marka ile cümle

marka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Marki zaczynają wypełniać tę lukę.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Se ci pensate, i marchi stanno colmando le lacune.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Si lo piensan, las marcas están empezando a llenar los vacíos.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Víte, když se nad tím zamyslíte, značky začínají ty mezery vyplňovat.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Vocês pensam, as marcas começam a preencher os espaços.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Vous le savez, les marques commencent à combler les lacunes.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Ξέρεις, σκέψου το, οι μάρκες αρχίζουν να γεμίζουν τα κενά.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Бренды начинают заполнять бреши.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.Ви знаєте, бренди починають заповнювати ці прогалини.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.אתם יודעים, אתם חושבים על כך שמותגים מתחילים למלא את הפערים.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.تعلم، لو تلاحظ، العلامات التجارية بدأت في سد الثغور.
Biliyorsunuz, markalar boşlukları doldurmaya başlıyorlar.企業なら政府と違って ギャップを埋められます
Bin Yıllık Gelişme Hedefleri'nin tekrardan Bin Yıllık Kuşağın hedeflerine markalanmasına yardım ederler mi?Milenijne Cele Rozwoju w Milenijne Cele Pokoleń?
Bin Yıllık Gelişme Hedefleri'nin tekrardan Bin Yıllık Kuşağın hedeflerine markalanmasına yardım ederler mi?Obiectivelor de Dezvoltare ale Mileniului în Obiectivele Generaţiei Milenare?
Bin Yıllık Kuşağın hedeflerine markalanmasına yardım ederler mi?Jahrtausend-Generationszielen zu machen?
Bin Yıllık Kuşağın hedeflerine markalanmasına yardım ederler mi?밀레니엄 세대의 목표(Millennial Generation's Goals)로 바꾸는데 도움이 될까요?
Bin Yıllık Kuşağın hedeflerine markalanmasına yardım ederler mi?Цели на поколението "Деца на днешното време"?
Bin Yıllık Kuşağın hedeflerine markalanmasına yardım ederler mi?כ"יעדי הפיתוח של דור המילניום"?
Bin Yıllık Kuşağın hedeflerine markalanmasına yardım ederler mi?إلى الأهداف الجيلية للألفية؟
Bin Yıllık Kuşağın hedeflerine markalanmasına yardım ederler mi?現在インターネットが使える50 億人のうち
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Déjenme reflexionar un momento sobre las marcas, porque algunos de ustedes utilizan marcas.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Fatemi parlare dei marchi per un istante, perché alcuni di voi possiedono dei marchi.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Hadd beszéljek a márkákról egy kicsit, mert néhányatok márkákat futtat.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Ik wil het even over merken hebben, want sommigen van jullie voeren merken.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.잠시 브랜드에 대해 얘기할까 합니다. 여러분 중 브랜드를 관리하는 분도 몇 분 계시겠네요. 모든 브랜드는 출시될 때
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Lad mig lige tale om brands et øjeblik, fordi nogle af jer har brands.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Porozmawiajmy przez chwilę o markach, bo niektórzy z Was prowadzą firmy.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Še nekaj besed o blagovnih znamkah, ker ste nekateri zadolženi za blagovne znamke.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Teraz by som chvíľu hovoril o značkách, pretože niektorí z vás pracujú v značkových podnikoch.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Tôi xin nói đôi điều về các nhãn hiệu, vì một số người có thể đang điều hành một nhãn hàng nào đó.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Vă voi vorbi despre mărci pentru câteva momente, pentru că unii dintre voi conduc astfel de mărci.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Vou falar sobre marcas por momentos porque alguns de vocês presidem marcas.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Zmíním na chvilku značky, protože někteří z vás s nimi podnikáte.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Нека само за момент поговоря за търговски марки, тъй като някои от вас управляват търговски марки.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Расскажу чуть-чуть о брендах, так как среди нас есть управляющие брендовыми компаниями.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.Тепер трохи поговоримо про бренди, тому що деякі з вас їх мають.
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.הבה ואומר משהו על מותגים, כי כמה מכם מנהלים מותגים. כל מותג בעולם
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.ودعوني أتحدث قليلاً عن العلامات التجارية لان بعضكم يدير علامات تجارية .. وكل علامة تجارية اليوم
Biraz markalardan bahsetmek istiyorum, çünkü aranızda marka sahibi olanlar var.皆さんの中にもブランドをお持ちの方がいると思います いろんなブランドが音を鳴らしています
Bir bakmışsınız Amazon marka olarak그리고 갑자기 아마존이, 하나의 브랜드로써
Bir bakmışsınız Amazon marka olarakופתאום יש לכם את אמזון, כמותג,
Bir bakmışsınız Amazon marka olarakوسيصبح حينها أمازون كعلامة تجارية
Bir bakmışsınız Amazon marka olarakブランドとなっています
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Az egyik fajta csak azt a résztvevőt eteti, aki választ, a másik mindkettőnek ételt jelent.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Con un tipo di pedina, mangia solo il partner che lo sceglie, con l'altro, mangiano entrambi.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Den ena sorten ger mat endast den partnern som väljer, den andra ger mat till båda.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Eén soort token levert voedsel op voor degene die kiest, de andere voor hen beiden.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Eine der Marken gibt nur dem Wählenden Futter, die andere führt zu Futter für beide.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Én slags polet giver kun mad til den der vælger, den anden giver mad til begge.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Jeden druh žetónov nakŕmi len partnera, ktorý si vyberá, druhý nakŕmi oboch,
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Jeden rodzaj klocków karmi tylko szympansa, który dokonuje wyboru, a drugi karmi ich obu.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.한 종류의 토큰을 선택하면 자기만 음식을 먹게 되고 다른 토큰을 선택하면 둘 다 음식을 먹게 되죠.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Prva vrsta žetonov nahrani samo sodelujočega, ki izbira, druga vrsta nahrani oba.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.S jednou značkou dostane najíst jen vybírající, s druhou se nají oba dva.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Toinen antaa ruokaa vain valitsevalle osapuolelle, toinen ruokkii molemmat.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Um tipo de fichas alimenta apenas o parceiro que escolhe, o outro tipo alimenta ambos.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Una clase de fichas alimenta al compañero que elige, la otra alimenta a ambos.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Un anumit jeton hrănește doar partenerul care alege, celălalt îi hrănește pe amândoi.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Un type de jeton nourrit uniquement le chimpanzé qui le choisi, l'autre nourrit les deux.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Ένα είδος αντικειμένων ταΐζει μόνο τον συμμετέχοντα που διαλέγει, το άλλο ταΐζει και τους δύο.

İlgili Sayfalar