Ana içeriğe geç
Sözlük

maruz ile cümle

maruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayıldığı zaman babası tarafından da alenen hakarete maruz bırakılır.Voor haar rebellie werd ze publiekelijk onthoofd door haar vader.
Arkadaşları tarafından hep "İnek" şakalarına maruz kalmaktadır.Hij is vaak het slachtoffer van Brams grappen.
İlk başta 30 köy saldırılara maruz kalmıştır.In de eerste dagen werden honderdzeventig dorpen geplunderd.
P250 Öğütme/şok/.../sürtünmeye maruz bırakmayın.S 50: Niet vermengen met ...
Bu katliamlara diğer Fransız şehirleri de maruz kaldılar.Ook in andere Franse steden gaan mensen massaal de straat op.
Yalnız bir maruzatım var.Ze hebben een enkelvoudige kam.
Ülkenin doğu kıyıları belirli aralıklarla şiddetli tropikal fırtınalara ve siklonlara maruz kalabilmektedir.Madagaskar heeft door zijn ligging veel last van tropische stormen en passaatwinden.
Bir başka bu cezaya maruz kalan kişi de Lee Jordan'dır.Een andere leerling die te maken krijgt met de Bloedveer is Leo Jordaan.
Zarara maruz kalan ağaçlar kısa zamanda ölürler.Bomen die te veel schors hebben verloren, kunnen doodgaan.
Genellikle yüksek basınca maruz kaldındığında meydana gelir.Het treedt meestal op als de stress te veel wordt.
6. sezonun finalinde ise uyku lanetine maruz kalır, Bonnie öldüğü zaman Elena uyanacaktır.Dat betekent dat Elena in een diepe slaap valt en ze weer wakker zal worden zodra Bonnie sterft.
Troller Troller güneşten hoşlanmıyorlar ve bazı türleri güneş ışığına maruz kaldıklarında taşa dönüşürler.De aardmannen kunnen niet tegen de zon, ze veranderen dan in steen.
Denekler, öğrencinin verdiği her yanlış yanıta karşılık onun gerçek şoklara maruz kaldığını sanıyorlardı.De leraar (deelnemer) geloofde dat hij echte schokken aan de leerling gaf.
Kondansatörleri sürekli anma gerilimini aşan gerilimlere maruz bırakmayın.Let op dat u niet de kersenbuikjes per se hoeft te ruilen.
Bu kanun aynı zamanda ifade özgürlüğü konusunda eleştirilere de maruz kalmıştır.De wetgever geeft echter binnen de eerder genoemde vrijheden de gewetensvrijheid wel volledig mee.
Boyundan dolayı okulda zorbalığa maruz kalır.Wegens zijn autisme wordt hij op school gepest.
Varoluşundan beri feminizm birçok yönden eleştirilere maruz kalmıştır.De stroming heeft sinds haar opkomst blootgestaan aan kritiek uit diverse hoeken van de samenleving.
Gökadaların pek çoğu hayatlarında en az bir kez çarpışmaya maruz kalır.Veel kinderen zijn een groot deel van de nacht onrustig.
Ayrıca Alman birlikleri yoğun bir propagandaya maruz bırakıldı.Gelijktijdig verspreidden de Duitse troepen de protestantse ideeën.
80 dB üserindeki seslere uzun süre maruz kalmak işitme kaybına neden olabilir.Langdurige blootstelling aan geluidsniveaus van 80 dB(A) levert echter op termijn gehoorschade op.
Bunların paylaşılması, HCV’ye maruz kalma riski doğurur.Dzielenie ich z innymi naraża na kontakt z wirusem HCV.
Kadınlar ve etnik azınlıklar kamu sektöründe ayrımcılığa maruz kalmıştır.Kobiety oraz mniejszości narodowe doświadczały dyskryminacji.
Ondokuzuncu yüzyıl boyunca sayıca az da olsa İngiliz ateistler ayrımcı uygulamalara maruz kalmıştır.W XIX wieku brytyjscy ateiści, choć było ich niewielu, padli ofiarą dyskryminujących praktyk.
Bu nedenle Polonyalı, Yugoslav ve Rus esirler daha kötü muameleye maruz kaldı.Gorszemu traktowaniu podlegali jeńcy polscy, jugosłowiańscy i włoscy.
Fotoğraf alerjisine maruz kaldığı söyleniyordu (güneş ışığı deriyi yakıyor).Nie, nie, na twoje usta ją złożę, gdy światło zaświeci.")
Bazıları işkenceye maruz kaldı.Niektóre ofiary były torturowane.
Amaç kirlenen çevreden kaynaklı maruziyeti yıllık 1 mSv ye düşürmektir.Dla osób spoza przemysłu jądrowego dawka graniczna wyrażona jako dawka skuteczna wynosi 1 mSv w ciągu roku.
Sürekli dehşete maruz kalınması durumunda ise kişide fobi gelişebilir.Zamiast przerażenia można poczuć zażenowanie.
Agrafobi, cinsel istismara maruz kalma korkusudur.Algofobia – irracjonalny lęk przed bólem.
Annesi de işkenceye maruz kaldı.Zagroził też siostrze aresztowaniem.
