Ana içeriğe geç
Sözlük

mantar ile cümle

mantar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria sebenarnya jamur yang buas, membunuh spesies pohon pohon tertentu di hutan.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria thật ra là 1 loại nấm săn mồi, nó ăn 1 số loài cây nhất định trong rừng.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Armillaria всъщност е хищническа гъба, която умъртвява някои видове дървета в гората.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Az Armillaria egy farontó gombaféle, megöl bizonyos fafajtákat az erdőben.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.De Armillaria is eigenlijk een roofzwam, die bepaalde soorten bomen in het bos doodt.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.아밀라리아 버섯은 사실 포식성 곰팡이입니다. 특정한 종류의 나무를 죽이죠.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.La armillaria es en realidad un hongo depredador, que mata determinadas especies de árboles en el bosque.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.L'armillaire est un champignon prédateur qui tue certaines espèces d'arbres dans la forêt.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.L'Armillaria in realtà è un fungo predatore, che uccide alcune specie di alberi della foresta.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Podpňovka je parazitická huba, ktorá zabíja určité druhy stromov v lese.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Η Αρμιλάρια είναι στην πραγματικότητα ένας αρπακτικός μύκητας που σκοτώνει κάποια είδη δέντρων στο δάσος.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.Армиллярия — это хищный грибок, убивающий определённые виды деревьев в лесу.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.הארמילאריה היא למעשה פטריה טורפת, שהורגת ביער זני עצים מסוימים.
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.و الأرميلاريا في الواقع نوع من الفطريات المفترسة تقضي على انواع معينة من الأشجار الموجودة في الغابات
Amillaria aslında ormandaki belirli ağaç türlerini öldüren yağmacı bir mantar.ある種の木を殺します より温和な言い方をすれば
Ancak bütün bu fýrýnlar mantar gibi ortaya çýktýlar, bir ţekilde bizim de yüzyýllar önce yaptýđýmýz gibi.Ale náhle se objevila všechna tato pekařství, trochu jako jsme to dělali před staletími.
Ancak bütün bu fýrýnlar mantar gibi ortaya çýktýlar, bir ţekilde bizim de yüzyýllar önce yaptýđýmýz gibi.Але всі ці компанії виникнули так раптово, так ніби ми робили це і кілька століть тому.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Acum, trei ştiuleţi de porumb, fără alte boabe -- încep să se formeze multe ciuperci.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Ahora, tres mazorcas de maíz, no otros granos -- comenzaron a formarse muchos hongos.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Đây, ba lõi bắp, không cần loại ngũ cốc nào khác -- hàng loạt những cây nấm sẽ mọc lên.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Három kukoricacsutka, más gabona nem kell, sok gomba kezd kialakulni.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Jetzt, drei Maiskolben, kein anderes Getreide -- viele Pilze fangen an zu wachsen.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.현재, 다른 곡식들엔 없지만, 세 개의 옥수수대에서는 많은 버섯들이 자라고 있습니다.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Maintenant, trois épis de maïs, pas d'autre grain -- beaucoup de champignons commencent à se former
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Nu, drie maïskolven, geen ander graan -- heel veel paddenstoelen vormen zich.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Pouze tři klasy, ne víc - spousty hub se začnou objevovat.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Sekarang, tiga tongkol jagung, bukan bijian lain -- banyak jamur mulai terbentuk.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Stačia tri klasy, ale musí to byť práve kukurica a za chvíľu je plná plodníc húb.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Tre majskolber, ikke andet -- masser af svampe begynder at vokse.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Tre majskolvar, inget annat -- massor av svampar börjar ta form.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Trzy kolby kukurydzy, żadnych innych nasion - rozwija się wiele grzybów.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Vain kolme tähkää, ei muuta ainesta -- ja sieniä alkaa muodostua runsaasti.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Με τρία κοτσάνια και κανένα άλλο είδος σιτηρού πλήθος μανιταριών αρχίζουν να εμφανίζονται.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Теперь, три стержня кукурузного початка, никаких других зёрен -- и начинается зарождение грибов.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.Три царевични кочана, никакво друго зърно... започват да се формират много гъби.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.ועכשיו, שלושה קלחי תירס, בלי אף זרע אחר -- הרבה פטריות מתחילות להיווצר.
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.الآن، ثلاثة من الذرة، لا حبوب أخرى فطر كثير يبدأ بالتشكل
Başka hiçbir hububat kullanmadan, üç mısır koçanı üzerinde bir sürü mantar türemeye başladı.たくさんの菌類が育ち始めました 「炭素銀行」は引き出し過多になり
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Aber genug mit schwimmenden Korken. Was hat es mit Licht und Farbe auf sich?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Assez parlé de bouchons qui flottent... qu'en est-il de la lumière et de la couleur ?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Chega de rolhas a subir e a descer... então, e a luz e a cor?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Destul despre dopuri mişcătoare... cum rămâne cu lumina şi culoarea?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Dość już o korkach... Co ze światłem i kolorem?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Ennyit a hánykolódó dugókról... Mi a helyzet a fénnyel és a színnel?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?E ora basta tappi che oscillano... che dire della luce e del colore?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Genoeg nu over dobberende kurken... Hoe zit het met licht en kleur?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?코르크 얘기는 이정도로 충분하고... 그럼 빛과 색깔의 경우는 어떨까요?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Nå nok omkring bobbende propper.. hvad med lys og farve?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Suficiente sobre corchos oscilantes... ¿qué pasa con la luz y el color?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Thôi nói về những cái nút bần... còn về ánh sáng và màu sắc thì sao?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Αλλά αρκετά για φελούς που ανεβοκατεβαίνουν... τι γίνεται με το φως και το χρώμα;
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Но достатъчно за клатещите се тапи... какво да кажем за светлината и цвета?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Ну и хватит о поплавках... Как насчёт света и цвета?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?Отже, досить гратися поплавцями... Що там зі світлом та кольором?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?אז מספיק על פקקים מתנועעים... מה עם אור וצבע?
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?يكفي حديثا عن الفلين المتهادي... ماذا عن الضوء والألوان؟
Batıp çıkan mantar tıpalarını bırakalım... ışık ve renk hakkında ne demeli?光も波だとしたら 周波数があるはずですね
"Bayım beyaz trüf mantarı sever misiniz?""'Apakah tuan menyukai truffles?"
"Bayım beyaz trüf mantarı sever misiniz?"- Czy Signore ma ochotę na trufle?
"Bayım beyaz trüf mantarı sever misiniz?""Domnului i-ar plăcea trufele?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod