Manzara ne kadar da güzel.Uma bela visão.
Mihrap tabanı manzara desenleriyle bezenmiş olan Kula seccadeleri en göze çarpan örneklerdir.Óculos escuros com armações quadradas eram os mais cobiçados.
Bruegel'in manzara çizimleri dizisi, bu formülün kademeli olarak terk edilişini gösterir.A sequência de paisagens nos seus desenhos e pinturas mostra o abandono gradual dessa fórmula por Bruegel.
Bu bölgeyle ilgili pek çok manzara resmi de yaptı.Ele pintou vários pontos de vista desta aldeia.
1950'li yıllarda İstanbul manzaralarını eserlerine konu edindi.Na década de 1950, a praça adquiriu sua aspecto atual.
Okyanus manzaralı bir tablonuz var mı?Você tem uma mesa com vista para o oceano?
Plaka D, bir boğa katliamının manzarasıdır.Op plaat D ziet men een scène van een stierenslachting.
Karşılaştığı manzara ise tam anlamıyla dehşet vericidir.Het gemak waarmee hij het doet is angstaanjagend.
Çin bahçesi üç bin yıldan fazla bir zamandan bu yana geliştirilen manzara bahçe stilidir.De Chinese tuin is een type landschapstuin dat zich in meer dan drieduizend jaar heeft ontwikkeld.
Manzara ne kadar da güzel.Het zicht was uitstekend.
Manzara, savaş sahneleri ve natürmort resimler yaptı.De Ru maakte figuratieve, naturalistische voorstellingen.
Manzaralı Bir Oda (roman), E.M. Forster'ın 1908 tarihli romanı.Het scenario is gebaseerd op de gelijknamige roman (1910) van E.M. Forster.
Kıble dağına bakarken büyüleyici bir manzara vardır.Vanaf Chor Virap heeft men een prachtig zicht op de berg.
Ah bizim bayrak, ne muhteşem bir manzara!De top is kegelvormig, en biedt een fantastisch uitzicht.
Elif’i karakoldan almaya giderler ancak karşılaştıkları manzara herkesi şoke eder.Moltina wordt zo gered uit haar positie, iedereen gaat het wonder bekijken.
Bu korkunç manzarayı gören Marie Antoinette fenalık geçirerek bayıldı.Marie Antoinette leed daar erg onder.
Yaylanın temiz bir havası ve güzel manzarası vardır.Die tuin bracht licht en een mooie, formele uitzicht.
Mahallenin manzarası güzeldir.Het uitzicht uit de ramen is prachtig.
İnsanlar da, bu manzara içerisinde kendi çıkarları doğrultusunda bir strateji izlemek durumunda kalmıştır.In dat programma krijgen de gasten een minuut om hun visie op de politiek uiteen te zetten.
Oldukça bozuk satıhlı, ancak güzel manzaralı bir yoldur.Het is een redelijk drukke maar smalle winkelstraat.
Allegrain Paris'te manzara ressamlarından oluşan iyi bir ailede dünyaya geldi.Coppola groeide op in een beroemde familie van filmmakers.
Ne güzel bir manzara!Wat een mooi uitzicht!
Manzara nefes kesici.Het landschap is adembenemend.
Hüzünlü bir manzara.Het is een treurige aanblik.
Manzara resimlerinde Marco Ricci'den etkilendi ve daha sonra Francesco Zuccarelli eğitiminde ona yardım etti.Duży wpływ na jego twórczość mieli Marco Ricci, a później Francesco Zuccarelli, u których pobierał nauki.
O dönemde pek çok dağ manzarası çizdi.Wówczas stworzył liczne szkice górskich widoków.
Hodler'in erken dönem çalışmaları çoğunlukla dükkânlara ve turistlere satılan manzara resimleridir.Najwcześniejsze prace Hodlera to tradycyjne krajobrazy, które sprzedawano w sklepach dla turystów.
Kule ziyaretçilere açıktır ve ziyaretçilerine kuşbakışı Helsinki manzarası sunar.Stadion posiada wieżę otwartą dla zwiedzających, z której obserwować można panoramę Helsinek.
Zimmer ile Nolan'ın filmlerindeki ses manzarası gittikçe gür ve hareketli hale gelmek üzere gelişti.Z Zimmerem, dźwięki w filmach Nolana przekształciły się w coraz bardziej bujne, kinetyczne i eksperymentalne.
Manzara ne kadar da güzel.Jak piękny jest widok Italii!
Köyün yerleşim, güzel manzara ve görüntü bakımında dikkat çekilir.Wieś słynie z pięknych widoków i malowniczego położenia.
Orada şehrin manzara resimlerini yaptı.Pokazujemy prawdziwy obraz twojego miasta.
Bu dönemdeki çalışmaları çoğunlukla portreler, manzaralar ve natürmortlardan oluşuyordu.Najczęściej tworzono w ten sposób portrety, martwe natury etc.
Köyün baraja izleyen güneydoğu kısmından bakılan manzarası muntazamdır.Widok ogólny Widok od strony wschodniej Elewacja południowa Jej wnętrze jest opustoszałe.
Bunlar pek heybetli bir manzara arzeder.Są one dość dobrym punktem widokowym.
Safari portre modunda Tam ekran tarama (eskiden sadece manzara mevcut).Dawny opis systemu ZGP (w już usuniętym portalu). .
Van Gogh Karlı Manzara isimli bu tabloyu boyadığında 35 yaşındaydı.W czasie malowania portretu La Mousmé van Gogh miał 35 lat.
Genellikle hep manzara resimleri ve natürmortlar yaptı.Najczęściej malował martwe natury i pejzaże.
Gece Mardin'in manzarası çok harika seyredilebilir.W głębi widoczna jest scena Bożego Narodzenia.
Bu haliyle mükemmel bir manzara sergilemektedir.Dzięki temu stanowią one dobry punkt widokowy.
Manzaraları Winx Club film performans arasındaki kesim.Spis odcinków serialu animowanego Klub Winx.
Tek figür, çiçek ve manzara çalışmaları vardır.Malował pejzaże, kwiaty i scenki rodzajowe.
Karşılaştığı manzara ise tam anlamıyla dehşet vericidir.Den syn som möter honom är fruktansvärd.
Golf oynamasanız bile bu manzarayı görmelisiniz.För golftermen match, se matchspel.
Geçiş manzara modu düğmesine basma.Lägg ingen kroppstyngd på mitten-steget.
Manzara ne kadar da güzel.Här har man fin utsikt.
Adanın demografik, siyasi ve kültürel manzarası değişmiştir.Kulturella, politiska eller demografiska aspekter har inte beaktats.
Özellikle yaz aylarında insanlar sırf manzarayı görmek için bu tepeye çıkarlar.Besökare använder på sommaren en utbyggd vandringsled till toppen.
Bu yıllarda bir gece manzarasının tesiri altında kalarak resme başladı.På senare år har den ersatts av en bild med samma motiv.
Ah bizim bayrak, ne muhteşem bir manzara!Här är landskapet öppet och utsikten fantastisk.
Hatta bir asma köprüye bile manzaram var."Även en spårväg till Strömsbro föreslogs.
Wigan merkezindeki kilise kulesinden manzara.Exteriör av Viksjö kyrka vid Viksjö Centrum.
İkinci kattan Vincent, eski bir kilise kulesi de dahil olmak üzere çok güzel bir manzaraya sahipti.Den blivande lustparken hade också ett värdshus, som låg i Gamla Haga.
Ah bizim bayrak, ne muhteşem bir manzara!Це прапор наш, яка славна погляду мить!
Hatta bir asma köprüye bile manzaram var."Або є опорою наплавних мостів.
Gördüğü manzara karşısında çok üzülmüştür.Його вразило запустіння, яке він побачив.
Muhteşem manzarası vardır.Має чудовий зір.
Arka planda ise New York manzarası görünmektedir.На обкладинці — фотографія Нью-Йорка.
Ziyaretçilere açık olan kubbeli kule, Berlin'in panoramik bir manzarasını sunmaktadır.Вежа з куполом відкрита для відвідувачів, звідки можна побачити панораму Берліна.
Manzara ve kaynak bütünlüğünü temin edilecek büyüklükte olmalıdır.У перспективі і масштабах фігур допущені викривлення.