Savaşa katılan ülkelerin halkları direkt olarak savaşın etkilerine maruz kalmazlardı.Większość krajów, które uczestniczyły w konferencji nie dotyczył bezpośrednio kryzys syryjski.
Aynı koşullarda hiç istismara maruz kalmamış çocuklarda da yaşanmamış olayları aktarma eğilimi vardır.Ponadto zawsze - zgodnie z prawami Murphy'ego zdarzają się sytuacje nieoczekiwane.
Kendisi bu yönü hakkında çeşitli eleştirilere de maruz kaldı.W podobny sposób przebiegała jego krytyka innych dowodów.
Bülent Uluer çeşitli işkencelere de maruz kalmıştır.Kiriłł jest poddawany rozmaitym torturom.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Azbest i palenie papierosów działają synergistycznie w wywoływaniu raka płuca.
Üretildiği süre boyunca birçok değişikliğe maruz kalmıştır.Przez cały okres produkcji model doczekał się wielu modyfikacji.
Bu nedenle de birçok kez eşkıya saldırılarına maruz kalmıştır.Z tego powodu wielokrotnie była ona celem rabusiów.
20. yüzyılda Gürcü kültürü, Sovyetler Birliği’nin yönetiminde büyük baskılara maruz kalmıştır.XX wieku, uciekając przed uciskiem władz radzieckich.
Diğer zamanlarda kayalar güneşte pişirme veya soğuk rüzgarlara maruz kalır.Poza tym skały wystawione są na działanie słońca i zimnych wiatrów.
İlk başta 30 köy saldırılara maruz kalmıştır.W późniejszym okresie do wsi przesiedlono także 30 szwedzkich jeńców wojennych.
Kent 1929 yılında Filistin ayaklanmaları sırasında Arap saldırılarına maruz kalmıştır.Podczas arabskich zamieszek w Palestynie w 1929 roku został on zaatakowany przez Arabów.
Bu küme yoğun fotografik araştırmalara maruz kalmıştır.Później skoncentrowano się na wykonaniu bardzo dokładnej dokumentacji fotograficznej.
Maruz kaldıkları koşullar tanımlanmazsa karşılaştırma yapmak manasız olur.Gdy nie można ustalić przyczyny wystąpienia porażenia, traktuje się je jako idiopatyczne.
Devin Druid: Tyler Down, Liberty Lisesi'nde zorbalığa maruz kalan hırslı bir fotoğrafçı.Devin Druid – Tyler Down, en mobbad elev på Liberty High och en ivrig fotograf.
Bunların paylaşılması, HCV’ye maruz kalma riski doğurur.Vid delad användning riskerar man att exponeras för HCV.
Gandi, Güney Afrika'da Hintlere uygulanan ayrımcılığa maruz kaldı.I Sydafrika mötte Gandhi diskriminering riktad mot indier.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.Riskfaktorer innefattar exponering för tobaksrök, damm, och andra luftföroreningar.
Test sırasında bir kaza olur ve Banner, tehlikeli Gama ışınlarına maruz kalır.Vid en olycka på laboratoriet bestrålas Bruce med farlig gammastrålning.
Virüse maruz kalan insanların yüzde sekseninde kronik enfeksiyon görülür.Åttio procent av de som exponeras för viruset utvecklar en kronisk infektion.
Verdiği cevap yanlış ise, her yanlış cevap sonucu giderek artan elektrik şoklarına maruz kalıyordu.Försökspersonen trodde att varje felaktigt svar ledde till att eleven fick kraftiga elektriska stötar.
İşgal döneminde Felluce hava saldırılarına maruz kalsa da bunlar yoğun olmayacaktır.Att under pågående krig köpa krigsmateriel utomlands är inte så lätt.
Annesi de işkenceye maruz kaldı.Även att offret torterats.
Değişime (değiş-tokuş) sadece belirli kısıtlamalara da maruz kalabilir.Anpassningar kan också bli begränsande.
Yazar, sağ ve sol kesim tarafından birtakım eleştirilere maruz kaldı.DN Debatt har kritiserats för att vara både höger- och vänstervriden.
Tarihsel simulasyon, bankacılıkta Riske Maruz Değer (RMD) hesaplamasında kullanılan yöntemlerden biridir.Utgiftsmetoden är ett av de tre sätt som används vid beräkning av bruttonationalprodukten (BNP).
Selevkos'un ölümünden sonra , imparatorluk içerden ve dışarıdan birçok saldırıya maruz kaldı.Chola utsattes för angrepp inifrån och utifrån.
Varoluşundan beri feminizm birçok yönden eleştirilere maruz kalmıştır.Den kontinentala feminismen har blivit kritiserad på flera punkter.
Belirli bir kütleçekimsel alanda benzer noktalarda bulunan tüm test parçacıklar aynı ivmeye maruz kalır.Alla lok som står på ett givet spåravsnitt påverkas i samma utsträckning.
Kurgudaki bu olay eleştiriye maruz kalmıştır.Attendo tillbakavisade kritiken.
Sierra Mist, Ağustos 2010'da, daha önemli bir yeniden yapılanmaya maruz kaldı.Vad som försökts i juni upprepades på ett ännu märkvärdigare sätt i augusti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod