Ana içeriğe geç
Sözlük

manzaraya ile cümle

manzaraya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tepe güzel bir manzaraya hükmeder.The hill commands a fine view.
Bir süre burada oturup manzaraya bakalım.Let's sit here for a while and look at the view.
Pencereden dışarı manzaraya baktım.I gazed out of the window at the landscape.
Biz güzel manzaraya bakarak ayakta durduk.We stood looking at the beautiful scenery.
Bütün dikkatimi dışarıdaki manzaraya yöneltti.He addressed my full attention to the landscape outside.
Tepeden güzel manzaraya hayran kaldılar.They admired the fine view from the hill.
Onlar güzel manzaraya hayran kaldı.They admired the lovely scenery.
Tom ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.Tom and Mary admired the scenery as they held hands.
Güzel manzaraya sahip bir oda isterim.I'd like to have a room with a nice view.
Tom jaluzileri açtı ve manzaraya baktı.Tom opened the venetian blinds and looked out at the view.
Buradan, manzaraya inanmayacaksın.You won't believe the view from here.
Manzaraya bak.Look at the view.
Şu manzaraya bir bak.Look at that view.
Sarayın arkasında, Loire Vadisi üzerinde ince bir manzaraya sahip açık bir alan bulunmaktadır.Behind the palace lies an open space with a fine view over the valley of the Loire.
Etrafta manzaraya bakmakla anı oluşur mu?Will checking out the scenery here and there create memories?!
Manzaraya bakıp binadan çıkmanın bir yolunu bulmaya mı çalışıyorsun?You see the landscapes, and try to get out of the building?
Manzaraya bakacak olursanız,If you look at the scene,
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.But the picture is changing, and we are seeing that there are new key players coming onto the scene.
Küçük mavi morina manzaraya renk katıyor.Little blue cod swimming in for a dash of color.
Sanırım bu resmi yaparken Lane de manzaraya hayranlıkla bakıyormuş.--and I think that we have that here with Lane
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.But I want to introduce a second important dimension into this picture.
Belirli bir yaşın üzerindekilerimiz bu manzarayla büyüdü, bu manzaraya alıştı.This is what those of us of a certain age grew up with, and are used to.
Bu manzaraya tezahüratlar, çığlıklar, küfürler ve sert eleştiriler eşlik ediyor.Cheering and screaming, swearing and harsh complaints are part of the scenery.
Dolerit çıkıntılarındaki güzel oluşumlar, manzaraya büyük jeolojik ilgi vermektedir .Beautiful formations in the dolerite outcroppings give the landscape great geological interest.
Kendisinin de bir otoportresini manzaraya yerleştirdi.Seine Mutter ließ ihm dort auch ein Epitaph errichten.
Kendisinin de bir otoportresini manzaraya yerleştirdi.Il a même créé une figurine à son image.
Biz güzel manzaraya bakarak ayakta durduk.Мы стояли, смотря на прекрасный пейзаж.
Sarayın arkasında, Loire Vadisi üzerinde ince bir manzaraya sahip açık bir alan bulunmaktadır.Em frente ao palácio fica um vasto espaço aberto com uma bela vista sobre o vale do Loire.
İkinci kattan Vincent, eski bir kilise kulesi de dahil olmak üzere çok güzel bir manzaraya sahipti.Den blivande lustparken hade också ett värdshus, som låg i Gamla Haga.
Görünen manzaraya göre tüm personel ve yolcular acele içinde gemiyi terk etmişti.Правдоподібні пояснення зводяться до того, що екіпаж і пасажири залишили борт самостійно.
Haliç üzerinde şahane bir manzaraya sahiptir.У ній чарівну пляшку знаходять.
Bütün dikkatimi dışarıdaki manzaraya yöneltti.Toată atenția mea s-a îndreptat către priveliștea de afară.
Bazilikanın kubbesine, harika bir manzaraya sahip gözetleme kulesi yapılmıştır.A bazilika kupolájában körkilátó létesült, ahonnan csodálatos panoráma nyílik az egész fővárosra.
Birçok güzel manzaraya rastlanabilecek bu mevki ayrıca, otobüsler için de istasyon özelliğindedir.Ved hotellet er det gode parkeringsmuligheter, også for busser.
Görünen manzaraya göre tüm personel ve yolcular acele içinde gemiyi terk etmişti.Semua awak dan penumpang diperintahkan segera meninggalkan kapal.
Görünen manzaraya göre tüm personel ve yolcular acele içinde gemiyi terk etmişti.중화항공 측의 성명서에 따르면 모든 승객과 승무원들은 안전하게 탈출했다.
Birçok güzel manzaraya rastlanabilecek bu mevki ayrıca, otobüsler için de istasyon özelliğindedir.이 구간은 전국에서도 드문 열차에서 야경이 내려다보여 그​​ 아름다움 때문에 야경 전문 사이트에서도 소개되고 있는 정도이다.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Aber ich möchte in diesem Kontext eine zweite, wichtige Dimension einführen.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Acum aș vrea să adaug încă o dimensiune importantă în acest context.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Ale chcę przedstawić drugi istotny wymiar tej sytuacji.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Ale já bych zde rád představil ještě jeden důležitý aspekt.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.De szeretnék egy másik fontos dimenziót is beemelni ebbe a képbe.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.J'aimerais présenter un autre aspect important de ce tableau.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.하지만 저는 두번째로 중요한 관점을 이 그림에 넣어보고자 합니다.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Mas eu gostava de introduzir uma segunda dimensão importante neste cenário.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Ma voglio introdurre una seconda dimensione importante in questa immagine.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Men jag vill introducera ytterligare en dimension till den här bilden.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Pero quiero presentar una segunda dimensión importante en el gráfico.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Θα ήθελα όμως να εισαγάγω μία δεύτερη σημαντική διάσταση στην όλη εικόνα.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Але я хочу додати другий важливий аспект до цієї картини.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.Но я хочу добавить ещё один важный фактор в эту картину.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.אבל אני רוצה להציג בפניכם מימד משמעותי נוסף שנכנס לתמונה.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.لكني أود أن أقدم لكم البُعْد الثاني المهم والموجود بتلك الصورة.
Ama ben bu manzaraya ikinci bir boyut katmak istiyorum.付け加えましょう 教育者は「公平」を重視します
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Ale obraz sytuacji się zmienia, widzimy, jak nowi kluczowi gracze wkraczają na scenę.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Dar imaginea se schimbă. şi vedem că apar noi jucători cheie pe scenă.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.De a kép változik, és szemtanui vagyunk, amint új kulcsszereplők jelennek meg a színen.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Doch das Bild ändert sich. Neue Hauptakteure tauchen auf.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.하지만 상황은 변하고 있습니다. 그리고 우리는 새로운 핵심 인물들이 등장하는 것울 봅니다.
Ama resim değişiyor, ve manzaraya çıkan yeni önemli oyuncuların varolduğunu görüyoruz.Maar het beeld verandert, en we zien dat er nieuwe hoofdrolspelers op het toneel verschijnen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod