldırılarına maruz kalmıştır.Cả người Inca và Chane chống lại nhiều cuộc tấn công từ các chiến binh của Guarani xâm chiếm khu vực này.
Amaç kirlenen çevreden kaynaklı maruziyeti yıllık 1 mSv ye düşürmektir.Mục đích là giảm lượng phơi nhiễm hàng năm từ môi trường bị ô nhiễm xuống 1 millisievert (mSv).
2 kez hapse atıldı ve bir yıla yakın hapis yattı, bu dönemde işkenceye maruz kaldı.Ông ta mất 12 năm tiếp theo trong tù, nơi ông bị tra tấn thường xuyên.
Sigara kesinlikle kullanılmamalı, sigara dumanına maruz kalınmamalıdır.Không có mức độ an toàn cho việc sử dụng thuốc lá không khói.
Kendisinin bir aşağılanmaya maruz bırakıldığını düşünüyordu.Tôi xin lỗi nếu ai đó cảm thấy bị xúc phạm.
Heinrici I. Dünya Savaşı'nda zehirli gaza da maruz kalmıştır.Heinrici từng là một nạn nhân của khí độc trong Chiến tranh thế giới thứ nhất.
Arkadaşları tarafından hep "İnek" şakalarına maruz kalmaktadır.Cô thường xuất hiện chung với bạn thân là Vicca.
1. Tümen, 5. Tümen ve 48. Tümenler şiddetli saldırılara maruz kalmıştır.Thiệt hại của Trung đoàn 51 và Tiểu đoàn Khinh chiến 8 yểm trợ cho họ là rất to lớn.
Halkın bildiği kadarıyla, Sovyet uzay programı hiçbir zaman başarısızlığa maruz kalmamıştı.Từ năm 1971, chương trình vũ trụ của Liên Xô không bị tổn thất nào nữa.
270.000 kişi tehlikeli radyasyon seviyelerine maruz bırakıldı.‬27万人が高い放射能にさらされた。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod