Sergence, baş marangoz.Mestertømreren Sergence ...
Sergence, baş marangoz.Sergence, el maestro carpintero.
Sergence, baş marangoz.Sergence, il mastro carpentiere.
Sergence, baş marangoz.Sergence, mistrz ciesielski.
Sergence, baş marangoz.Sergence, o mestre carpinteiro.
Sergence, baş marangoz.Ο αρχιξυλουργός, ο Σάρτζενς.
Sergence, baş marangoz.Сергенс, плотник хозяина.
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,Deres grense gikk i vest op til Marala, støtte til Dabbeset og nådde den bekk som løper østenfor Jokneam.
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,Giới hạn đi lên hướng tây về lối Ma-rê-a-la, và đụng Ðáp-bê-sết, rồi đến khe đối Giốc-nê-am.
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,Giới_hạn đi lên hướng tây về lối Ma-rê-a-la , và đụng Ðáp - bê-sết , rồi đến khe đối Giốc-nê-am .
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,in je šla gori proti zahodu in do Marala in segala do Dabeseta in šla tik potoka, ki teče pred Jokneamom;
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,서편으로 올라가서 마랄라에 이르러 답베셋에 미치고 욕느암 앞 시내에 미치며
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,sobe para o ocidente até Marala, estende-se até Dabesete, e chega até o ribeiro que está defronte de Jocneão;
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,und geht hinauf abendwärts gen Mareala und stößt an Dabbeseth und stößt an den Bach, der vor Jokneam fließt,
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,Y por el oeste su frontera subía hacia Marala, y limitaba con Dabeset y con el río que está frente a Jocneam
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,и границата им отиваше западно до Марала, и досягаше Давасес и досягаше потока, който е срещу Иокнеам;
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,предел их восходит к морю и Марале и примыкает к Дабешефу ипримыкает к потоку, который пред Иокнеамом;
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,ועלה גבולם לימה ומרעלה ופגע בדבשת ופגע אל הנחל אשר על פני יקנעם׃
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,وصعد تخمهم نحو الغرب ومرعلة ووصل الى دبّاشة ووصل الى الوادي الذي مقابل يقنعام
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,往 西 上 到 瑪 拉 拉 、 達 到 大 巴 設 、 又 達 到 約 念 前 的 河
Sınır batıda Maralaya doğru çıkıyor, Dabbeşete erişip Yokneam karşısındaki vadiye uzanıyor,往西 上到 瑪拉拉 、 達到 大巴設 、 又 達到 約念 前 的 河
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediA nakonec dívka vysvětlující v maráthštině, co to je, říká: "Uvnitř je procesor."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediA nakoniec dievča vysvetľujúce v Marathi čo to je, a hovorí: "Vo vnútri je procesor."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediA tu dziewczynka w języku Marathi wyjaśnia: "W środku jest procesor".
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediE, finalmente, uma menina a explicar em marati o que isto é, e disse: "Há um processador lá dentro."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediE infine una bambina che spiega in lingua marathi cos'è, e dice, "C'è un processore dentro."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediÉs végül egy kislány marathi-ul magyarázza, hogy mi ez és hogy "Egy processzor van benne".
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediEt enfin, une fille expliquant en marâthî ce que c'est, et elle dit, "Il y a un processeur à l'intérieur."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediÎn sfârșit, o fată explicând în marathi ce este, zicând: "e înăuntru un procesor."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediJa viimein tyttö selittämässä marathiksi, mikä se on, ja sanomassa, "Siinä on prosessori sisällä."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dedi여자애가 그게 뭔지 마라티로 설명하는데 "이 안에 프로세서가 있어." 라고 말합니다.
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediTot slot een meisje dat in het Marathi uitlegt wat het is. Ze zei: "Er zit een processor binnenin."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediUnd am Ende ein Mädchen, das in Marathi erklärt, was es ist, und sie sagt: "Da ist ein Prozessor drin."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediVà sau cùng cô bé giải thích bằng tiếng Marathi nó là gì, và cô bé nói: "Ở trong đó có một bộ vi xử lý."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediY finalmente una niña explicando en la lengua maratí qué es y dice "hay un procesador dentro".
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediΚαι τέλος ένα κορίτσι που εξηγεί στη γλώσσα Μαράθι τι είναι και είπε: "Μέσα έχει έναν επεξεργαστή".
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediВрешті-решт дівчинка пояснює, що це, на Мараті і каже: "Всередині процесор".
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediИ наконец, девочка, объясняет на языке марати, что это, и говорит: "Внутри есть процессор".
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediИ накрая, момиче обяснява на маратхи какво е това и казва: "Вътре има процесор".
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediולבסוף, הילדה הזו, מסבירה בשפת 'מאראתי' מה זה והיא אומרת "יש מעבד בפנים."
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dediو هنا طفلة تشرح باللغة المحلية ما هذا و تقول "هناك معالج بالداخل"
Son olarak bir kız Marathi dilinde bunun ne olduğunu açıklıyor. ve "İçinde işlemci var." dedi「中にプロセッサが 入ってるんだよ」 私は詳細に記録した調査結果を
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.여성이 마라톤을 뛸 수 있도록 허용된 것은 불과 20년밖에 되지 않습니다.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Alig 20 éve hogy a nőknek engedik lefutni a maratont.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Deci numai de 20 de ani li s-a permis femeilor să alerge la maratoane.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Dus vrouwen mogen pas sinds 20 jaar marathons lopen.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Então, passaram-se apenas 20 anos desde que se permitiu que as mulheres corressem a maratona.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Frauen ist es also erst seit 20 jahren erlaubt, Marathons zu laufen.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Il y a donc seulement 20 ans que les femmes ont le droit de courir un marathon.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Jadi para wanita baru diizinkan ikut lari maraton 20 tahun yang lalu.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Quindi è solo da 20 anni che le donne possono correre maratone.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Så kvinnor har bara fått springa maraton i 20 år.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Takže iba 20 rokov majú ženy povolené behať maratón.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Takže jen 20 let mají ženy povolené běhat maraton.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Vậy là phụ nữ đã được phép tham gia chạy ma-ra-tông được 20 năm.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Zaledwie od 20 lat kobiety mogą biegać w maratonach.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Άρα έχουν περάσει μόλις 20 χρόνια από τότε που οι γυναίκες επιτρεπόταν να τρέξουν σε μαραθώνα.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Така че само от 20 години жените са допускани да бягат в маратони.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.Так что, только последние 20 лет женщинам разрешено принимать участие в марафонах.
Sonuçta, sadece 20 yıldır kadınların maraton koşmasına izin veriliyor.אז נשים רצות מרתון רק ב20 השנים האחרונות.