Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Ma il quadro sta cambiando, e stiamo notando la presenza di nuovi giocatori chiave che entrano in scena.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Mais la situation évolue, et nous constatons qu'il y a de nouveaux acteurs clés qui arrivent sur la scène.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Mas o cenário está a mudar, e estamos a ver que há novos agentes-chave a surgirem.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Nhưng bức tranh đang thay đổi và chúng ta đang thấy những nhân vật then chốt mới bước vào bức tranh.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Pero la situación está cambiando y detectamos que hay nuevos actores principales que salen a escena.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Αλλά το σκηνικό αλλάζει και βλέπουμε νέους παίκτες-κλειδιά να μπαίνουν στο παιχνίδι.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Но картина меняется, и мы видим, что на сцену выходят новые ключевые игроки.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Но картината се променя, и виждаме, че нови участници се включват в действията.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.אבל התמונה משתנה. ואנחנו רואים שיש שחקני מפתח חדשים שנכנסים לתמונה.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.لكن الصورة تتغير ونحن نرى ان هناك لاعبين رئيسيين جدد يظهرون في الصورة.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.近年 新しい中心人物達が 登場してきました 我々は彼らをおおまかに「集団」と呼んでいます
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Asta este cu ce o parte din noi ua crescut si s-au obisnuit.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Chúng ta, những người ở một lứa tuổi nhất định đã lớn lên và quen thuộc với những điều này.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Das ist das womit diejenigen von uns in einem bestimmten Alter aufgewachsen sind und an was sie gewöhnt sind.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.É aquilo com que alguns de nós — com uma certa idade — cresceram e a que estão habituados.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Esto es aquello con lo cual algunos de nosotros de cierta edad crecimos y a lo que estamos acostumbrados.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Ez az, amivel mi, akik egy bizonyos korban vagyunk, felnőttünk, és amihez hozzászoktunk.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Hier zijn we, als we niet te oud zijn... mee opgegroeid. Dat zijn we gewend.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.거기에 익숙합니다. 그런데 이 미디어지형에는 흥미로운 비대칭성이 있습니다.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Ma qui si ha una strana asimmetria.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Media, przy których wielu z nas się wychowało.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.To so tisti mediji, s katerimi smo odrasli in smo jih navajeni.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Toto je něco, s čím ti z nás jistého věku vyrostli a na co jsou zvyklí.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Εμείς που είμαστε κάποιας ηλικίας, με αυτά μεγαλώσαμε και είμαστε εξοικειωμένοι.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.С това ние, хората на определена възраст, сме израстнали и свикнали.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.Это то, к чему многие из нас привыкли, с чем мы выросли.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.אלו הדברים שהאנשים שבגיל המתאים גדלו איתם ורגילים אליהם.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.كبروا معه ، وتعودوا عليه ولكن هناك عدم توافق عجيب هنا
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.その中で育ち 慣れ親しんできたものです しかし ここには妙な非対称性があります
Dük ve Düşes arkadaki manzaraya hükmediyor gibi gözüküyorlar.Таким чином, фігури височіють над пейзажем.
Dük ve Düşes arkadaki manzaraya hükmediyor gibi gözüküyorlar.Фигуры возвышаются над пейзажем.
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Apakan melihat pemandangan disini dan disana menciptakan kenangan?!
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu? Hayır.Werden wir die Landschaften hier prüfen und schöne Erinnerungen machen?!Nein,werdet es nicht.
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu? Hayır.هل النظر الى المناظر هنا وهناك يصنع الذكريات؟ لا
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu? Hayır.なので今からカップルゲームを始めます
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Kommer det å skapa minnen av att titta på vyn här å där?
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Liệu đi ngắm cảnh ở nơi này nơi kia có tạo thành kỉ niệm không?
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Osservando il paesaggio qui avrete dei bei ricordi?!
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Va veti uita la priveliste aici si va feti face amintiri acolo?!
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Zal het bekijken van de omgeving hier en daar echt herinneringen creeeren?
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Πρόκειται με το να κοιτάς το τοπίο εδώ κι εκεί να δημιουργήσεις αναμνήσεις;!
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Разве может простое любование пейзажем создать воспоминания?!
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.Ich sehe mich als Teil einer Mehrheit, die Windräder sieht, und sie für eine Bereicherung der Landschaft hält.
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.풍차를 보고 풍경에 더해져 아름답다고 느끼는 다수의 사람들 중 하나라고 생각합니다.
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.Mă consider dintre cei care se uită la o moară de vânt și simt că sunt un adaos frumos la peisaj.
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.Považuji se za toho, kdo se v rámci populace dívá na větrná kola a cítí, že jsou pěknými doplňky krajiny.
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.Smatram se za del večine, ki gledajo mline na veter in čutijo, da so lep dodatek pokrajini.
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.Я належу до більшості тих, хто дивлячись на вітряки відчуває, що вони є прекрасним доповненням пейзажу.
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.Я отношу себя к большинству, которое смотрит на ветряки и чувствует, что они замечательно дополняют пейзаж.
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.כחלק מקבוצה רחבה של אנשים שמסתכלים על טורבינות רוח ומרגישים שהן חלק יפה מהנוף
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.واحد من أغلبية تنظر إلى طواحين الهواء وتحس أنها إضافة جميلة إلى المنظر الطبيعي.
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.感じる人は 私を含め たくさんいます」 アル・ゴアが本の中を案内し
Kendimi yel değirmenlerine bakıp manzaraya güzel bir ilave olduklarını düşünen çoğunluğun içinde görüyorum.歸類於大部分人一樣 睇到風車都會感到 他們為已有噶景觀錦上添花。
Küçük mavi morina manzaraya renk katıyor.Cá tuyết xanh nhỏ bơi như nét vẽ của mầu sắc.
Küçük mavi morina manzaraya renk katıyor.Een kleine blauwe kabeljauw zwemt voorbij voor een beetje kleur.
Küçük mavi morina manzaraya renk katıyor.Egy kicsi kék tőkehal úszik be a képbe egy kis színfoltként.
Küçük mavi morina manzaraya renk katıyor.En liten blå torsk som simmar in för en stänk av färg.
Küçük mavi morina manzaraya renk katıyor.Kleine blaue Dorsche sorgen für einen Farbtupfer.
Küçük mavi morina manzaraya renk katıyor.작은 대구가 헤엄쳐 들어오고 있네요.
Küçük mavi morina manzaraya renk katıyor.Majhen peščeni ostriž, ki s svojim prihodom doda kanček barve.